İçtensiz açıklamalar
Beyazıt Öztürk ve sevgilisi Tanem ayrılmışlar.
Tamam, ne var bunda?
Tanem'in açıklamalarını okumasaydım, hiç ilgilenmeyecektim, tek satır yazmayacaktım, inanın.
Tanem, ayrılmışsınız ne hissediyorsunuz sorusuna ne demiş;
Gayet iyi hissediyorum. Çünkü ömür boyu yanımda .Ondan hiçbir tereddütüm yok. Birlikteliğimiz ne kadar temiz ve saygılı başladıysa, o kadar temiz ve saygılı bitti demiş.
İlişkinizin bitme nedeni ne diye sorulunca, ne demiş;
Dosluğumuza kıyamadık demiş.
Üzerimizde baskı vardı demiş, miş miş miş....
İnanın bana, hayatımda bundan daha içtensizce bir açıklama görmedim.
Hiç açıklama yapmasa daha iyi.
Neyse.
Ben bu açıklamadan ne anladığımı size yazayım dedim.
Türkçe'ye tercüme edeyim dedim.
Kendimi gayet kötü hissediyorum. Böyle hissetmem çok normal ve insani, hatta çok kadınsı bir durum. Her gün saatlerce ağlıyorum. Gözyaşlarım sel olur, küçük bir dere olur. Evdeki duvarlara, dağlara taşlara, şişmiş gözlerimle bakarım, gözgöze gelirim.
Yine ağlarım.
Ağlarken, yine yeni baştan ağlarım.
Birlikteliğimiz heyecan içinde başladı... Öyle bir aşk ki, bütün ülkenin gözü üzerimizde. Hemen elele çıktık ortaya. Yaz geldi tabii. Aynı evi paylaşmak için çok erkendi, ama olsun çok heyecanlıydım. Düşünsenize adam Beyazıt Öztürk... Bu ülkenin en popüler, en yakışıklı adamı, Beyazıt'la berabersiniz.
Günler günleri kovaladı, derken 4 ay geçti.
Adamın ağzında evlilik yok.
Çok uzak sanki.
Bu adam hiç evlenmez sanki.
İlişki var gibi, ama bundan sonra ne olur belli değil gibi.
En iyisi anlamak, ben de anladım...
Bu adam evlenmeyecek.
Ve ayrılmak istiyor benden.
Bu adam.
Üzerimde çok baskı var canım. Sağlıklı karar alamıyorum, ne olur ayrılalım.
Adına da kıyamadık koyalım.
Diyor.
Ama ama ama...... Ben evlenmek istiyordum.
Her kadın ne ister?
Her kadın evlenmek ister.
Her kadın ne istemez?
Seviştiği adamla, ömür boyu dost kalmak istemez.
Dostlukmuş.
Kıyarım ben böyle dostluğun içine...