Atama rezaleti değil, gelecek katli
Anladığım kadarı ile dün çok iyimser bir yazıya imza atmışım.
Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağ’ın eşini işe almak için imza attığı rezaleti yazdım dün ve YÖK’ün rektörü görevden aldığını.
“Uzun zamandır ilk defa oluyor, umut verici bir durum” olarak nitelendirdim bu görevden almayı.
Meğer sadece Pamukkale Üniversitesi değil, memleketin dört bir yanı böyle atamalarla dolu.
Neredeyse her kurumun başında böyle atamalar yapılıyor.
Gelen ihbar o kadar çok ki inanamazsınız.
Araştırmadan yazamayacağım için şimdi bu ihbarlara bakacağım.
Yetişebildiğim kadarıyla.
Ancak baksam ne olacak bakmasam ne olacak o da ayrı.
Bu rezillik, bu nepotizm ur gibi sarmış.
Kamu mekanizmasında invazif hale gelmiş, kök salmış.
Bunun en vahim tarafı şu:
Gençlerde yarattığı umutsuzluk, ailelerde yarattığı bezginlik ve sonunda ortala çıkacak olan infial.
Siz yemeyip içmeyip evladınızı okutuyorsunuz, gelişmesi için çaba harcıyorsunuz, gençler kendilerini paralayıp gelişmeye, öğrenmeye, yeterli hale gelmeye uğraşıyorlar, yıllarını eğitime, öğrenime veriyorlar.
Sonra bir öküzün beş para etmez yakını gelip onun işini, aşını, ekmeğini ve yıllarını çalıyor, önüne geçiyor.
Bu ne demek hissedebiliyor musunuz!
“Çalışırsam başarırım” düşüncesi öldürülüyor.
Ülkenin geleceği yok ediliyor.
Bu basit bir atama rezaleti değildir.
Bu geleceğin katlidir.
Ülkenin geleceğinin.
NOT: Pamukkale Üniversitesi rektörünün haksız atamayla göreve getirilen eşi de görevden alındı mı acaba?