Hıncal Abi, İmamoğlu çocukluk arkadaşın mı!
Hıncal Uluç ağabeyimiz Ekrem İmamoğlu’na kızmış.
“Dostum zannettiğim İmamoğlu bana verdiği özel telefonunu açmıyor, yazılarıma dönüş yapmıyor” diye yazmış.
Hıncal Uluç’un yıllardır sürdürdüğü hatası bu.
“Dostum” meselesi.
Tecrübeli bir gazeteci olarak biz gazetecilerin “Dostum” diye bir özne ile yazı yazmaması gerektiği.
Kulüp başkanları, belediye başkanları, teknik direktörler, siyasetçiler, sanatçılar Hıncal Uluç’un dostudur.
Yazılarına hep böyle girerler.
Biz gazetecilerin böyle bir şey yazması hiç ama hiç doğru değildir.
Elbette dostlarımız vardır ama yazımızda dostum-düşmanım diyemeyiz.
Yazılarımızın öznesi dostlarımız veya düşmanlarımız olamaz.
Ayrıca Hıncal Abi sorarım sana Ekrem İmamoğlu niye senin dostun olsun?
Beraber mi büyüdünüz, mahalle arkadaşın mı, birlikte çapkınlık mı yaptınız, türlü macera mı yaşadınız, zor günlerinizde birbirinize el mi uzattınız, sana böbreğini mi verdi!
Niye dostun olsun senin?
Belediye Başkanı olduğu zaman tanıdığın, belediye başkanı olmamış olsa asla yolunuzun kesişmeyeceği birisi İmamoğlu.
Nereden dostun oluyor!
Toplasan bütün tanışıklık geçmişiniz 2 sene.
Hadi ilçe belediye başkanlığından tanıyorsun diyelim, 6-7 sene.
Bu zaman zarfında ya üç kere gördün ya 5 kere.
Sana ihtiyacı olduğu dönemde seni biraz pohpohladı, saygı gösterdi, bir de yalandan telefonunu verdi diye niye dostun olsun?
O belediye başkanı, siyasetçi, sen gazetecisin Hıncal Abi.
Dostluğunu bu kadar ucuzlatıp yaygınlaştırma.
Gerçek dostlarına ayıp oluyor.
Ayrıca ayıdan post, siyasetçiden ve gazeteciden dost olmayacağını bunca yıldır anlayamadın mı Hıncal abi?