Her insanın içinde bir peygamber uyuklar
İstanbul çok güzel
ÖNCEKİ gün İstanbul dışında bir toplantım vardı ve otomobille gidebileceğim bir yerdeydi. Sabah'ın 6'sında yola çıktım. Yeni yeni aydınlanmaya başlayan İstanbul sokaklarından geçtim. Nasıl mutlu oldum bilemezsiniz. Kemerburgaz'dan çıktım, Haliç Köprüsü'nden geçtim, Vatan Caddesi'nden sahil yoluna çıktım, sahil yolunda epey bir gittim. Pırıl pırıl yollar, her yan ağaçlar, temiz görünen bir Haliç, Avrupa'da bile pek görülmeyen modern trafik işaretleri ve uyarı levhaları, yolları yıkayan araçlar. Bomboş ama tipik bir Avrupa kenti. Sonra çocukluğumun İstanbul'unu düşündüm. Berbat yollar, anacaddelerden biraz arkaya gidince stabilize veya toprak sokaklar, dubası patladığı için yan yatan ve kapatılan köprüler, ana arterlerin ortasında bitkiden yoksun çıplak, toprak alanlar, Samatya'da deniz kenarında çöp dağları, içinde lodosçular, Kazlıçeşme'nin dayanılmaz kokusu, yollara atılmış pislikler, karanlık yollar... Kim ne derse desin, İstanbul belki de tüm zamanlarının en güzel halinde ve daha da güzelleşiyor. Böyle bir kentte yaşamaktan mutluyum.
Bir baba
MÜNEVVER'in babası Süreyya Karabulut, dün yine garip bir şov yaptı. İçim burkularak izledim. Süreyya Bey yanlışlarına her gün yeni yanlışlar ekliyor. Ama sizden rica ediyorum, ona kızmayın. Belli ki, kızının ölümüyle ne kadar başında olduğunu bilmediğim aklı, başından biraz daha gitmiş. Ne olursa olsun, ne derse desin, ne yaparsa yapsın onu acılı bir baba olarak görün. Üzülün ama kızmayın. Allah kimseye böyle bir acı göstermesin.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Gazeteciler özel hayatlarıyla değil haberleriyle gündem olduğu zaman.