Erzik'e rağmen zafer sayılır
TÜRKİYE, 2016 Avrupa Şampiyonası Finalleri'ne ev sahipliği yapma şansını tek bir oy farkla kaybetti.
Kazanan Fransa. UEFA Başkanı Platini'nin Fransa'sı.
Fransa'ya karşı tek oyla kaybetmek bence başarı.
Bu başarının arkasında Futbol Federasyonu var. Yaptığı işlerin çoğunu eleştirdiğim
Türkiye Futbol Federasyonu.
Bu iş için aylardır büyük bir çaba gösterdiler.
Herhalde birkaç yüz bin kilometre yol kat ettiler.
Oy kullanacak bütün ülkelerin federasyonlarını ziyaret ettiler.
Lobi yaptılar.
Oylamada etkili olabilecek herkesi harekete geçirdiler.
Öyle ki, bu sayede (bana gelen bilgiye göre) Kıbrıs Rum Kesimi'nin bile oyunu Türkiye lehine atmasını sağladılar.
Paralarını, dostluklarını, ilişkilerini kullandılar.
Herkesi harekete geçirdiler.
Ama Türk Futbol Federasyonu'nun harekete geçiremediği, Türkiye lehine lobi yapmasını sağlayamadığı tek bir kişi vardı.
Kimdi o biliyor musunuz?
Şenes Erzik.
UEFA Başkanı Michel Platini ile iyi geçinmek, Platini'yi kızdırmamak için Türkiye'nin bu konuda verdiği uğraşlara kayıtsız kaldı.
Parmağını bile kıpırdatmadı.
Çünkü UEFA'daki görevini sürdürmek için Türkiye'ye, Türk Futbol Federasyonu'na ihtiyacı yok.
Ama Michel Platini'ye ihtiyacı var.
O yüzden de Platini, Avrupa finallerini Fransa'ya kazandırmak için canhıraş bir şekilde çalışırken, Erzik Türkiye için hiçbir şey yapmadı.
Bunu bizim Futbol Federasyonu yöneticileri de biliyor, finalleri Türkiye'ye getirebilmek için büyük çaba sarf eden komitenin üyeleri de.
Ama nezaketlerinden dolayı söyleyemiyorlar.
Ancak bu Erzik'in, "tarafsızlık" adına Türkiye'ye yaptığı ilk haksızlık olmadığı için bunu haykırmak istiyorum.
Sakın yanlış anlamayın, Şenes Erzik'i yıllardır tanır, severim.
Ama bu, Türkiye'ye karşı yaptığı ayıbı söylememe engel değil.
Ülkesi için çalışmayacaksa, oradaki koltuğu işgal etmesinin bir alamı yok.
Artık bıraksın.
Belki yerine bir Türkiye sevdalısı gelir.
Türk düşmanına konser
TÜRK’ün Türk’e yaptığı ayıplar UEFA’yla, Şenes Erzik’le sınırlı değil ki!
Biz bir garip ülkeyiz, bir garip milletiz.
Bize kötülük yapanı daha çok seviyoruz.
Bu yıl İKSV, Türkiye’ye getireceği uluslararası sanatçılar arasına çok önemli bir ismi kattı.
Yunan şarkıcı George Dalaras. George Dalaras’ın sanatçı olarak büyüklüğüne, önemine birşey deme hakkına sahip değilim.
Ancak bildiğim bir başka şey, Dalaras’ın “azılı bir Türk ve Türkiye düşmanı” olduğu.
Annesi İzmirli bir Rum olan Dalaras, yıllardır bitmek tükenmek bilmeyen bir kinle Türkiye aleyhine yapılan her kampanyanın içinde yer aldı.
Öcalan’ın Suriye’den çıktığı dönemde Atina’da yapılan “Öcalan’a özgürlük” yürüyüşlerinin en önünde yer alan, neredeyse bu işinsözcülüğünü üstlenen isim
Dalaras’tı.
Kıbrıs Rum Kesimi’nde “Türk Ordusu adayı terk et” gösterilerine, yoğun programına rağmen katılmaktan çekinmemişti.
Fransa’da verdiği bir konserde Karadeniz horon ekibini sahneye çıkarıp, bunun bir Rum oyunu olduğunu, Türklerin bu toprakları işgal edip bu oyunu da kendilerine mal ettiğini söylemişti. Anlayacağınız, Dalaras’ın Türkiyekarşıtlığı dosyası hayli kabarık.
Zaten bu yüzden yıllar önce İstanbul’da bir konser vermek istemiş, Patrik’in ricası üzerine kimseye verilmeyen Rumelihisarı Dalaras’a tahsis edilmiş, ancak son anda aklı başında kişilerin devreye girmesiyle Dalaras bu konseri gerçekleştirememişti.
O zaman Türkiye’de konser veremeyen Türk düşmanı Dalaras, Türkiye’ye geliyor.
İKSV bunu nasıl yapıyor bilmiyorum ama herhalde Dalaras’ın sabıka dosyasını bilmiyor.
Serdar Turgut da burada
GAZETENİZ HABERTÜRK’ün yazar kadrosuna “eski bir dostum” daha katıldı.
Uzun yıllar Hürriyet’te birlikte çalıştığımız, hatta bir dönem aynı sütunu paylaştığımız Serdar Turgut artık bizimle birlikte.
Türk basınında en modern mizah yazılarını yazan, bunun içine derin birikimini koyabilen, genelde mizahı tercih etmesine rağmen zaman zaman siyasette mihenk taşı olacak saptamaları yazabilen Serdar, HABERTÜRK’e katıldı.
Serdar Turgut haftada altı gün HABERTÜRK’te, çarşamba ve cumartesi günü ise kendi isteğiyle “Biraz da kadınlara yazmak istiyorum” diyerek HT Magazin’de yazacak. Her hafta 8 yazıyla sizlerle buluşacak.
Sizlerin Serdar Turgut’un aramıza katılmasından çok hoşnut olacağınızı tahmin edebiliyorum.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Yaptığımız her işte kendimizden çok ülkemizi temsil ettiğimizi unutmadığımız zaman.