Son Dakika

FETÖ’nün başladığını, Mars mı tamamlayacak!

09.01.2019 - 09:47 | Güncelleme:

 

Türkiye’de sinema koltuklarının yarısından fazlasına sahip olan Mars Group ile yapımcılar ve sanatçılar arasındaki gerilim büyüyor.

Aslında bu tartışma yeni bir tartışma değil.

Geçmişte de salon sahiplerinin sponsorlardan aldıkları payları cebe attıkları ve yapımcılarla paylaşmaya yanaşmadıkları biliniyordu ve ufak tefek tartışmalar oluyordu ama bu kez Mars ipin ucunu kaçırdı.

Bir de şuur noksanı yöneticinin ağzından çıkanı kulağı duymadan konuşması ipleri tamamen koparttı.

Hatırlayacaksınızdır, bir süre önce  FETÖ savcılarının, Hollywood’u rahatsız etmeye başlayan Türk dizi yapımcılarına bir operasyon yaptıklarından söz etmiştim.

O dönem Türkiye’nin diziler aracılığı ile yaşam tarsi ve kültür ihraç eder hale gelmesi ABD’yi rahatsız etmiş, bunun cezasını FETÖ savcıları vasıtasıyla yapımcıları içeri atarak kesmek istemişlerdi.

Yine eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek’in açıklamalarından Türkiye'deki sinema salonlarında en az yüzde 20 yerli film oynatma zorunluluğu getirmeye yönelik tasarısının, Başkan Bush’un emriyle Özal tarafından engellendiğini de öğrendik.

Bugün Mars Group’un yaptığı hamleyi de belki aynı kapsamda görmek lazım.

Türkiye’nin giderek güçlenen ve etkili hale gelen yapımcılık sektörünü baltalama girişimi olmalı.

Çünkü böylesi bir kavga ve yapımcıları yok etmeye yönelik operasyonun ticari mantığı yok.

Ama siyasi mantığı var.

***

Bir dizi karar

Yeni yıl için herkes yeni kararlar alıyor ya!

Ben de önümüzdeki yıllar için yeni kararlar aldım.

Kararlarımın yeni yılla alakası yok.

Yeni uygulamalar yüzünden böyle bir dizi karar almaya karar verdim.

Bundan böyle yaşam anlayışımı değiştireceğim.

Kararlarım şöyle:

- Bundan böyle kuruş vergi ödemeyeceğim. Ne otomobilimin vergisini öderim, ne evimin, ne de gelirimin.

- Hemen devlet bankalarından bir kaç kredi kartı alacağım. Kartları son limitine kadar kullanacağım ve ekstreler gelince bakmadan yırtıp atıp, kuruş ödeme yapmayacağım.

- Evin girişindeki elektrik sayacını sökeceğim. Getirip yenisini takar ve bana fatura yollarlarsa faturaları da yırtıp atacağım ve tek kuruş ödemeyeceğim.

- Otomobilimin ön camındaki OGS’yi kırıp atacağım. Bundan böyle köprülerden, yollardan kaçak geçeceğim. 

- Beğendiğim bir arsa bulursam oraya hemen bir bina yapacağım. İmar planı falan tanımam. Arsanın Hazine arazisi olmasına dikkat edeceğim.

Tüm bunları niye mi yapıyorum?

Kendimi iyi hissetmek için.

Devlet ha babam, de babam af çıkarıyor.

Fakat ben devletin çıkardığı bu aflardan yararlanamıyorum.

Çünkü affedilmesi gereken bir şey yapmamışım yıllardır.

Vergimi ödemişim, otoyollardan paramı ödeyerek geçmişim, kaçak inşaat yapmamışım, devletin arazisini gasp etmemişim, elektrik, su parasını günü gelmeden ödemişim, kredi kartı borcumu ödemişim, ödeyememişsem, en yüksek faizden borçlanmışım.

Kısacası sorumlu ve namuslu bir vatandaş gibi davranmışım.

Karşılığında ne elde etmişim?

Tek bir şey.

İç huzuru.

Ama artık onu da elde edemiyorum.

Çünkü enayi yerine konmak, insana koyuyor.

Yatağa yatınca “Biz salak mıyız” diye düşünüyorum hep.

Ama merak etmeyin, yine de bu yukarıda söylediklerimin hiç birini yapmayacağım.

Huzurlu bir salak olmayı, huzursuz bir uyanık olmaya tercih ederim.

***

Eski şampiyonluğu bırak, mevcut başarıya bak

Basiretsiz ve bilgisiz spor kulübü yöneticilerinin spor kulüplerine verdiği zararın, vatandaşın cebinden finanse edilecek olması ciddi bir rahatsızlık yaratmış çok belli.

Gelen maillerden ve sosyal medya yorumlarından bunu görüyoruz.

Her yerde olduğu gibi burada da “İyi yönetenler” cezalandırılıyor.

Açıklanan sayılara bakılırsa Türkiye’de Süper ligde yer alan spor kulüplerinin toplam zararı 13,5 milyar TL civarı.

Bunun 3,5 milyar TL’si Fenerbahçe’ye, 2,8 milyar TL’si Galatasaray’a, 2,1 milyar TL’si Beşiktaş’a ve 1,1 milyar TL’si Trabzonspor’a ait.

13,5’un  9,5’i 4 büyük kulübün. Yani hemen hemen yüzde 70’i. 

Gerisi ise diğerlerinin.

İşin ilginci, Türkiye’deki futbol gelirlerinden en büyük payı alanlar da yine bu 4 büyük kulüp.

Gelirlerin yüzde 70’e yakınını da bu 4 büyük kulüp almış.

Çünkü bu kulüpler geçmiş şampiyonluklarından ötürü bir de ekstradan şampiyonluk primi aldılar ve buna rağmen batak durumdalar.

Madem şimdi Aziz Yıldırım’ın, Ünal Aysal’ın, Dursun Özbek’in, Yıldırım Demirören’in, Fikret Orman’ın, Trabzonspor’un adını sayamayacağım kadar çok Başkanlarının hataları ve beceriksizlikleri halka ödetiliyor, Futbol Federasyonu naklen yayın gelirlerinin dağıtımındaki düzenlemeyi de değiştirsin.

Şampiyonluk Primi saçmalığından vazgeçilsin.

Bu borçlar halkın üzerine yüklenerek geçmiş şampiyonluklarının bedelini ödemiş olduk.

Onun yerine ligdeki sıralamayla“Aktüel duruma” göre bir prim sistemi geliştirilmeli.

Şampiyonluk primi diye dağıtılan miktar, her hafta o hafta lig sıralamasındaki ilk 5 takıma sıralamadaki yerine göre verilmeli.

Mesela naklen yayın havuzundaki paranın 72 milyon doları lig sıralamasındaki yerlere göre, sezon boyunca dağıtılmalı.

Haftayı lider tamamlayana 1 milyon, ikinci tamamlayana 500 bin, üçüncü tamamlayana 250 bin dördüncü tamamlayana  150 bin, beşinci tamamlayana 100 bin dolar haftalık prim verilmeli.

Böylece ligdeki çekişmenin de artması sağlanacak, yukarı sıralarda yer almak önemli hale gelecektir., futbol kalitesi de artacaktır.

Bugünkü “Geçmiş şampiyonluklara” dayalı prim sistemi, rahmetli dededen kalma masala, gül gibi geçinip, çalışma ihtiyacı duymamaya benzer, başka bir şeye değil.  

Bu konudaki fikirlerimi yazmaya devam edeceğim.

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Yaşam tarzına karışılmasını istemeyenler, yaşam tarzı önermediği zaman.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • hsynsnl 09 Ocak 2019 Çarşamba 16:02
    Herkesin “legal hakları” için mücadele ettiği yerde;Yalvar yakar,torpil,sözleşmeli oluyor,sonraki isteği malum.Taşeron işçi olarak çalışabildiği için nerdeyse kurban kesecek,sonrası malum..Ya o imar affı?Yetmez,üstüne “Nizam tanımayan”lara verilen süre uzatımı? Vs.Bu duygular(adalet,hak,hukuk vs.)
  • hsynsnl 09 Ocak 2019 Çarşamba 16:01
    Sürücüleri “trafik kurallarına” uymasını sağlamak 6 tı ay sürmez.Trafik işlerini düzene sokmak İçişleri Bakanı’mızın işidir..Devlet’in otoritesini gösterebileceği itiraz edilemeyecek, kulp takılamayacak somut çözümdür.. Gerisini çorap söküğü gibi getirecek çalışmanın alfabesidir..
  • dyrcvk 09 Ocak 2019 Çarşamba 14:47
    bir dizi karar çok mantıklıymış ben de asla yapmayacak olsam da beğendim
  • selimselimselim88 09 Ocak 2019 Çarşamba 10:24
    Sayın Fatih Bey, yazılarınızı her gün takip ediyorum. Mail atmama ve yorum yazmama rağmen sesimizi duymuyorsunuz. Kamu işçilerinin çığlığına sağır ve dilsizsiniz. Enflasyon yüzde 20'nin üzrine çıkmış kamu işçilerine yüzde 4 zam yapılıyor. sesimizi duyun ve duyurun lütfen. Bir kamuoyu oluşturmalıyız.
Kalan karakter : 300