Tatbikat değil rezalet
Dün akşam Türkiye'de ciddi bir komedi vardı.
Hayatımda gördüğüm en komik sözde tatbikat.
AFAD'ın deprem tatbikatı.
Günler öncesinden cumartesi akşam saat 18.57'de deprem tatbikatı yapılacağı duyuruldu.
Ama son derece programsız, organizasyondan uzak bir tatbikat olduğu başından belli idi.
Ciddi bir tatbikatta 18.57'de alarmlar çalar, mesajlar gelir, en kısa süre içinde de deprem toplanma alanlarında toplanılır, bu arada AFAD, itfaiye ve cankurtaran servislerini alarma geçirir, bunlar sözde yangın ve yıkılan binalara harekete geçer, kurtarma ekipleri hemen organize olup AFAD'ın haber verdiği adreslerin önünde buluşur falan.
Bunların hiçbiri olmadı. Çünkü muhtemelen deprem toplanma alanları imara açılıp yok edildiği için bunun ortaya çıkmasını istemediler. Ama zaten tatbikatın gerisi de rezaletti.
Biz 7 mektep arkadaşı bir lokantada idik o saatte.
Tatbikat saati öncesi "Biz burada bir masanın, tezgahın arsasına sığınmış gibi yaparız da, acaba Fenerbahçe maçında statta olanlar tatbikatı nasıl yapacak" falan diye konuşuyorduk.
Sonra saat 18.57 oldu.
Ne bir mesaj, ne bir alarm.
Tık yok.
Sonra masadaki 7 kişinin 7'sine de ayrı ayrı saatlerde, hemen hemen 1,5-2 saat farkla mesajlar gelmeye başladı.
Bana mesaj saat 20.19 gibi geldi, ekranda belirdi. Açmaya çalışırken yok oldu.
Bulunduğumuz lokantadaki herkes aynı durumda idi.
Herkese farklı saatlerde mesaj gelmişti.
Aynı yeri farklı saatlerde vuran ilginç bir fay hattı vardı AFAD'ın.
Ve kimse de ne yapacağını bilmiyordu.
Boş, saçma sapan bir tatbikat oldu. Tam bir dostlar tatbikatta görsün durumu.
Şunu anladık ki, saati belli bir sözde tatbikatı dahi beceremeyen bir sistemle depremi bekliyoruz.
Allah hepinizin yardımcısı olsun diyeceğim.
Çünkü belli ki işimiz Allah'a bırakılmış.