İTÜ eğitimin en önemli sorununu çözdü
Galatasaray Lisesi’nden ya da bizim deyişimizle Mektebi Sultani'den sınıf arkadaşlarımla ayda bir buluşur yemek yeriz.
Ya da buluşmaya çalışırız diyeyim.
O gün daha önemli bir işi olmayanların katıldığı bir dönem yemeği gibidir.
Sayı hep değişir.
Pek çok arkadaşımız akademisyen olduğu için de genelde İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Maçka’daki sosyal tesisinde buluşuruz.
Makul fiyatlı, temiz, sakin bir yer olduğu için tercih ettiğimiz bir yerdir.
Yemek yer, siyaset, bilim, ilim konuşur, dedikodu yapar, okul anılarını yad ederiz.
İki kadeh rakı, birkaç kadeh şarap da yemeğimize eşlik eder.
Ama artık tüm bunlar Di’li geçmiş zaman.
Biliyorsunuz İTÜ’de bir süre önce rektör değişikliği oldu.
Yeni bir rektör atandı.
Yeni rektör önce İTÜ’de en fazla bilim üreten enstitüleri dağıttı, yerlerinden etti, sonra en fazla bilimsel makale yazan bilim insanlarını görevlerinden aldı.
Sonra da üniversite eğitiminin en önemli konularından birine eğildi ve üniversitenin üniversite binası dışında bulunan sosyal tesislerinde içkiyi yasakladı.
Zannederim, artık İTÜ dünya üniversiteler sıralamasında hızlı bir yükselişe geçecek ve pek yakında Harvard’ı, Yale’i, Cambridge’i, Oxford’u yakalayacaktır.
İTÜ’nün bu en önemli sorununu çözdüğü için Sayın Rektör’ü kutluyorum.
Şimdi bazıları diyecektir ki, “Derdin bu mu?”
Vallahi de değil, billahi de değil.
Arkadaşlarla buluştuğumuz bir yemekte içmemiz şart değil ya da ille de içki içeceksek İTÜ Sosyal Tesisleri’ne gitmemiz de şart değil.
Ama üniversitenin başına geçen ya da geçirilen kişinin yüksek öğrenimde mesele olarak bunu görmesi üzücü.
Yazık.
Gerçekten yazık.