Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Bu sorumsuzluk gerçekten yapıldı mı?

Bu kadar aymaz olunabildi mi!

Sağlık Bakanı’nın iddiası doğru ise Biontech’ten gelen aşıların neredeyse 4’te biri çöpe gitti.

Neden ise şu:

Aşı randevusu alanlar aşılarını olmaya gelmediler.

Bu arada aşılar da –70 derecelik derin dondurucudan çıkarılıp çözüldüğü için yeniden dondurulamadı ve çöpe atıldı.

Hikaye çok güzel ama inandırıcı mı?

Tam bir inek yedi dağa kaçtı hikayesine benziyor.

Ama eğer doğru ise tam bir aymazlık, tam bir bilinçsizlik, tam bir şuursuzluk eseri.

Aynı durum Biontech ve Moderna gibi aşırı soğukta saklanan aşıların kullanıldığı tüm ülkelerde var ve onlar bu sorunu aşıları çöpe atmadan çözdüler.

Çok basit bir biçimde.

Mesela ABD şöyle bir çözüm buldu.

ABD’de aşı sıranız gelmemişse bile aşıların yapıldığı merkezlerden birine gidiyorsunuz.

Adınızı yazdırıp sıraya giriyorsunuz.

Akşam üzeri randevu saatleri tamamlanınca elde kalan aşılar burada gelip günlük olarak sıraya giren vatandaşlara yapılıyor.

Kim olduğuna, yaşına başına bakılmaksızın.

Amerikan vatandaşı olmak bile şart değil.

Hiçbir sorgu sual yok. (Bunun nedeni kaçak göçmenlerin de aşı olmasını sağlamak.)

O gün dondurucudan çıkarılıp çözülen aşılar, sıraya yazılıp bekleyenlere hemen o gün yapılıyor.

Eğer yine de artan aşı var ise görevliler sokaktan geçenlere teklif yapıyor.

Tek bir doz aşı bile ziyan edilmiyor.

Türkiye ise Amerika’dan daha zengin bir ülke olduğu için yüzbinlerce doz aşıyı çöpe atıyor.

O çöpün nerede olduğunu çok merak ediyorum.

Bundan sonra gidip başında bekleyeceğim.

Aşı olmamak elbette kişinin kendi bileceği bir iş.

Kimsenin kimsenin vücuduna zorla müdahale hakkı yok.

En azından demokrasilerde ya da demokrasiyi andıran rejimlerde.

Ama aşı randevusu alıp gelmemek kabul edilebilir bir şey değil.

Bunu yapanlara maddi bir ceza uygulanmalı.

Aşı bedelinin 10 katı hiç de fena olmaz.

Sevgili okurlar, aşılarla ilgili kafa karıştıran onlarca yüzlerce açıklamaya lütfen kulak asmayın.

Büyük bölümü iyi niyetli olan bu açıklamaların aslında hiçbir manası yok.

Çünkü kimse tam olarak durumu bilmiyor.

Bugün bir internet sitesi aşı ile ilgili iki haber yapmış ve peş peşe yayınlıyor.

Birine göre Sinovac aşısı çok etkili ve mutant virüslere karşı da etkisini koruyor.

Hemen takip eden diğer habere göre ise Sinovac aşısının etkisi düşük ve mutant virüslere karşı etkisi yok gibi.

Aynı site.

Aynı editörler.

İkisi de profesörlere dayandırmış haberlerini.

Hadi çık işin içinden.

Bu kafa karışıklığının nedeni ortada gerçek anlamda bir bilimsel veri olmaması.

Çünkü şu anda yapılmakta olan milyonlarca aşı aslında aşı araştırmalarının bir parçası ve 4. faz olarak adlandırılıyor.

4. faz verileri henüz toplanıp değerlendirmeye tabi tutulmadığı için söylenen her şey aslında faraziye ve gözlem.

Herkesin gözlemi de farklı olabildiği için bir sürü saçma sapan laf ortalıkta dolaşıyor.

Söyleyenler profesör de olsa, bu yapılan değerlendirmelerin şu aşamada kendisine yarayan bir ilacı başkasına da tavsiye eden sıradan vatandaştan bir farkı yok.

Bu yüzden en başından beri bu konuda muhtemelen pek çok hekimden daha fazla şey okumuş bir gazeteci olarak bu bilgi kirliliğinden uzak durmanızı tavsiye ediyorum.

Şunları bilin yeter.

- Tüm aşılar sizi ölmekten korur.

- En iyi aşı ilk ulaştığın aşıdır.

- Aşıların mutant virüslere karşı etkili olup olmadığı henüz çok net değil ama aşı olmamanın mutant virüslere karşı etkisiz olduğu kesin.

- Biontech bekleyeceğim diye Sinovac olmamanın ya da tersini yapmanın hiçbir mantığı yok. İlerde aşılar bollaşınca diğer aşıyı da olmanızın önünde bir engel yok.

- Hiçbir aşı yüzde 100 koruma sağlamaz ama aşı olmamak 0 koruma sağlar.

- Aşı olduğu halde hayatını kaybeden olabilir ama aşı olmayıp hayatını kaybedenlerden çok çok daha azdır bu oran.

- Aşı olmayanlara saygı duyuyorum. Doğal seçilimi hızlandırıyorlar.

Herkes bugün Bakanlar Kurulu’ndan nasıl bir karar çıkacağını, tam kapanma olup olmayacağını merak ediyor.

Tüm uzmanlar, ister iktidara yakın olsun ister iktidara uzak, ortaklaşa bir biçimde “Tam kapanma olacaksa 14 gün hiçbir işe yaramaz en az 1 ay olmalı” diyorlar.

Çünkü 14 günlük bir tam kapanma sadece ev içi bulaşmayı artırıp, açılma ile birlikte vaka sayısında patlama yaratmaktan başka bir işe yaramayacak düşüncesindeler.

Bu nedenle tam kapanma falan beklemeyin.

Böyle bir şey olmayacak.

Merkez Bankası’nın 128 milyarı nerede bilmiyorum ama ülkenin böyle bir tam kapanmanın maliyetini karşılayacak durumda olmadığını biliyorum.

Bu yüzden tam kapanma falan olmayacak.

Yine belirli sektörlerin üzerine yüklenilecek.

Şehirlerarası yolculuklara bir kısıtlama gelebilecek.

Her türlü seyahatte HES kodu uygulaması olabilecek.

Düğün, cenaze gibi ortamlara daha sert tedbirler koyulabilecek.

Açıkçası daha ötesi olacak gibi durmuyor.

Bu yöntemle vakaların bitmesi değil yaza kadar yavaş yavaş azalması umut edilecek ve yazın gelecek aşılarla birlikte önümüzdeki sonbahara daha düşük sayılarla girilmesi sağlanacak.

Olacak olan budur.

Fazlası değil.

Tasarrufta örnek olduğumuz zaman.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00