Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Hikmet Çetin aradı.

Gençler çok tanımaz belki, kıymetinin farkında olmayabilirler.

Eski Dışişleri Bakanı, eski TBMM Başkanı’dır.

CHP’lidir ama sağ siyasetin de çok saygı duyduğu bir isimdir.

Devlet adamıdır.

Hep “Keşke Cumhurbaşkanı olsaydı” diye düşündüğüm bir değerdir.

ABD’nin Afganistan’ı kontrol altına almasından sonra 2004’te NATO’nun ülkedeki en üst düzey sivil görevlisi olarak atanmıştı.

Afganistan Cumhurbaşkanı Karzai ile birlikte ülkeyi yönetmişti.

Hala saygıyla anılır Afganistan’da.

Bu yüzden de Türkiye ABD Başkanı Biden’a Afganistan’da ABD ordusunun bıraktığı görevi Türk askerinin yapması konusunda söz verince, Afganistan’ı en iyi bilen kişi olarak Hikmet Çetin’e sormak gerekir “Bu iş nasıl olacak?” diye.

Çetin, Türkiye’nin Afganistan’da üstleneceği görev konusunda bir miktar tedirgin.

Görevin çerçevesinin ne olduğu tam belirlenmediği ya da açıklanmadığı için kesin bir şey söylemiyor.

“Türkiye NATO görevi olarak farklı uluslararası görevler her zaman üstlendi. Ancak bu kez ne olduğunu tam bilmiyoruz. Ne söz verildi çok net değil” diyor.

Çekincesi ise şu:

“Bugün Afganistan’da Taliban hakimiyeti yüzde 70’in üzerinde. Bir manada ülkeyi şu an kontrol eden siyasi güç Taliban. Zaten ABD de ülkeden çekilme konusunda Taliban ile anlaşmıştı. Anlaşarak çekiliyordu. Bu anlaşmaya göre sadece ABD değil, yabancı güçlerin tümü ülkeyi terkedecekti. Yani ABD gidecek ama şu kalacak, bu kalacak diye bir şey yoktu. Bunun için de bir termin belirlenmişti. 11 Eylül son çekilme tarihi idi. ABD bu termine uymayınca anlaşma bozuldu. Şimdi ABD anlaşma olmadan çekiliyor. Türkiye bu görevi kabul etmeden önce Taliban ile konuştu mu, bir anlaşma sağlandı mı bilmiyoruz. Orada dost bir güç olarak mı olacağız, yoksa Taliban tarafından istenmeyen işgalci güç olarak mı görüleceğiz ben bilmiyorum. Eğer Taliban ile anlaşmadan Türk askerini oraya yolluyorsak ciddi sıkıntıdır.”

Hikmet Çetin’in Devlet terbiyesi gereği söylemekten imtina ettiği soru aslında şuydu.

Türkiye, ABD ile bozulan ilişkileri düzeltmek için Kore savaşı kadar eski bir taktiğe mi başvuruyordu?

Askerinin canını mı masaya sürüyordu...

Evet terbiyesizliktir.

Ahlaksızlıktır.

Edepsizliktir.

ABD medyasındaki bazı gazetelerin Erdoğan ile Biden’ın selamlaşması sırasında Erdoğan’ın ayağa kalkmakta olduğu bir anlık kareyi kullanarak sanki Erdoğan Biden’in önünde eğiliyormuş gibi bir görüntüyü okurlarına aktarması aşağılık bir tavırdır.

Rezilliktir.

Tıpkı bazılarının Ecevit ile Clinton arasında Beyaz Saray’da yapılan görüşmedeki bir anı sanki Ecevit Clinton’ın karşısında eziliyormuş gibi gösteren fotoğrafı sürekli kullanması gibi.

Birinin diğerinden hiçbir farkı yoktur.

Ne Erdoğan Biden önünde eğilecek adamdır.

Ne de Ecevit Clinton’ın sigaya çekebileceği biridir.

Tam aksine rahmetli Bülent Bey, Türkiye’nin çıkarları için en dik durmuş Başbakanıdır.

Gazeteciliğin bir kalitesi olmalı. 

Tabii Türkiye'nin mevcut halinde çok yüksek bir standart beklemiyoruz ama  kendine gazeteci gözüyle bakılmasını isteyenler, sevmedikleri gazetecilere laf sokarken hiç değilse yaşayan insanları öldürmemeli, kanlı canlı eski bakanlara "Rahmetli" dememeli. 

Çünkü böyle yapınca gazeteci olmadığınız ortaya çıkıyor. 

Diriye rahmet okurken, Gazeteciliğe rahmet okutuyorsunuz.  

Galatasaray Spor Kulübünün Başkanlık makamı işgalcisi zat yine Galatasaray TV'deydi.

Babasının televizyonu ya canı sıkıldıkça, geyik yapmak istedikçe gidiyor stüdyoya oturuyor, kendini yayınlatıyor.

Abuk sabuk konuşmalarını.

Oysa Galatasaray'da gündem Başkanlık seçimi ve herkes başkanları merak ediyor, Mustafa Cengiz'in zırvalamalarını değil.

Ama Galatasaray yönetimi Galatasaray TV'ye çıkıp kendini anlatmak isteyen Başkan adaylarından 500 bin TL para istiyor.

Tam aksine adayları çağırıp kendilerini anlattıracağına adaylardan para istiyor.

Benim merak ettiğim ise şu.

Mustafa Cengiz Efendi sürekli ekranda kendini anlatıp duruyor.

Acaba kendisi şu ana kadar bu yayınlara çıkmak için kaç TL ödedi.

Galatasaray'a bugüne kadar cebinden kaç TL bağış yaptı.

Savcıların yapması gereken işi gazetecilerden beklemediğimiz zaman

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00