Son Dakika

Suriyeliler mi, Suriyelileştirme mi!

03.01.2019 - 08:03 | Güncelleme:

 

Dün Habertürk’ün iki yazarı, Yılman ile Ersoy, Taksim’de kutlama yapan Suriyelilerle ilgili görüşlerini karşılıklı olarak dile getirdiler.

Daha doğrusu, Habertürk’ün editöryal kadrosu, bu iki görüşü birlikte okurlara sunarak çok güzel bir iş yaptı.

Aynı konuyu ele alan bir başka yazar ise Sevgili Ersoy Dede oldu.

Dede, Türkiye’deki Suriyelilere tepkiyi anlam veremediğini, “Olay mı çıkarmışlar, onu bunu taciz mi ettiler. Yüksek sesle eğlenmişler. Ne var bunda” dedi mealen.

Dede’ye kısmen hak vermemek elde değil.

Yılman’ın “Ürkmesine” de.

Diyeceksiniz ki, “Sen de Nasreddin Hoca gibi herkese hak veriyorsun”

Bunu diyenlere de hak verebilirim. Ama önce bir dinleyin.

Benim şahsen Türkiye’nin Suriye’den gelenlere kapı açmasına itirazım yok.

İtirazım olsa, kendimle çelişirim.

Bu köşenin dikkatli okurları hatırlayacaktır belki, bundan 10 yıl kadar önce daha ortada mülteci sorunu falan yokken bu köşede bir öneri dile getirmiştim. O da şuydu:

“Türkiye kendi coğrafyasında bir cazibe merkezi. Türki Cumhuriyetlerden, Ermenistan’dan, Gürcistan’dan çalışmak için, Irak’tan, Suriye’den buralarda iş yapmak için gelen ve Türkiye’nin cazibesine kapılan yüz binlerce insan var. Türkiye aynen ABD’nin yaptığı gibi her yıl bu ülkelerden belirli sayıda kişiye ABD’nin Green Card’ı benzeri bir ‘İkamet kartı’ verebilir. Diyelim ki bunun adı Beyaz veya Kırmızı Kart olsun. Birkaç yıl sonra da bunların Türkçe öğrenip, Türkiye’ye uyum sağlamayı başaranlarına, suça bulaşmayanlarına vatandaşlık verir. Bu Türkiye’yi çok önemli bir merkez haline getirebilir.”

Bu yüzden de benim Türkiye’ye gelen Suriyelilere büyük bir itirazım olmaz.

Her ne kadar geliş biçimlerindeki kontrolsüzlük, kayıt dışılık nedeniyle sorunlu bir durum ortaya çıkmış olsa da, artık olan oldu.

Türkiye’deki Suriyelilerle ilgili beni rahatsız eden ise “Entegrasyon” meselesi.

Gelsinler.

Hoş gelmişler.

Ama bilsinler ki, kendi ülkelerini buraya getirmediler.

Türkiye’ye geldiler.

Kendileri Türkiyelileşsinler.

Ama burayı Suriyelileştirmeye kalkışmasınlar.

Bu ülkeye uyum sağlamaya çalışsınlar.

Bu ülkenin insanlarını kendilerine uydurmaya çalışmasınlar.

Bu topraklar binlerce yıldır üst üste gelen farklı milletleri bir potada, ortak bir kültürde buluşturmuş topraklar.

O potada erimeye hazır herkese hoş geldin demeliyiz.

Burası Türkiye, Suriye değil.

Gelenler de bunu anlamalı.

VATANDAŞIN RAHATSIZLIĞI NE?

Suriyeli göçmenlerle ilgili siyasi ya da felsefi yaklaşımları vatandaşa anlatmak kolay değil.

Bu durumu hemen ırkçılık diye damgalamak da doğru değil.

Kilis’ten, Bursa’ya, Urfa’dan İstanbul’un bazı bölgelerine kadar Suriyelilerin yoğunlaştığı bölgelerde vatandaşlarla sohbet ettiğim zaman, rahatsızlığın nedenleri “Ekonomik” olarak ortaya çıkıyor.

Başlıca başlıklar şunlar:

1. Hastaneye gittiğimiz zaman biz sıra almak, randevu almak ve katılım payı ödemek zorundayız. Suriyeliler geliyor gözümüzün içine baka baka bizim önümüze geçiyor, beş kuruş vermeden tedavi oluyorlar.

2. Biz ilaç parası öderken, Suriyelilere ilaç da beleş.

3. Çalıştığımız iş kolunda Suriyeliler işimizi elimizden aldılar. Daha ucuza çalışıyorlar. Vergi ve sigorta ödemeleri olmadığı için patronlar onları tercih ediyor.

4. Tarım işçisiyim. Bizim aldığımız yevmiyenin yarısını, hatta üçte birine çalışıyorlar.

5. Biz işyeri açmak için bir dünya bürokrasi ile uğraşıyoruz. Vergi ödüyoruz, peşin vergi ödüyoruz. Suriyeliler vergi ödemeden, doğru düzgün izin almadan, bürokrasiye takılmadan iş yeri açıyor, masrafları olmadığı için haksız rekabet yapıyorlar.

6. Uyanık bazı esnaf işyerlerini Suriyelilerin üzerine göstererek vergi ödemiyor.

Bu şikayetlerin hiçbirinde ırkçılık kokusu yok.

Ama ekmek kokusu var.

***

Enflasyonla mücadele köprüden geçememiş

Dün yılbaşında aile büyükleriyle birlikte olmak için gittiğim Ayvalık’tan döndüm.

Maalesef dönüş yolunda Osmangazi Köprüsü’nü kullandım.

Yemin ediyorum, ayıptır, günahtır.

Giderken yaklaşık 140 TL verdiğim köprü ve Bursa’ya kadar otoyol parası zaten yeterince acı vericiyken, dönüşte aynı yol ve köprü için 218 TL ödedim.

Bu kadar pahalı bir köprü geçişi ve otoyol zannederim dünyanın hiçbir yerinde yok.

Varsa da ben görmedim.

Türkiye’de başka hiçbir şeye yapılmış böyle bir zam da yok.

Enflasyonla mücadele, söz konusu bu yap işlet yollar ve köprüler olduğu zaman belli ki geçerli değil.

Üstelik “Kazık” duble.

Kullandığım araç, 20 santim daha uzun olduğu için, 2. Sınıf araç tarifesi uygulandı.

Bu da dünyanın başka bir yerinde gördüğüm bir şey değil.

Ve işin acı tarafı o yoldan geçsek de geçmesek de sanki geçmişiz gibi devlet bu “İnsafsız” fiyattan buraya garantili bir geçiş ücretini zaten ödüyor.

Kendimi bu kadar “Keriz” hissettiğim başka bir olay hayatımda yaşamadım.

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Okumak kadar okuduğunu anlamanın da önemli olduğunu anladığımız zaman.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • ismetturk
    tamam akp üretime değil inşaat parayı gömdü! bizde gömüldük! peki kime oy vereceğiz ülke gündeminde bi haber yasakcı chp ye mi. chp mezarımızı kazar kalakaldık mı gene akp ye.akp birçok başarıya imza attınız başımızın üstünde lakin başarısız taraflarınızıda görün ve olabildiğince erken düzeltin.
  • against 03 Ocak 2019 Perşembe 16:17
    Devlet neden iş yaptırdığı firmalara yolcu garantisi veya geçiş garantisi verir? Madem işi yaptırdığında devletin cebinden para çıkacak (yap işlet devret sisteminde amaç devletin cebinden para çıkmadan hizmet alınması demek değilmidir?) O zaman işletme hakkını neden özel şirketlere devreder? neden kendisi işletmez? Burada ana amaç devletin eliyle birilerinin zengin edilmesi ve buradan alınacak komisyonlarla siyaseti finanse etmek
  • leon-lof 03 Ocak 2019 Perşembe 15:09
    Suriyeli gençler ülkeleri için savaşmaktansa sıvışmayı tercih etmişler.Kendi ülkelerine hayrı olmayanların bizemi hayrı olacak ?
  • yurtyapan 03 Ocak 2019 Perşembe 13:33
    Şimdi bunlar savaştan kaçmış mülteci, inşallah durum düzelirde ülkelerine dönerler, haa savaş biterde ona rağmen dönmeyenler olursa onlar artık mükteci değil göçmendir ve onlara sizin dediğiniz şayler uygulana bilir şu an zaten geçici durumdalar ama bumlarda bu kadar serbest olmatıp kamplarda tutulmalı
  • ermet_1970 03 Ocak 2019 Perşembe 12:31
    Fatih bey ne güzel dile getirmişsiniz köprü meselesini... Suriyeli meselesinde kullandığınız konusunda vatandaşın itirazlarıda aynı katagoriye girmiyor mu?. Kendi ülkemizde 2.sınıf vatantaş olmak ve sizin ifadenizle "Ama ekmek kokusu var." Tanınan imtiyazlar Green Card ile alan ülkede de veriliyormu
  • skynet74 03 Ocak 2019 Perşembe 12:12
    Osmangazi köprüsünden çevre ilçelerin( yalova vs gibi) 45-50 koltuklu otobüsleri 1.sınıf yani binek araç tarifesi ödeyerek geçiyor defalarca şahit oldum gişe görevlileri d ahil kimse buna engel olmuyor eminim Yavuz sultan selim köprüsündede aynı durum vardır. Bu durumu yazarmısınız.
  • hivkara 03 Ocak 2019 Perşembe 11:29
    ​Egzoz gazlarının çevreye zararından dolayı köprülere bu kadar zam yapılmıştır. Poşet konusunda da kafa böyle çalışmıyor mu!
  • kozkan 03 Ocak 2019 Perşembe 10:05
    Akrabalarımın bir bölümü Bursa - Mustafa Kemal Paşa sa yaşadığı için sık sık gidip geliyorum ve her seferinde körfezi dolaşıyorum. Bu köprüyü hasretle beklemiştim ama acil cenaze hastalık olmayınca geçmiyorum körfezi dolaşıyorum
  • selimselimselim88 03 Ocak 2019 Perşembe 09:29
    taşerondan kadroya(sözde) geçirilen, yaklaşık 1 milyon kamu işçisine %4 maaş zammı yapılıyor. işçiler enflasyona ezdiriliyor. hepiniz sağır ve dilsizsiniz! işçiye enflasyon farkı istiyoruz.
  • tarzan 03 Ocak 2019 Perşembe 09:20
    Türkiyenin en büyük sorunlarından birisi köylünün köyünü kente getirmesiydi, şimdi bir de suriyelilerin suriyeyi türkiyeye getirme sorunu eklendi.Herkes geldiği yere uymak zorunda, bunu halletmeliyiz.
Kalan karakter : 300