Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Herkeste bir Berat Albayrak merakı.

“Nerede bu adam” diye sorup duruyor millet.

"Neredeyse nerede size ne" demek mümkün ama doğru değil.

Sonuçta eski bir bakanın sosyal medya üzerinden istifa edip, üst makam tarafından “affedilmesi” pek görülmemiş bir şey ve eski Bakan o gün bugündür ortada olmayınca haliyle herkes merak ediyor.

Kimi “Amerika’ya gitti” diyor, kimi “Gitti ama geri geldi. Şimdi Bağlarbaşı’nda bir ofis tuttu orada çalışıyor” diyor.

Herkes bir şey söylüyor.

Nerede olduğu benim çok ilgimi çekmiyor ama en iyisi durumu ben size açıklayayım.

Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak istifasının ardından hemen Trabzon’a, istifa mektubunda ilk sırada andığı babasının yanına gitmiş.

Sonrasında İstanbul’a dönmüş ve hemen ardından özel uçakla Katar’a geçmiş.

Katar’da geçirdiği yaklaşık 1 haftanın ardından yeniden İstanbul’a dönmüş.

Ve şimdi Boğaz’ın Anadolu yakasında ofis olarak kullanabileceği bir yalı nitelikli bina arıyormuş.

Henüz istediği gibi bir yalı bulamamış.

Bulur bulmaz burayı tefriş ettirip, ofis haline getirecekmiş.

Bana bu bilgiyi veren AK Partili arkadaşıma “Siyaset mi yapacak?” diye sordum.

“Yok Abi, siyaset yapmayı düşünmüyor. En azından bu dönem düşünmüyor. Danışmanlık yapacak. Büyük şirketlere, çok uluslu şirketlere danışmanlık hizmeti verecek” yanıtını aldım.

Bu arada AK Parti içindeki dedikodular doğru ise, ofis olarak kullanılacak yalı yakında aile işine dönüşebilir.

Birkaç hafta içinde Başkanlık koltuğuna oturacak olan Joe Biden Ulusal Güvenlik Danışmanı'nı belirledi.

Bildik bir isim.

Brett McGurk.

Suriye'de ABD tarafından kurulmaya çalışılan PKK/YPG terör devletinin kurucu babası olma peşindeki ABD'li diplomat.

Türkiye'nin defalarca kınadığı, Bakan Mevlut Çavuşoğlu'nun "Teröre destek verdiği aşikar. Acilen değiştirilmeli" diyerek neredeyse "İstenmeyen adam" ilan ettiği kişi.

Amerikalı cahillerin "IŞİD'i dize getiren adam" olarak tanıdığı ama aslında PKK'lılara binlerce ton silah, şilt, madalya vermekten başka bir icraatı olmayan, Türkiye'yi "Güvenilmez partner, güvenilmez ülke" olarak niteleyen yazılar kaleme alan bir zat.

Şimdi Biden'ın ulusal güvenlik danışmanı.

Elbette biraz daha akıllı, biraz daha dengeli, biraz daha itidalli olacaktır.

Ama görüntüde

Özü ise değişmez.

İnşallah kendi iç güvenlik meseleleri ile uğraşmaktan buraya bakacak vakti olmaz.

çünkü buraya bakacak gözü göz değil.

Boğaziçi Üniversitesi’nin yeni rektörü Prof. Melih Bulu, televizyon televizyon, program program dolaşarak kendini anlatıyor.

Medyayı sevdiği ve gayet pişkinliğe varan bir rahatlık içinde olduğu çok belli.

Hiçbir şey umurunda değil.

Haliç Üniversitesi’nde bir yılını doldurmadan bu göreve aday olması da zaten kişilik yapısını gösteriyor.

Bu arada Rektör Bulu’nun eski üniversitesinde öğrencilerle yaptığı bir röportaj da ortalıkta dolaşıyor.

Benim de sosyal medyada paylaştığım bu röportajda öğrenciler Bulu’ya kendisini etkileyen kitapları soruyorlar.

Bulu “Sun Tzu’nun Savaş Sanatı’nı, Makyavelli’nin Prens’ini, İbni Haldun’un Mukaddime’sini, Nizamülmülk’ün Siyasetname’sini” okuduğunu anlatıyor.

Öğrenciler “Bu kitaplarda kendisini etkileyen karakterleri” sorunca Bulu duruyor, düşünüyormuş gibi yapıyor ve “Kitaplardaki karakterlerden değil yazarlarından etkilendim” diyor ve ekliyor “Çünkü onlar da benim gibi krallara ve Sultanlara danışmanlık yapardı.”

Sözlerin içeriği bir yana Bulu’nun vücut diline bakınca anlıyorsunuz ki, Rektör Bey bu kitapları okumamış.

Duymuş.

Belki bu kitapların içinden alıntılanmış bazı cümleler kulağına çalınmış. Bazı aforizmalara bir yerlerde rastlamış ama hatta belli ki, Makyavelli ile ilgili duyduklarından etkilenmiş ama bu kitapları okuduğunu hiç ama hiç zannetmiyorum.

Ve bir şey daha dikkatimi çekiyor.

Beyefendi’nin kabalığı.

Eşinden söz ederken “Modadan hiç anlamaz ama mutfakta iyidir” demesi.

Tabii bir de, Bulu’nun son derece kötü İngilizcesi.

Aksanı değil, aksan herkeste olabilir, yetersiz İngilizcesi.

Ve bu konuda en doğru yorumu oda komşum yaptı.

“E, buna doktora veren Boğaziçi Üniversitesi başına geleni hak etmiş” diyerek.

Salgın aylarında motosikletli kuryeler insanüstü çalıştılar ve kendi sağlıklarını hiçe sayarak hizmet ettiler.

Hepimiz minnettarız.

Ama yine de kendilerinden bir ricam var.

Covid-19 nedeniyle zaten yeterince risk alıyorsunuz.

Bunun ötesinde riske lütfen girmeyin.

Siparişleri bir önce teslim etmek için ters yollara giriyor, yoğun trafikte karşıdan gelen araçlarla buruna buruna gelerek her an bir kaza tehlikesi içinde yaşıyorsunuz.

Özellikle gıda üretimi yapan firmaların sipariş süresi taahhütlerinden ötürü ciddi bir tehlikeye atıyorsunuz kendinizi.

Yapmayın.

Yine online pazarlama şirketlerinin teslimatlarını yapan kuryeler.

Sizlerin yaptığı da doğru değil.

Kullandığınız mopedler belirli bir ağırlık taşımak üzere dizayn edilmiş.

Siz bunlara yüzlerce kilo yük bindiriyorsunuz.

Üstelik de bunu yükleyebilmek için, motosikletin üzerine orijinalinde olmayan ekler yaparak ağırlık merkezini yukarı çıkarıyor, motosikletlerinizi kullanımı aşırı tehlikeli hale getiriyorsunuz.

Lütfen yapmayın.

Hiçbir şey sizin canınızdan değerli değil.

Görüyorum, trafiği düzenlemekle görevli kişilerin pek umurunda değil bu yaptıklarınız.

Ama benim umurumda.

Sizin canınız için.

Bilim adamı olmak için bilim dillerini bilmek gerektiğini cühela bile anladığı zaman.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • alii51 3 ay önce Sevgili Fatih bey sizi 20-30 senedir koyuyoruz bi günde yanlış bişey yaz kardeşim ,ama bi 20 senedaha yazsan düzelecek bişey yok ,sen neden sorumluluk alıpta siyasete girmiyorsun ,bak yeminle diyorum Türkiyeyi 3-5 senede düzlüğe çıkarmasan dama değilim ,sorumluluk al eğer Vatanını sevriyorsan meydanda adam olmasa işte görüyorsun ne hale geldimiz. selamlar yolun açık olsun .
    CEVAPLA
0:00 / 0:00