Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Değerli okurlar, sevgili sporseverler...

        Tribünleri işgal eden, rant peşindeki taraftar gruplarına yönelik tepkimden ve bunların oyuncağı olmuş yönetimlerle ilgili sözlerimden sonra bana saldırtılan taraftar gruplarına ve hakkımda terbiyesizce açıklamalar yaptıran Mustafa Cengiz’e karşı verdiğiniz desteğe çok teşekkür ediyorum.

        Gerçek sporseverlerin benim gibi düşünmesi beni çok mutlu etti.

        Galatasaraylısı, Fenerbahçelisi, Beşiktaşlısı, Trabzonlusu hepsi.

        Tribün çetelerinden ve bunlara rant sağlayarak palazlandıran tüm yönetimlere karşı ortak hareket etmek gerekiyor.

        Bu bilinç oluşmuş.

        Çok mutlu oldum.

        Ultraslan’ı ele geçirerek rant kapısına çeviren çetenin başındaki “kriminal” kişi bana saldırmaya devam etmiş.

        Düne kadar bir başka takımın tribünlerini kirleten bu yaratıklar, şimdi sözde Galatasaraylı. Yarın rant nerede orada olacaklardır.

        Aynı bazı spor kulübü yöneticileri gibi.

        Onunla yargı önünde hesaplaşacağız.

        Ayrıca şunu da söyleyeyim.

        Mustafa Cengiz ile de yargı önünde hesaplaşacağız.

        Avukatlarım kendisini dava ediyorlar.

        Ayrıca Galatasaray Spor Kulübü disiplin tüzüğünü ayaklar altına aldığı, tüzük hükümlerine uymamakta ısrar ettiği için Disiplin Kurulu’na verilmesi için de ayrıca talepte bulanacağım.

        REKLAM

        Kimse merak etmesin.

        Bizler bu yüzyıllık kulüpleri sokakta bulmadık.

        Galatasaraylısı, Fenerbahçelisi, Beşiktaşlısı...

        Sahada rekabet ederiz ama kulüplerimizi edepsizlere ve adapsızlara bırakmayız!

        Anladınız mı bunca sapık nereden türüyor!

        Anladınız mı bunca sapık nereden türüyor!
        0:00 / 0:00

        Çocuk kitabı yazıyor.

        Adam diyeceğim de ne elim varıyor, ne dilim.

        İçinde masallar var.

        Öyle diyor yazan.

        Anadolu’dan derlediği masallarmış.

        Acaba nerede, hangi sapkın güruhun ortamında derledi merak ediyor insan.

        Türlü masal duyduk böylesini duymadık.

        Hangi yaratık, hangi acuze zihin çocuklarına böyle masal anlatmış.

        Burada tekrarından bile hicap duyuyorum.

        Tecavüzler, bekaret bozmalar falan.

        Çocuk masalında.

        Bunu yazmış yaratık.

        Yaratığın yayınevi de bunu yayınlamış.

        Birinin dikkatini çekip yakalanana kadar sorun da görmemiş satmakta bu “masal” kitabını.

        Yakalanınca da “özür” diliyor.

        “Ne var canım bir hata yaptık, özür diledik işte” diye.

        Şöyle bir özür olsa anlayacağım:

        “Arkadaşlar ben sapkınım. Böyle hislerim var. Kendimi tutamıyorum. Farkındayım. Bu bir hastalık. Çok daha önce bunu fark edip tedavi altına alınmam gerekirdi. Ne yazık ki yapmadım. Özür dilerim. Hemen tedavi altına alınmayı talep ediyorum” deseydi belki özür anlaşılabilirdi.

        Ama böyle özür mü olur Allah aşkına.

        “Bir hata ettik.”

        Yazmışsın lan, yazmışsın.

        İster bir başka sapıktan duymuş ol, ister bir tarafından uydurmuş ol fark etmez.

        Yazmışsın ve çocuk kitabı diye piyasaya vermişsin.

        Sonra biz de düşünüyoruz, “Bunca sapık nerede yetişiyor, bunca manyak nereden türüyor, kadınlara kim eziyet ediyor, kadınları kim öldürüyor” diye.

        Böyle çocuk kitabı yazanların olduğu ülkede durumumuz yine iyi.

        Ben size söyleyeyim!

        Halimize şükredelim!

        Bakanlığa düzeltme

        Dün Sağlık Bakanlığı’nın yolladığı yanıta yer verdim köşemde.

        “Maskeleri denetliyoruz” dedikleri yanıt.

        Bir de maskelerde bulunması gereken standart numarası vermişti Bakanlık, “TS EN 14 683” diyerek.

        Ancak Türk Standartlar Enstitüsü’nün internet sitesine baktığınız zaman bu standart “İptal” olarak görünüyor.

        Onun yerine gelen yeni standart ise TS EN14683+AC.

        Bunun üzerine Sağlık Bakanlığı’na yeniden sordum.

        “Evet son hali EN14683+AC olarak takip edilebilir” dediler.

        Bana göre ciddi bir mesele olduğu için bunu düzelteyim.

        Sağlık Bakanlığı da bir zahmet düzeltsin.

        424 yıl sonra kazanılan ilk meydan savaşı

        424 yıl sonra kazanılan ilk meydan savaşı
        0:00 / 0:00

        Milletin bir nebze de olsa ciddiye alındığını görmek güzel şey.

        Türklerin 424 yıl aradan sonra kazandığı tek Meydan Savaşı’nın yıldönümü, 30 Ağustos Bayramı “sınırlı” kutlanacaktı.

        Öyle uygun görmüşlerdi.

        Corona döneminde her şey serbestti.

        Bir tek 30 Ağustos’u kutlamak yasaktı.

        Ama halktan öyle bir tepki geldi ki, millet “hakiki” zaferine öyle bir sahip çıktı ki, şimdi “Şanına yakışır şekilde” kutlanacak oldu.

        Bir de “Zaten kutlanacaktı, siz bunların söylediklerine bakmayın” diyerek.

        Yine bizi suçlu göstererek.

        Sanki “sınırlı kutlama” lafı bizden çıkmışçasına.

        Yine de sonuç iyi.

        Kutlanacak.

        Seve seve, kutlayacağız!

        NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

        NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
        0:00 / 0:00

        Köpeklerin korkanlara saldırdığını unutmadığımız zaman.

        Diğer Yazılar