Son Dakika

Bir eğitim neferinin feryadı

06.12.2018 - 11:03 | Güncelleme:

 

Önceki gün Milli Eğitim’deki sorunlara hafif bir giriş yaptım.

Üniversitelerdeki çığ gibi sorunlardan biri olan “Doldurulamayan kontenjanlara” değindim.

Bazı arkadaşlar tepki gösterdi.

Yoğurdum ekşi diyen görmediğim için normal karşılıyorum.

Eleştiriye açıklık bir “aydınlanma” geleneğidir.

Bizim topraklarda pek bilinmez.

Oysa eleştiri karşısında yapılması gereken “fikir alışverişi” ve eleştiriden yola çıkarak yeni fikir imalidir.

Bekler miyiz?

Asla!

Bu arada çeyrek asırlık bir eğitimci, bir okul müdürü, kendi deneyimlerinden ve gözlemlerinden yola çıkarak ilginç bilgiler aktardı.

Paylaşmak isterim:

“1- Lise öğrencilerinin yüzde 80'i sigara içiyor.
2- Okula devam etme durumu yerlerde sürünüyor. '30 gün gelmeyen kalır' deniyor. Ama her yıl af çıkarılıyor. Son 10 yılda her yıl af çıktı. Son sınıflar hiç okula gelmese bile af ile geçiyor.
3- 8 dersi zayıf olan öğrenci bile ortalama ile sınıf geçiyor.
4- Bir milyon öğretmeni sınava soksak 900 bini geçemez.
5- Öğretmenler zerre kadar okumuyor.
6- Büyük kent görmemiş öğretmenler var.
7- Din öğretmenlerinin büyük bölümü Diyanet İşleri’nin pek de memnun kalmayacağı bir eğitim veriyor.
8- Okullarda artık hiç deney yapılmıyor. Her şey kağıt üzerinde.
9- Devletin verdiği kitaplar vallahi hemen çöpe atılıyor. Öğrencilerden yeni kitaplar isteniyor.
10- Okullarda proje yapılmıyor. Her şey kopya.
11- Okullarda aktarılan bilgilerin büyük bölümü eski. Geleceğe yararı yok.
12- STEM sistemi okullara giremedi.
13- Kodlamanın sadece lafı var. Yüzde 99 öğretmen 1 satır kod yazamaz.
14- Bakan değişti ama 81 ilin, 2000 ilçenin MEB yöneticileri yüzde 99 aynı.
15- Binlerce ücretli öğretmen ayda 600-1200 TL ile çalışıyor. Devlet asgari ücretin altında insan çalıştırıyor.
16- Liseye gelip 4 işlemi bilmeyen, okuyamayan çocuklar var. Sebebi şu: İlk 8 yılda sınıfta kalma diye bir şeyin olmaması.
17- Okullarda açılan destekleme ve yetiştirme kursları tamamen fiyasko. Bunlar kandırmaca. İptal edilmesi gerekiyor.
18- Mesleki eğitim için ağlarsınız. Perişanlık. Bu kurumun başına bir çocuk doktorunu atadılar. Doktorluğunu bilmem ama bu konuyla ilgili hiçbir bilgisi ve fikri yok.
19- Siz programlarınızda yüksek lisanslı, doktorları milli eğitimcilerden, yöneticilerden söz ediyorsunuz ama Milli eğitim teşkilatının üst yöneticilerinin çoğu hâlâ 2 yıllık yüksek okul mezunu. Lisans diplomaları bile yok.
20- Akıllı tahtalar tahrip edildi. Çoğu bozuk. Bu proje devletin 10 milyar dolarını yuttu. İyi niyet suistimal edildi.
21- 2 sene öncesine kadar okullara 70 TL internet (ADSL) parası geliyordu. Fiber optik sisteme geçilecek dediler. 2 yıldır ayda 2400 TL fatura geliyor. 53.700 okul var. Hesabı siz yapın. Bu masrafın karşılığını verecek kadar kullanılıyor mu?
22- Pozitif bilimlere hiç kimse eğilmiyor. Eksikliğini hisseden de kalmadı.
23- Okul idarecilerinin büyük bölümünde liyakat ve temsil sorunu var.
24- Öğretmenler geçinemiyor. Maaşlar çok az.
25- Yeni bakan bilim adamı. Ancak çevresinde onun kalibresine uygun kimse yok.
26- FETÖ önemli ölçüde temizlenmiş olsa da, onun yerini almaya çalışanlar türedi."

Bu anlatılanların gerçeğin ne kadarını yansıttığını tam olarak bilemem.

Ama çok tecrübeli bir eğitimcinin dikkat çektiği noktalar arasından çıkardıklarım bunlar.

Belki birilerinin ilgisini çeker.


***

S-400 gerilimine hazır mıyız?

Efendim, biliyorsunuz Rahip Brunson olayından sonra ABD ile iyi ilişkiler kurduğumuz yönünde bir yanılsama içindeyiz.

Rahip efendinin aslında o kadar da önemli olmadığını, sadece bir bahane olduğunu unutmuşa benziyoruz.

Oysa ABD ile en büyük sorunu S-400 füzelerinin teslim tarihi yaklaştıkça yaşamaya başlayacağız.

Çünkü başta ABD olmak üzere, NATO bloku S-400’lerden çok rahatsız.

Türkiye karşıtı tavrını saklama gereği duymayan Pentagon bu konuda giderek artan bir baskı için ABD yönetimini etkilemeye çalışıyor.

Ve S-400’ler 2019 sonuna doğru ya da 2020’de teslim edilmeye başlanacak.

Dahası 2020’de ABD’de bir de başkanlık seçimi var.

Ve bu S-400 meselesi o günlerde Trump’ın üzerinde tepineceği şahane bir malzeme olacak.

Bu gerilime ne kadar hazırız?

Gerilim başladığında nasıl bir tavır alacağız?

Bunları biliyor muyuz?

Yoksa Timur’un eşeğine konuşmayı öğretecek olan Nasreddin Hoca'yı mı örnek alıyoruz?


***

Devlet Bey ister mi acaba!

İktidara yakın bazı isimler, yerel seçimler sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye bir jest yaparak, kendisini TBMM Başkanlığı'na getireceğini söylemişler.

Burada subliminal iki mesaj bir arada.

"Binali Bey aday oldu ve kazandı" demek bu.

Binali Yıldırım İstanbul’da aday olursa kazanma şansı büyük, buna kimse hayır diyemez ama ben Devlet Bahçeli’nin TBMM Başkanı olmak isteyeceğine zerre ihtimal vermiyorum.

Devlet Bahçeli, şu anki pozisyonundan o denli memnun görünüyor ki, TBMM Başkanlığı'nı asla istemez.

Hele hele böyle bir görevin kendisine jest olarak önerilmesini bile tepki ile karşılar.


***

Abi

Ertuğrul Özkök günlük okuduğum yazarların başında geliyor. Çok eğlenceli şeyler yazıyor.

Dün sağ olsun beni çok güldürdü.

Biliyorsunuz Ertuğrul, bir süredir gençlik takıntılı.

Yaşlı olmayı kabul etmiyor.

Orta yaşın artık 70’lere geldiğini söylüyor.

O da şimdilik.

Allah ömür versin, Ertuğrul 80 olunca orta yaş da oraya gelecek. Orta yaş onunla beraber ilerliyor.

Sürekli olarak da bu savını destekleyen unsurlar bulup gündeme getiriyor.

Oysa Özkök’ün genç ruhlu olduğunu zaten biliyoruz.

Boşuna uğraşmasına gerek yok ama o takmış bir kere.

Dün de bir yazısında Hıncal Uluç’tan söz ederken, “Hıncal Abi” demiş.

Evet Hıncal Abi Ertuğrul’dan birkaç yaş büyüktür ama “Abi” diyeceği kadar da değil.

Zaten Ertuğrul’un jargonunda abi kelimesi hiç yoktu.

Ama belli ki artık girmiş.

Bu gidişle birkaç sene sonra kendisinden 15 yaş küçük olan bana da “Fatih Abi” derse hiç şaşırmayacağım.

Hatta çok da hoşuma gidecek.

Bu arada yıllardır “Ertuğrul Abi” dediğim Özkök’e bu yazıda “Ertuğrul” diye hitap etmeye özel bir gayret gösterdim.

“Abi” desem kızar diye korktum.

“Kazık kadar adam bana niye abi diyor” diye bozulması ihtimaline karşı tedbiren.


***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kapalı kapılar arkasında söylediklerimizin hiç değilse yüzde 10’unu açıkça söyleyebildiğimiz zaman.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • edoizm 07 Aralık 2018 Cuma 15:21
    Eğitim Sektöründe oLanLarLa iLgiLi Sizede Bir Kaç Kez MaiL Gönderdim, Bimer Ve Cimer Üzerinden 5 YıLdır Yaptığım Tüm ŞikayetLer İse Kağıt Üzerinde KaLdı .. Bütün OkuLLarda Kitap Satışı Var, OkuL AnLaşıp BayiLerden aLıyor, A4 KağıtLarını Öğrenciden TopLayıp Kırtasiyeye Geri SatıyorLar, Araştırın ..
  • ecom33 07 Aralık 2018 Cuma 10:48
    Güzel bir yazı
  • binaenaleyh 07 Aralık 2018 Cuma 08:55
    Ertuğrul Akbay, Ertugrul Özkök... Ertuğrul'larda bi gençlik tutkusudur gidiyor. Akbay bi tarafa ama Özkök'ün bu durumunu izlemek keyifli, dünyadan kopup iç dünyasındaki gerçeklerle sitcom oynuyor.
  • erbil35 06 Aralık 2018 Perşembe 20:49
    Bugunku yazinizin tamamina aynen katilyorum ozellikle Milli Egitim ve S400 konulariyla ilgili paragraflara. E. Ozkok hakkindaki saptamalariniza da elbette...
  • nurettinn 06 Aralık 2018 Perşembe 20:08
    okullarla ilgili tüm eleştiriler abartılı ve yıkıcı tüm maddelerde eksiklik olabilir ama harika yönleride var. Hiç kitap okumuyor sözü çok iddialı , bir milyonu bulan öğretmenlerden kaçını tanıyorda sallıyor.
  • bbasara 06 Aralık 2018 Perşembe 18:11
    eşimle üniversitede tanıştık idealist bir öğretmendi 5 senedir mebde istanbulun göbeğinde görevli ve idealistliğini kuruttular! doğuda durum daha beter emin olun! bizzat gittim gördüm. demem o ki fatih bey sayın müdürün eksiği var fazlası yok!
  • mozmen 06 Aralık 2018 Perşembe 17:30
    Hepsinin sebebi "FETÖ önemli ölçüde temizlenmiş olsa da, onun yerini almaya çalışanlar türedi."
  • ranaesen1 06 Aralık 2018 Perşembe 15:18
    devletin verdiği kitaplara dokunulmuyor bile çünkü yetersiz
  • edoizm 07 Aralık 2018 Cuma 15:28
    Çok GüzeL, DiyeLim Ki Yetersiz .. Bu KitapLarı Kim HazırLıyor? Fizik Kitabını Örneğin KabzımaLLar Fedarasyonu iLe KasapLar BirLiği Mi? .. HazırLayanLa
  • ranaesen1 06 Aralık 2018 Perşembe 15:17
    okulla ilgili kısmı tamamen doğru.
  • feramis 06 Aralık 2018 Perşembe 15:15
    Insanlarin aralarindan cocuk ruhlu kalanlar herzaman cikar. Ertugrul beyde cocuk ruhludur. Kötü degildir, uzun yasamin sirridir aslinda. Bende hergün okurum ertugrul beyi, siyasetten hic anlamaz ama sosyal yazilari ilginctir. saygilar
  • against 06 Aralık 2018 Perşembe 14:30
    İktidardakiler eğitimli , sorgulayan , her söylediklerini doğru kabul etmeyecek aklın ve bilimin süzgecinden geçirecek toplum isterlermi? İstemezler çünkü istedikleri sorgulamayan her söylediklerini doğru kabul edecek bir toplum. Bunun içinde eğitimin niteliği ve kalitesi yerlerde sürünmeli.
  • uaercan91 06 Aralık 2018 Perşembe 13:05
    İyi günler Fatih Bey, her ne kadar eğitimci arkadaşın anlattıklarının ne kadarının gerçeği yansıttığını bilmediğinizi söyleseniz de, ben bildiğinize inanıyorum. Geçmişte kısa bir süre ücretli öğretmenlik yaptığım dönemde 12/13/14/18/19/21 numaralı maddeler haricindeki maddeleri gözlemleme ya da düşünme ihtimalim oldu. Geriye kalan maddelerin doğruluğuna katılıyorum.
  • kapkarakarga 06 Aralık 2018 Perşembe 12:44
    Müdürün yazdıklarının altına şmzamı atıyorum. Biraz abartı ve kötümser görünse de benim gözlemlerşmle bire bir uyuşuyor. Hangi ingilizce öğretmeni ingilizceyi tam biliyor. Kaçı ingilizce konusulan ülkede 3 ay kalmış. Fatih bey keske karsısına milli eğitim bakanını alıp program yapsanız
  • ozdemir20 06 Aralık 2018 Perşembe 12:17
    Öğretenlerimizin kalitesi nasıl? Mesleğini sevrek mi yapıyor yoksa bir geçim kaynağı olarak mı görüyor. Ayrıca bunda hükümetin eğitim politikasınında berbat olmasının etken midir? 16 yıldır düzgün bir eğitim politikası bile oluşturamadılar. İnşallah öğretmenimizin yazıklarını okurlar.
  • kuytul 06 Aralık 2018 Perşembe 11:46
    10 yıldır devlet okullarında psikolojik danışman ve rehber öğretmenim. Tespitlerden birkaçını abartılı bulsam da 20 tanesi gerçek diyebilirim. Gündeme getirdiğiniz için çok teşekkürler.Eğitimin yazılarınızda yer bulmasını ve siyasetçilerin dayattığı değil de tabanın sesini duyurmanızı takdir ettim
  • mustrix 06 Aralık 2018 Perşembe 11:46
    ​Abi öğrencilerde hiç disiplin yok. benimde evladım var şuanda 4. sınıf öğretmenimiz ve müdürümüz çok iyi yeri geliyor bağırıyor çocuklara. Eğitim ve disiplinde ödül ve ceza olmalı. Biz zamanında böyle gördük ve böyle olmalı. evet dayak olmasın ama disiplin için öğretmenden öğrenci korkmalı.
  • ozdemir20 06 Aralık 2018 Perşembe 11:45
    eğitim
  • asasla 06 Aralık 2018 Perşembe 11:25
    Milli Eğitimde görüşlerinize katılıyorum lakin öğretmen maaşaları düşüklüğüne katılmıyorum çünkü maaş harici bir çok ek ilaveleri var okullar kapanmasına 3 ay kala öğrenciyi bırakıp yunan adalarında tatil planları yapıyorlar. özel sektör öğretmenleri az maaş alıyor ama eğitimleri daha üstün. Neden?
  • ranaesen1 06 Aralık 2018 Perşembe 22:46
    maasları oldukça iyi çok iyi
  • bonsumensah 07 Aralık 2018 Cuma 10:55
    O maaşlarının iyiliğinden değil. Türkiye'nin genel sorunu bu. Herkes yarın yokmuş gibi harcıyor. Asagari ücretle i-phone sahibi ol
Kalan karakter : 300