Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BERN Büyükelçiliği Basın Ataşesi Hacı Mehmet Gani, hakkındaki iddialara ilişkin yazılı bir yanıt vermiş dün.

        Suçlamalara çeşitli yanıtlar veriyor.

        Yanıtta her şey var ama 12.000 Amerikan Doları olduğu söylenen maaşıyla ilgili bir şey yok.

        Büyükelçilerin 8 bin dolar civarında bir maaş aldığı yerde basın ataşesinin 12.000 dolar alması hayli ilginç.

        Ama ben oraya takılmadım.

        Hacı Mehmet Gani Beyefendi, TÖMER'de 9 ay kurs alarak İngilizce öğrenmesinin mümkün olmadığı yolundaki eleştirilere yanıt verirken aynen şöyle yazıyor açıklamasında:

        "Hacı Mehmet GANİ 01.10.2008, 23.06.2009 tarihleri arasında 9 (dokuz) ay Ankara TÖMER Dil Eğitim Merkezine İngilizce kursuna gitmiş ve mezun olmuştur. Eğer bu kurslar 9 ayda sadece 'Have Are You' 'nasılsınız' hitabını öğretiyorsa söyleyecek başka bir söze gerek yoktur."

        Bence de bu açıklamadan sonra başka söze hacet yok.

        İlköğretim düzeyinde İngilizce bilenlerin bile yazmakta sıkıntı çekmeyeceği "How are you" cümlesini "Have are you" olarak yazan basın ataşesinin bu yabancı dil bilgisiyle İsviçre medyasını fethedeceğinden ve Türkiye'yi layıkıyla temsil edeceğinden artık hiçbirimizin kuşkusu kalmamıştır.

        Bu İngilizce'ye 12.000 dolar az bile...

        Diyanet: Türkiye'deki maaşıyla geçici görevli

        DÜN milletvekili Oktay Ekşi'nin verdiği "İnanması güç" soru önergesi ve ona verilen "İnanması daha da güç" yanıtı yazdım okuduysanız.

        Yabancı dil bilmeyen basın ataşesinin 12 bin dolar maaşla Bern Büyükelçiliği'ne atanmasını, dil bilmeyen müşavire 3000 İsviçre Frangı maaşla tercüman tutulmasını ve eşinin de "din görevlisi" sıfatıyla aynı elçiliğe tayin edilmesini...

        Oktay Ekşi'ye ilgili bakanlıktan verilen yanıtta din işleri görevlisi olarak tanınan Öznur Gani ile ilgili bir bilgi verilmemişti ve "Bunu Diyanet İşleri Başkanlığı bilir" denilmişti.

        Yazım üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan Başkan Yardımcısı Prof. Mehmet Emin Özavşar aradı.

        Oktay Ekşi'ye verilmeyen yanıtı vermek üzere.

        Doğruyu söylemek gerekirse, en açık yanıt da onlardan geldi.

        Prof. Özavşar, "Özlem Gani ile ilgili soru önergesinde yer alan bilgiler doğru değil. Bize sorulsaydı doğrusunu iletirdik" dedikten sonra durumu anlattı:

        "Öznür Gani'nin örgün eğitimden yararlanmadığı ve imam hatip lisesi veya ilahiyat fakültesi mezunu olmadığı, hatta üniversite mezunu bile olmadığı bilgisi doğru değil. Kendisi 2 yıllık İlahiyat Yüksekokulu mezunudur ve kadrolarımızda Kuran kursu yöneticisi olarak yer almaktadır. Eşinin Bern Büyükelçiliği'mize tayini sonrasında kendi de bizden tayin talebinde bulunmuş ve bu talep doğrultusunda Bern Büyükelçiliği'mize din görevlisi olarak geçici görevle atanmıştır. Görev süresi 1 yıldır. Bu göreve atanmasıyla ilgili olarak Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ek bir ödeme yapılması da söz konusu değildir. Türkiye'de aldığı maaş ne ise aynen devam etmektedir. Yurtdışı görev nedeniyle ekstra bir ödeme yapılmamaktadır."

        Ben de kendisine teşekkür ettim.

        Galatasaray'ın şansı Arena'nın zemininde

        GALATASARAY'da Fatih Terim'in şansından söz edilir hep.

        Başarılarının şansa bağlı olduğunu açıkça söylememenin başka yoludur.

        Neredeyse UEFA Kupası'nı bile şansa aldığı fısıldanır.

        Kimse de "Yahu ne şansı, Galatasaray UEFA Kupası'nı alırken Avrupa'nın futbol ülkelerinin temsilcilerini yendi. Önce İtalya, sonra Almanya, sonra İspanya, sonra da iki kez İngiltere temsilcilerine karşı oynadı, yenilgisiz şampiyon oldu" demez.

        Galatasaray'ın UEFA Kupası yolunda önce Bologna'yı, sonra B.Dortmund'u, ardından Real Mallorca'yı, daha sonra Leeds United'ı ve en sonunda da Arsenal'ı yenerek şampiyon olduğunu kimse söylemez.

        Eğer UEFA Kupası'nı şansa almak buysa hadi herkes buyursun alsın.

        Şampiyonlar Ligi çeyrek finaline çıkan sarı kırmızılıların Malaga veya Juventus'u çekerek yoluna devam edeceği ve bunun da Terim'in "balı" olduğu konuşuluyordu hep.

        Sanki Malaga ve Juventus dandik takımlarmış gibi.

        Elbette bu iki takım diğerlerine oranla biraz daha "olabilir" hissi veriyorsa da kolay olmadıkları kesin.

        Ama umulan olmadı ve Galatasaray'a kuradan çok büyük bir takım çıktı.

        Real Madrid.

        Galatasaray, Real Madrid'i geçer mi, geçmez mi bilemem.

        Büyük ihtimalle Mourinho da sonuçtan emin değildir.

        Futbol bu, her şey mümkün.

        Ama kolay olmayacağı kesin.

        Real Madrid'le oynadığımız son 3 maçın 2'sini Galatasaray kazanmış.

        Yani olur mu olur.

        Ben bu sefer TT Arena'nın berbat zeminin ilk kez Galatasaray'ın işine yarayabileceğini düşünüyorum.

        Galatasaray eğer Madrid'den iyi bir sonuçla dönmeyi başarırsa, Arena'nın zemini Real Madrid'in işini daha çok bozacaktır.

        Galatasaray'a oranla daha teknik bir takım olan Real'in bu zeminde çok zorlanacağını ve zeminin Galatasaray'a avantaj sağlayacağını düşünüyorum.

        NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

        Şansın çok çalışanların ve aklını kullananların yanında olduğunu anladığımız zaman.

        Diğer Yazılar