Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        En sonunda oldu.

        Konya’da bir doktorumuzun devlet hastanesindeki odasında katledilmesine şaşıran var mı!

        “Hiç beklemezdik, nasıl oldu?” diyebiliyor musunuz!

        Hekimlere yönelik aşağılama, hakaret sürdükçe sonunda böyle bir şey olmaması mümkün müydü!

        Aslına bakarsanız, bizim gibi az gelişmiş toplumlarda hekime şiddet her zaman vardı.

        Konya Devlet Hastanesi’nde katledilen Ekrem Karakaya, hekimlerimizin ne ilk ne de son şehidi.

        Daha önce de yerine koyulması imkansız hekimlerimizin öldürülmelerine tanık olduk.

        Ama bu kez farklı.

        Nesi farklı diyeceksiniz.

        Farklı olan iklim.

        Farklı olan hava.

        Sorun tekil şiddette değil, sorun bu şiddeti körükleyen ve sonrasında haklı ve mazur görmeye hazır iklimde.

        Dün doktor Karakaya’nın öldürülmesi ile ilgili bir sosyal medya paylaşımı yaptım.

        Altına yazılanları okusanız, ülkeyi terk edip kaçarsınız.

        “Doktorlar da haddini bilsin”den başlayıp, “Hepsi paracı bunların"la devam eden, “Hak etmiştir”e kadar uzanan cümleler.

        Bir doktorun öldürülmesinin eleştirilmesini dahi iktidar eleştirisi olarak algılayıp, saf tutanlar.

        İklimden kastım bu.

        Son 10 yılda sağlık çalışanlarına yönelik 110 bin şiddet olayı gerçekleşmiş.

        Ve bununla ilgili tek bir önlem alınmamış.

        Tam aksine, yıllardır sağlık sistemi ile övünen iktidar, şimdi sağlık sistemindeki çöküşün faturasını üstlenmek yerine, hekimleri hedef göstermeye başlamış.

        Elbette sadece iktidarı ya da siyaseti eleştirmek doğru değil.

        Doktorların, hekim örgütlerinin de kendi yanlışlarını, kendi eksiklerini düşünmeleri, tartışmaları lazım ama yine de bu asıl meselenin iklim olduğu, şiddet iklimi olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor.

        10 yılda sağlık çalışanlarına yönelik 110 bin saldırı az uz bir şey değil.

        Bu duruma Sağlık Bakanı Fahrettin Koca dışında sessiz kalınması ise ayrı bir mesele.

        Daha önceki bir hekime şiddet olayında “Hekimlerin sağlık çalışanlarına yönelik şiddet uygulayanları tedaviyi reddetme hakkı olmalıdır” dedim diye çok eleştirilmiştim bazılarınca.

        Ben hala bu fikirdeyim.

        Kimse katilini tedavi etmek zorunda değil.

        Kendilerini katillerinin önüne atanları tedavi ediyor olmaları bile yeterince büyük bir fedakarlık zaten.

        Mars'ta tarım yapacağız deseler şaşırmam

        Mars'ta tarım yapacağız deseler şaşırmam
        0:00 / 0:00

        Türkiye’de tarımı bitirip, tarımsal üretimi yerle yeksan edip 20 yılda üretimi arttırmak bir yana üretimi azaltan iktidarımız biliyorsunuz Sudan’da toprak kiralayıp tarım yapma hevesinde.

        Duyduğumuz kadarı ile şimdi bu hevese bir de Venezuela eklenmiş.

        Orada da toprak kiralayıp hububat üretimi yapacaklarmış.

        Ben hayatımda bilimsellikten bundan daha uzak bir şey ne gördüm ne duydum.

        Küresel ısınma sonucunda tarımsal üretimi en hızlı düşecek ve iklim krizi nedeniyle toprakları en hızlı kuraklaşacak ülkelerin başında Venezuela geliyor.

        Venezuela zaten bir hububat cenneti değil ama küresel ısınma bu şekliyle sürerse, ki sürecek gibi duruyor, 20 yıl içinde daha da beter olacak. Değil buğday, çalı bile yetişmeyecek.

        Sudan’ın durumu da çok farklı değil.

        Evet, Afrika’da bazı bölgeler iklim değişikliği nedeniyle daha verimli hale gelebilecek ama Sudan bunlardan biri gibi görünmüyor.

        Ben Türkiye’yi yönetenlerin bu çabalarını dünyayı yaşanabilir tutmaktansa, dünya bitince Mars’a yerleşiriz diyenlere benzetiyorum.

        Yahu bırakın Sudan’ı, Venezuela’yı, Türkiye’nin verimli topraklarında tarımı sürdürülebilir kılın.

        Galatasaray yıldızları atsın

        Galatasaray yıldızları atsın
        0:00 / 0:00

        Fenerbahçe yönetimi, kendi kendine bir karar alarak formasındaki yıldız sayısını arttırma kararı almış.

        5 yıldızlı forma giyeceklermiş.

        Kimsenin nasıl bir forma yapacağına karışma hakkımız yok elbet.

        İsterlerse 6, 7 hatta 8 yıldız bile koyabilirler.

        Evrende milyar kere milyar kere milyar yıldız var.

        Bu yıldızlardan 5’ini mi koskoca Fenerbahçe’ye çok göreceğiz.

        Üstelik benzer bir şeyi daha önce Beşiktaş da yapmıştı.

        Başta Galatasaraylılar olmak üzere bazı takımların taraftarları ve yönetimleri ise Fenerbahçe’nin bu tavrına tepki gösteriyor, bunun haksız, hukuksuz olduğunu söylüyorlar.

        Bugünün Türkiye’sinde hala haktan hukuktan bahsedebildikleri için ben de onlara gülüyorum.

        Oysa ben Galatasaray’ın yöneticisi olsam başka bir şey yapardım.

        Formadaki Galatasaray ambleminin üzerindeki 4 yıldızı hemen kaldırır, onun yerine bir UEFA Kupası bir de Süper Kupa koyardım.

        Sıkıysa “Biz onu da kazanmıştık eskiden” diyerek başkaları da koysun.

        NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

        NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?
        0:00 / 0:00

        Günah keçilerinin bir de sahibi olduğunu unutmadığımız zaman.

        Diğer Yazılar