Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Tefessüh etmek nedir bilir misiniz?
Yaşı müsait olanlar bilir ama gençlerin büyük bölümü bilmeyebilir.
Bilen gençleri de gözlerinden öperim.
Neyse ben söylemeyeyim.
Sözlükten bakıp bulun.
Türkiye’de hızla tefessüh eden şey medya olunca, galiba en hızlı tefessüh eden de bir zamanların amiral gemisi olan, şimdinin saltanat kayığı oluyor.
Haberi duyunca inanamadım.
Her açıdan tel tel dökülen Hürriyet’in röportaj sattığını falan duymuştuk ama bunu yapacağına inanamazdım.
Gazete şirketlere yazı yazarak “Şu kadar para verirseniz sizi en beğenilen şirketler sıralamasına alabiliriz” diyor. Türkiye’nin en kötü, en eleştirilen şirketi olabilirsiniz hiç önemli değil.
Basın Hürriyet’e parayı sizi manşetten “En beğeniler şirket” ilan etsin.
“Hadi bu şirket” de önemseme. “Kim inanır” de!
Sonrasını düşünmek bile felaket.
En beğenilen politikacı, en beğenilen belediye başkanı, en beğenilen aday aklınıza ne gelirse.
Hapsi satılık.
Hele hele iş bazı yerlere giderse.
Aman aman aman!

TBB Başkanı Metin Feyzioğlu sosyal medyada kendisine FETÖ’cü denmesine kızmış.
Geçmiş kamera karşısına saydırmış.
Metin Bey sizi gayet iyi anlıyorum ama yaptığınız konuşmayı dinlediniz mi!
Siz Barolar Birliği başkanısınız.
Herhangi bir avukat, bizim gibi sıradan bir vatandaş falan değilsiniz.
Türkiye’de Adalet’in, hukukun önemli bir kısmını temsil ediyorsunuz!
Belli ki son 1 yıl sizin asabınızı çok bozmuş ama başka birilerinin söyleyeceği hiçbir şey, hele hele FETÖ’cü metöcü iddiası size bu kendi yaptığınız video kadar zarar vermez bilin.
Sık sık öfkesine yenik düşen biri olarak uyarıyorum sizi.
Öfkenize yenik düşmeyin.

Bir insanın kendisine verebileceği zararı başkasının asla veremeyeceğini anladığımız zaman.

Aman rica ediyorum dün yazdığım yazıyı ciddiye alıp da belediyeleri kapatmaya, belediye başkanlarını merkezden atamaya kalkışmayın.
Ya da kalkışın bana ne ama işin çok daha kolay yöntemleri var.
Belediyelerin yardım dağıtmasını engellemek istiyorsunuz ve bunda neden haklı olduğunuzu açıklamaya çalışıyorsunuz.
Tek elden yapmanın daha doğru olduğunu, yardımların daha akılcı biçimde dağıtılmasının böyle mümkün olacağını iddia ediyorsunuz.
Diyelim ki haklısınız.
Diyelim ki, doğrusu.
Yardımları doğru ve akılcı biçimde dağıtmak için belediyeleri engellemek gerekmiyor ki, koordine etmek yeter.
Yani “güç birliği” yapmak.
Zor bir iş değildir emin olun.
Yetkili otorite kim ise, ister Beştepe ister İçişleri Bakanlığı, kim ise...
30 ilin büyükşehir belediye başkanlarını toplayacak.
Coronadan çekiniyor ise Skype ya da Zoom ile bir araya getirecek.
Herkes yapabileceği yardımları ortaya koyacak.
İş bölümü yapılacak.
Hatta güçlü belediye, gücü yeterli olmayan belediyeye de yardım edecek.
Ya da güçlü belediyenin sorunu çözebildiği yere merkezi yönetim karışmayacak o sıkıntılı olan yere odaklanacak ve yardımlar olması gerektiği gibi, heba olmadan, doğru düzgün dağıtılacak.
Sonuçta hükümet de devletin organı, belediye de.
Ne biri paralel, ne diğeri.
Anayasal kurumlara paralel demenin hiç ama hiç alemi yok.
Bu Türkiye’yi sadece sıkıntıya sokar, sadece bölünmeye götürür, çatışmaya götürür.
Oysa koordinasyon, birlikte çalışma birleştirir, kaynaştırır.
O yüzden birleşin.
Corona ülkeleri birleştirdi, herkesi yakınlaştırdı diyoruz.
Memlekette bu yüzden bile birbirinden uzaklaşmayı gerçekten aklım almıyor.

CNN’de bir haber.
Bir benzeri New York Times’da.
Belli ki, “Paralel” hazırlanmış.
Her propaganda faaliyeti gibi içinde doğrular da var ama asıl olan içine saklanmış olana inandırmak.
Beni kızdıran bölümü mealen şöyle:
Türkiye’de toplam corona vakası sayısı Çin’i geçmiş, geçen yılların Mart - Nisan aylarının ölüm ortalamaları ile bu yılın ölüm ortalamaları arasında fark varmış. Aradaki fark 2100 kişi imiş.
Demek ki, Türkiye coronadan ölüm sayılarını saklıyormuş.
Yahu el insaf.
Bunu geçen hafta yazan benim zaten.
Ama gerçekten insaf.
ABD toplam corona vakalarının 4’te birine ev sahipliği yapıyor, 600 bin corona vakası olmuş ülkede, günde ortalama 5 bin kişi ölüyor. ABD'deki ölüm sayısı Çin’deki corona vakası sayısına yaklaşmış, “Türkiye Çin’i geçti”…
Yahu o 2100 kişinin tamamı coronadan ölmüş olsa Türkiye’deki toplam corona kaybımız ABD’nin bir günlük kaybını bulmuyor.
Hadi bunu yazdın.
De ki, doğru.
Niye İspanya’dan, İtalya’dan, Fransa’dan bahsetmiyorsun da haberi birdenbire bir Türkiye karalamasına dönüştürüyorsun.
Ya da yanına niye New York’un geçen yıllardaki ölüm sayıları ile bu yılki ölüm sayılarını karşılaştıran bir tablo eklemiyorsun?
Bakalım oradaki fark ne kadar?
Zor mu bunu yapmak!
Yaparsan haberciliktir.
Şapka.
Yapmazsan yalancılıktır, manipülasyondur.
Bu kadar kalitesiz hale mi geldi habercilik Amerika’da.
Koskoca CNN, anlı şanlı NYT bir trolle mi dönüşmüşler!
Biz halimize üzülüyorduk, sizin haliniz bizden betermiş meğer!
Bir de buradaki CNN Türk’ü ABD’deki merkeze şikayet ediyorlar.
Yahu al birini vur öbürüne.
Tencere dibi kara seninki benden kara.
Bunların dibi herkesten kara.

4 gün daha sokağa çıkma kısıtlaması.
Bekliyorduk, biliyorduk.
Yerinde bir önlem olduğu kesin.
İnşallah vatandaşların da buna uyması sağlanır.
Garip olan ise herkesin geleceğini bildiği bu kısıtlamaya ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü’nün daha önceki açıklamaları.
Hastanelere yazılan yazılardan dolayı bu sokağa çıkma kısıtlaması bekleniyordu ve yazıldı.
Ancak Hürriyet gazetesinde Emniyet Genel Müdürlüğü’nün sert bir yalanlaması manşet oldu.
Genel Müdürlük bu kısıtlamaya ilişkin iddiaların gerçek dışı olduğunu, sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacağını iddia edenler hakkında tahkikat başlatılacağını söylüyordu haberde.
Eeee, şimdi kime soruşturma açacak Emniyet Genel Müdürlüğü?
Kısıtlamayı ilan edenlere mi!

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!