Her şeyi ciddiye almayın
Eski Bakanlardan, eski AK Partililerden Hüseyin Çelik’in sözlerine epey bir kızan oldu.
Bilmeyenler, haberi olmayanlar için söyleyeyim.
Hüseyin Çelik’in öfkeye neden olan cümlesi şuydu:
“Atatürk de dini kullanarak insanların kendine biat etmesini istiyordu.”
Çelik her zaman olduğu gibi, süslü cümleler, güzel bir belagat ve araya doğruları da serpiştirerek söyleyince, söylemi etkili oldu ve tartışıldı.
Çelik, Atatürk’ün Sünni inanca sahip olacak, herkes Maturidi olacak ama herkes Alevi gibi yaşayacak, itikadde Sünni, amelde Alevi bir toplum istediğini, bunu istemesinin nedeninin de Sünni inancın devlete boyun eğen tavrı olduğunu iddia etti.
Çelik’in sözlerindeki din terminolojisi yanlışlarını sıralayarak, laf ebeliği yapacak değilim.
Maturidiliğin 4 mezhepten biri olmadığını, Hanefilikle yan yana koyulamayacağını, ancak İmam Hanefi ekolünün Semerkand kökenli bir takipçisi olduğunu söylerim ama daha ötesine geçmem.
Alanım olmayan, hakim olmadığım konuları alanımmış gibi tartışarak komik olmak istemem.
Atatürk’ün dini asla kullanmadığını sadece kullanılmasını engelleme amacında olduğunu ve kimseye ne bir inanç modeli, ne de bir mezhep dayatmadığını ama aklı nispeten ön planda tutan ve Türk geleneğine uygun Maturidilikten yana olduğunu da anlatacak değilim.
Ama çok daha basit ölçüm var.
Çelik’in sözlerini her zaman ciddiye alıp tartışmak gerekmez.
Çünkü biz The Cemaat’in devlete sızmaya çalıştığını, devlet içinde örgütlenmeye çalıştığını söylediğimiz zamanlarda da Hüseyin Bey “Cemaat devlete sızmış. Buna kargalar bile güler” demişti.
O cümlesi ne kadar sağlam bir temele sahip ise bu cümlesi de o kadar sağlam bir temele sahiptir.
Bu yüzden ciddiye alıp kızmak bile gereksiz bir eylemdir.
Bence gülüp geçmek gerekir.