Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Bir avukat, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’e yönelik sistematik, aşağılayıcı bir sosyal medya saldırısı içinde imiş.

        Bunu Özlem Zengin’in ifadelerinden öğrendik.

        Zaten söz konusu kişi yakalanmış ve hakkında soruşturma başlatılmış.

        Özlem Zengin de “Böyle bir olay karşısında bütün kadınların birleşmesi lazım” çağrısında bulunuyor.

        Nagehan Alçı da kendisine destek veriyor ve kadın hakları örgütlerini Özlem Zengin’e destek olmaya davet ediyor.

        Bir kadına yönelik böylesi bir saldırı elbette en şiddetli şekilde tepki görmelidir.

        Bu tarz cinsiyet temelli hiçbir eylem hoş görülemez.

        Geçiştirilemez.

        Geçiştirilmemelidir.

        Özlem Zengin, kendisine yönelik “sözlü saldırıya” tepki göstermekte, destek istemekte haklıdır.

        Ancaaaak!

        Özlem Hanım da bu vesile ile kendisinin geçen hafta sarf etmiş olduğu bazı cümlelerin ne kadar büyük felaket olduğunu inşallah anlamıştır.

        Özlem Zengin de “çıplak aramanın” kendisinde yarattığı travmayı paylaşan bir kadına “Çıplak aramaya maruz kalmış NAMUSLU bir kadın bunu söylemek için 20 yıl beklemez” demişti.

        Kendisine yönelik tavırdan haklı, çok haklı olarak şikayetçi olan Özlem Zengin acaba kendisinin bu tavrı hakkında ne düşünüyor?

        Kadınların kendisine karşı da aynı şekilde birleşmesi gerektiği kanaatinde mi?

        Bir kadını “namus kavramı” ile itham etmenin yanlış olduğunun artık farkında mı?

        Kendi yaptığının da bir tür kadına cinsiyetçi şiddet olduğunu şu anda idrak etti mi?

        Yoksa hala kendi yaptığını haklı görüp, kendisine yapılanı haksız görmeye devam mı ediyor?

        Kendisinin de aralarında bulunduğu bazı kadınların korunmaya değer, bazılarının ise korunmaya değmez olduğu kanaatinde mi?

        Özlem Zengin kendisine yönelik sözlü saldırıya gösterdiği tepkide yüzde yüz haklı, kendinin bir başka kadın için sarf ettiği sözlerde yüzde yüz haksız olduğunun farkında mı?

        THY 777'leri çekti mi?

        THY 777'leri çekti mi?
        0:00 / 0:00

        Geçtiğimiz günlerde United Airlines’a ait bir Boeign 777’nin motoru Denver’da ciddi bir sorun yarattı.

        Motorlardan biri havada dağıldı ve parçaları yerleşim yerlerinin üzerine düştü.

        Allah'tan can kaybı olmadı, uçak da sağ salim acil iniş yaptı.

        Olaydan sonra pek çok havayolu şirketi Pratt and Whitney üretimi motorlarla uçan Boeing 777’leri uçuştan çektiler.

        İngiltere bu uçaklara hava sahasını kullandırmayacağını açıkladı. ABD’de de FAA motorlarla ilgili inceleme başlattı.

        Benim merakım ise şu.

        THY’nin elinde de bol miktarda Boeing 777 var.

        Bunlar arasında sorunlu olduğu ortaya çıkan Pratt and Whitney motorlu olan var mı?

        Var ise eğer bunlar uçuştan çekildi mi?

        Avrasya hesabı

        Avrasya hesabı
        0:00 / 0:00

        Pazartesi günü yayınlanan okur mektuplarından biri, benim Avrasya Tüneli ile ilgili yazıma bir yanıt niteliğindeydi.

        Ama yanlış hesaplanmış bir yanıt.

        Okur demiş ki özetle “Ucuzlatmaya gerek yok. İşletmeci zaten parasını alıyor. Üstelik bu haliyle daha çok para alıyor.”

        Hesabı da şöyle yapmış:

        “Günlük 68.000 araç geçiş garantisi varmış!..

        Bu garantiyi çift yön toplamı kabul edelim, o takdirde yıllık (68000×46×365=1.141.720.000) bir milyar yüz kırk bir milyon yedi yüz yirmi bin TL şirketin cebinde. Geçen, ister olsun ister olmasın.

        Sizin önerinizi uygulasalar;

        68000×15×365= 372.300.000 olacaktı.

        Yani şirket,

        (1.141.720.000 - 372.300.000=) tam 769.420.000 yedi yüz altmış dokuz milyon dört yüz yirmi bin TL daha az kazanacaktı, üstelik yıpranma nedeniyle bakım onarım ve işletme masrafı da artacaktı.”

        Okuyunca güldüm. Okur hesabı baştan sona yanlış yapıyor.

        Benim kastımı da anlamamış belli ki.

        Kaç araba geçerse geçsin işletmeci zaten 1 milyar 141 milyon lirasını alacak. Hiç otomobil geçmese bile bu para garanti.

        Zaten geçen yıl 68 bin otomobil dahi geçmediği ve sayı bunun epey altında kaldığı için şirkete devletten 400 milyon TL’ye yakın bir para bu garanti kapsamında ödenecek.

        Benim önerim ise şu.

        Nasılsa bu para ödeniyor bari daha çok otomobil geçsin.

        Okur fiyatın düşmesine rağmen geçen araç sayısının artmayacağına ilişkin bir hesap yapıyor.

        Oysa ben fiyat düşsün ki geçen artsın diyorum.

        30 TL’den günde 100 bin araç geçse yılda yaklaşık 1,1 milyar TL ciro olacaktı diyorum.

        Devlet de 400 milyon TL yerine 40 milyon TL fark kapamak zorunda kalacaktı diyorum. Hem daha fazla vatandaş tünelden yararlanacak hem köprülerin trafiği bir nebze olsun rahatlayacak. Hem yakıt tasarrufu sağlanmış olacak hem de devletin kasasından 360 milyon TL daha az para çıkacaktı diyorum.

        Hesap bu kadar basit.

        Kaftancıoğlu

        Kaftancıoğlu
        0:00 / 0:00

        Yeni moda Clubhouse diye bir şey.

        Anladığım kadarı ile kapalı devre radyo yayını gibi bir şey.

        Dinleyicilerin de yayının sahibinin izni ile bağlanıp “canlı yayında” konuşabildikleri bir ortam.

        Epey bir hastası oluşmuş.

        Farklı konularda sürekli odalar açılıyor, sohbetler ediliyor.

        Bazıları faydalı, bazıları geyik bazıları ise müptezel sohbetler.

        Kimilerini birkaç kimilerini ise birkaç bin kişi dinleyebiliyor, katılabiliyor.

        Zaten üst limit 5 bin kişi imiş.

        İlgimi çeken bir konu değil şimdilik ama epey bir kişi bayağı ilgili, saatlerini oralarda geçirenler var.

        Geçen akşam ilginç bir olay olmuş.

        Bana da Gülfem Saydam Sanver ve Faruk Acar anlattılar.

        AK Partili moderatörlerin açtığı ve eski Bakan Faruk Çelik’in katıldığı bir Clubhouse oturumuna birdenbire CHP İstanbul İl Başkanı Dr. Canan Kaftancıoğlu da dinleyici olarak dahil olmuş.

        Canan Kaftancıoğlu’nu AK Parti ağırlıklı bir Clubhouse odasında gören moderatörler heyecanlanmışlar ve hemen kendisine söz hakkı vermişler.

        Birdenbire Faruk Çelik’in konuk olduğu ortam Canan Kaftancıoğlu’nun konuk olduğu bir ortama dönüşmüş.

        Zaten ortamın acemisi olan Faruk Çelik sessiz kalırken, zor duruma düşürülmek için söz hakkı verilen Kaftancıoğlu, AK Partili bu ortamda son derece kibar bir üslupla herkesi bir güzel benzetmiş.

        Örgütündeki tüm olaylara, tüm konulara, tüm eylemlere son derece vakıf ve hakim olması ile öne çıkmış.

        Söyleyeceği her şeyi söyledikten sonra da “Ben buraya Sayın Faruk Çelik’i dinlemeye gelmiştim. Kendisini dinlemek istiyorum” diyerek çekilmiş.

        AK Partili Faruk Acar da, CHP’ye daha yakın duran Gülfem Saydam Sanver de “Canan Hanım çok iyiydi” diyorlar.

        Anlaşılan Canan Kaftancıoğlu, iktidarı en fazla rahatsız eden CHP’li olmaya devam edecek.

        İktidar da onun üzerine gitmeye.

        NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

        NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
        0:00 / 0:00

        Kararlar suçun kime karşı işlendiğine bakmadığı zaman.

        Diğer Yazılar