Mülakata kayıt şartı
Her yıl bir bir KPSS birincisini “işsiz bırakan” sözlü mülakat sistemi bu yıl da meyvesini verdi ve yine bir KPSS birincisi, sözlü mülakatta elendi.
Gençler ve gençlere destek olmak isteyen herkes sosyal medyada tepki gösteriyor.
Ve aslında sosyal medya tüm dünyada halktan kopuk siyasetin güçlenmesine neden oluyor.
Sosyal medyada eleştirel bir tweet atan, protest bir post koyan herkes demokratik vazifesini yaptığı inancıyla yatağa huzur ile gidince, nepotik yönetimler bildiklerini okuma konusunda daha rahat davranabiliyorlar.
Kamu personel alımlarında, kim bilir daha ne rezaletler dönüyor da, biz ancak KPSS birincileri göz göre göre elenince durumdan biraz olsun haberdar oluyor, bu kadarı da olmaz diyebiliyoruz.
Kim bilir aslında “Ne kadarı oluyor” da kimsenin haberi yok!
Ama zaten mülakatla işe alımın koyulma amacı bu değil mi!
İşe işine geleni almak.
Haklı olarak diyebilirler ki, “Ama özel sektörde de işe alırken mülakat yapılıyor.”
Doğru yapılıyor ama özel sektörün sahibi halk değil, kamu değil.
Adaletten uzaklaşan, yanlış yapan patron kendini batırıyor.
Kamuda ise nepotizm devleti batırıyor.
Biri kendini rezil ediyor, diğeri devleti.
Zaten KPSS de devlet adaletsizlik yapmasın, adam kayırmasın, yurttaşlara eşit davransın diye var.
Yine de çok açık ki, kamu personel alımında bu “mülakat” uygulamasından vazgeçmeyecek.
O zaman yapılması gereken tek şey kalıyor.
Tüm mülakatları kayıt altına almak ve hesap verebilir olmak.
Dalında Türkiye birincisi olmuş, doktoralı bir adayı eleyen mülakat jürisi muhtemelen kendisinden daha kalifiye olan bir adayı niye ve nasıl elediğini kanıtlayabilmeli.
Bunun da tek yolu mülakatların videoya kayıt edilmesi ve bir itiraz halinde, bir dava açılması durumunda kararın gerekçesi ortaya koyulabilmeli.
Elemenin gerekçesini gerekirse bir bilirkişi onayına açabilmeli.
Aksi takdirde istediğiniz kadar KPSS yapın, mülakatı parti örgütünde yaptığınıza inanılır.
Ki zaten bu inanç büyük oranda da gerçektir.