Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Uzun yıllardır, iyi bir Bekir Coşkun okuyusu idim.

        Başkasını bilmem ama, ben yazısını okuyamadığım gün, uyuyamazdım.

        Bir Bekir Coşkun klasörüm vardı. Yazılarını keser, oraya yerleştirirdim. Hürriyet'in son zamanları, yani Emin Çölaşan'ın oradan ayrılması ile, birisi gemide kalmalı, diyerek orada kalmıştı.

        Nedense, adını koymamıştım ama, içimdeki sevmemişti.

        Açıklamayı, hiç açıklama olmasa daha iyiydi sanki... Kalbimden bir çıt sesi çıkmıştı... Yanlış anlamayın onlar kalemdaş, aynı muhalif otobüsünün yolcuları, ikisi beraber yolculuk yapmalı, ya da ikisi de beraber, aynı durakta inmeli demiyorum. O kadar salak değilim. Kimsenin arkadaşı için savaş yapmadığının farkındayım. Yapması gerekir mi orada da şüphedeyim. Otobüsten kim inerse o yalnızdır, bunu bilirim.

        Daha sonra, Bekir Bey bizim gazeteye geldi. Tam da o sıralarda, benim onunla arkadaşlığım sıkıntıya girdiği dönemdi. Yıllar geçiyor ben değişiyorum, hayattan anladıklarım var. Dahası hayattan beklentilerim var, hayata umutla, ümitle bakmak istiyorum. Mutlu bir kadın olarak, mutlu bir anne olarak yaşamak istiyorum. Aynı yere mi bakamıyoruz acaba

        diyorum. Hey Allahım, gençliğimin yazarı, dünya tatlısı adam, kötümser, hem de çok.Her gün yazı yazıyor, her şey feci,her şey berbat, ben öyle görmek istemiyorum, öyle hissetmek istemiyorum...

        Hiç mi iyi bir şey yok, nolur...

        Boğuluyorum.

        Dedim.

        Ve mutlu ruhum ayrıldı...

        Mutlu ve huzurlu yaşamak isteyen ruhum.

        Son olarak.

        Orman yangını var, yanıyoruz dedi.

        Yapma dedim...

        Yine, nolur.

        Onu...

        Cunda'da, mutlu ve huzurlu yaşarken görmek istiyorum.

        Geleceğe huzurla bakmasını istiyorum.

        Neşeli bir hayatı olsun istiyorum.

        Hayat güzel.

        Mutlu yaşamaya değer.

        İnanın.

        Diğer Yazılar