Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Berat Albayrak’ın “Ani” ve alışılmadık biçimdeki istifası daha uzun süre konuşulacakmış gibi görünüyor.

“Sözde” AK Parti’ye yakın kulisçilerin işkembe-i kübradan salladıkları yorum ve kulisleri okudukça da çok eğleniyorum.

Yarın öbür gün dengeler değişir, ben en iyisi dengeli gideyim diye yolan çıkan bu zevatın yazdıklarının doğru ya da tutarlı olma ihtimali yok.

Fazla detaya girmeden şunu söyleyeyim.

Berat Albayrak’ı istifaya götüren süreç aslında sosyal medya üzerinde birbirine taban tabana zıt iki başlığın peş peşe eşzamanlı olarak “TT” yapılmaya çalışılmasıyla başladı.

Bu durumun dikkat çekmesi ile birlikte ortaya çıkan gerçek çok şaşırtıcı idi.

Taban tabana zıt iki başlık da aslında aynı kaynaktan yönlendiriliyordu.

Bunun sonucunda pek çok twitter hesabı kapatılmaya başlandı.

Bu oyuna bir son verilmeye çalışıldı.

Bundan bir süre sonra ise Bakan Albayrak’ın bu kez “instagram” üzerinden istifası gündeme geldi.

Cumhurbaşkanı’na bu kadar yakın bir Bakan’ın bu şekilde istifa etmesinin pek de mantıklı görülmemesi ve istifa metninin pek çok hatayla dolu olması nedeniyle, herkes önce bir durakladı.

“Acaba hesap birileri tarafından ele mi geçirilmişti?”

İstifanın sosyal medyada açıklanmasından 1,5 saat kadar sonra Haberturk.com instagram'daki istifayı haberleştirdi. Ben de Habertürk ekranlarındaki deprem konulu programıma başlarken bu istifayı duyurdum ancak henüz resmi bir kaynaktan teyit ettiremediğimizi de ekledim. (Halk TV gibi muhalif bazı kanallar benden 1 saat kadar önce zaten haberi duyurmaya başlamışlardı.)

20 dakika kadar sonra istifayı bakanlık kaynaklarından doğrulatan ilk yayın organı Haberturk.com oldu.

Bun de 21.20 gibi bunu televizyonda duyurdum.

Hatta şu kadarını söyleyeyim, bu durum “yandaş” diye adlandırılan, hükümete yakın medyada infiale sebep oldu.

Kendi aralarındaki yazışmalarda “Biz susturuluyoruz, telefonumuza çıkan yok. Ama Habertürk’te Altaylı teyit ettirdik diyor. Bizi adam yerine koymuyor bunlar” demeye başladılar.

Bu arada şunu da söyleyeyim, Berat Albayrak’a yakın medya bu istifa haberini duyurmayı çok ama çok istiyordu.

Çünkü bir rüzgar estirip, bu istifanın geri alınmasını ya da kabul edilmemesini sağlamak niyetindeydiler.

Ancak daha güçlü bir pozisyon, bu konuda “hükümete yakın” medyanın haber yapmasını engelledi.

Buna karşın Albayrak’a yakın oldukları bilinen kimileri hemen ortaya atlayıp, “İstifa haberi doğru ama bu istifa kabul edilmez, edilmemeli” diye bağırmaya başladılar.

Bunu bağlı olduğu medyada yapamayanlar, ya sosyal medyada ya da başka programlar ve programcılar üzerinden yürüttüler.

Çünkü olayın duyulmaması onların istediği bir şey değildi.

Tam aksine onlar duyulsun istiyorlardı.

Olan bitenin fazla detaya girilmeden oluş biçimi budur.

Yok koridorda kavga, yok ABD seçimleri, yok Merkez Bankası rezervleri hakkında yanlış bilgi gibi iddialar tamamen palavradır.

Şunu da söyleyeyim, Berat Albayrak’ın istifası muhalefetten çok, AK Parti içinde daha büyük sevinçle karşılanmıştır.

Çünkü muhalefet çok önemli bir kozunu kaybetti.

İstifa bu amaçla edilmediği halde.

Amerika’da ilginç şeyler mi olacak acaba diye düşünüyor insan.

Trump önce kendisine tam biat etmeyen Savunma Bakanı’nı görevden aldı ve yerine Özel Kuvvetler’den şahin bir komutanı, bir bürokratı getirdi.

Ardından dün ABD Dışişleri Bakanı Pompeo bir basın toplantısı sırasında şöyle ilginç bir cümle kullandı:

“2. Trump dönemine yumuşak bir geçiş yapacağız.”

Seçimi kazanan, seçimi kazandığı açıklanan kişi Biden ama Turmp’ın Dışişleri Bakanı Pompeo “2. döneme hazırlandıklarını” söylüyor.

Buradan çıkan mana açık.

Trump, Beyaz Saray’ı boşaltmaya hazırlanmıyor.

Tam aksine bir tür “darbe” hazırlığı içindeymiş mesajları veriyor.

Merakla izliyorum.

Galatasaray’la ilgili yazmayı sevmiyorum.

Zaten Spor Saati programında yeterince konuştuğum içindir muhtemelen.

Ama bugün duramadım.

Dün, yani 10 Kasım günü, yani Büyük Atatürk’ü sevgi ile, saygı ile, hayır ile yad ettiğimiz gün sabah saatlerinde TV kanallarına bakıyordum.

Kim ne yapıyor, kim nasıl anıyor diye.

Haliyle spor kanalları daha doğrusu spor kulüplerinin kanallarına da.

Fenerbahçe Spor Kulübü çok güzel bir Atatürk programı hazırlamıştı ve sarı lacivertin değil, siyahın egemen olduğu bir programla Atatürk’ü andı.

Ellerine sağlık.

Peki benim tuttuğum kulüp olan Galatasaray’ın televizyonu ne yaptı?

Koskocaman bir hiç.

Evet

HİÇ.

Kulübü ele geçiren aşağılık zihniyetin Türkiye’nin Batı’ya açılan penceresini kapatıp, Atatürk’ün izinden gitmeye and içmiş camiasını yemininden döndüren bir rezil yönetim o sırada Sivasspor maçının tekrarını yayınlatıyordu.

Ve bu rezil, bu utanmaz yönetim aynı gün öğleden sonra Aralık ayında seçime gideceğini duyurdu.

Pandemi nedeniyle mali genel kurulları yapmayan bu reziller, pandemi döneminde seçim yapacaklar.

Mali genel kurulda hesap vermeden, ayyuka çıkan menajer yolsuzluklarının, batırılan şubelerin, yalan dolu mali tabloların sorumlularını genel kuruldan kaçıracaklar ve hesapsız-kitapsız bir seçime gidecekler.

Hem de 6 ay için.

Mayıs’a kadar.

Üstelik de Başkan ve suç ortakları yine aday olacaklarmış.

Mayıs’a kadar zaten oradasınız.

Mayıs’ta tekrarlanacak bir seçim için niye seçim!

Aday olmayacak olsanız anlarım da bir de adaysınız!

Niye?

Anlayan var mı?

Camialar kendilerini ayak takımına temsil ettirmediği zaman.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00