Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Küresel krizin başladığından bu yana çıkışın nasıl olacağı konusundaki yaklaşımlar tam bir alfabe çorbasına dönüştü. V'ler, U'lar, W'lar, L'ler ve kancalar lezzetsiz bir çorba kıvamında dünya kamuoyuna sunuldu. Halen çorbanın içinde en çok V'ler ve W'lar var. Gündemde bu tür çıkışlar tartışılıyor. Ayrıca bunları bir de renklendirmişler. V şeklinde çıkışın gerçekleşeceğine inananlara "yeşilciler" ya da "yeşil çimen görenler" deniyor. Bunlar "iş bitti" demeseler bile yılın üçüncü çeyreğinde resesyondan çıkışın başlayacağını ve durumun giderek iyileşeceğini söylüyorlar. W'yu savunanlara ise sancılar deniyor. Otlar yeşillenip sarardıktan sonra krizin resesyon tarafının sonlanacağını savunuyorlar ve yakında piyasalarda bir çöküş daha bekliyorlar. Nouriel Roubini bu safta yer alıyor. Buna karşı cılız da olsa sesleri çıkan L'ciler var. Renkleri siyah. ABD'de krizin on yıl daha süreceğine inanıyorlar. Örnek olarak Japonya'yı gösteriyorlar. Gri renkte U çıkışı savunanlar ise yaprak dökümünü bekliyorlar. Yere düşen yapraklar temizlendikten sonra çıkışın başlayabileceği görüşündeler. Karamsarlıkları orta şiddette. Sonunda kimin kazanacağı ise merak konusu. Ancak kesin olan bir şey var ki o da kazananın "ben dememiştim" diyerek prim yapacağı. Nasıl kriz öncesi sabahtan akşama kadar "kriz çıkacak" diye haykıranlar kriz sonrasında bu rantı topladılarsa, şimdi de aynı tekrar edecek.

        IMF'ye göre yeni haber yok

        IMF Birinci Başkan Yardımcısı John Lipsky, Bodrum'da Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile görüştükten sonra piyasalar yeniden umutlanmışlardı. IMF ile anlaşma oluyor diye coşup dünya piyasalarından kopmuşlardı. Her ne kadar Lipsky ser verip sır vermediyse de, geçen hafta IMF Dış İlişkiler Direktörü Caroline Atkinson yaptığı basın toplantısında Türkiye ile ilişkiler konusunda sorulan bir soru üzerine ilginç şeyler söyledi. Yeni bir haberin olmadığını vurgulayan Atkinson, "Eskiden olduğu gibi görüşmeler devam ediyor. Türkiye için gerekli ekonomik önlemlerin neler olduğu konusunda geniş bir yakınsama var. Bu önlemlerin IMF programı olsun ya da olmasın alınmaları gerekiyor" yorumunu yaptı. Özetle, durumda bir değişiklik, ilerleme ya da yeni bir haber yok. Kararlaştırılmış önlemler var. Bunun hükümetçe alınmasını bekliyorlar. Hükümetin de bu önlemleri almaya niyeti yok. Ancak IMF sözcüsü abanın altından sopayı gösteriyor. IMF anlaşması olmasa bile bu önlemler alınmazsa durumun hiç de iyiye gitmeyeceği sinyalini veriyor. IMF'nin bu yaklaşımı diğer uluslararası bazı kurumlarda da yankı bulmuştu. "Türkiye kumar oynuyor ya da oynamaya teşvik ediliyor" şeklinde demeçlere geçmişte rastlamıştık. Bizler alınması gereken önlemlerin neler olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Hükümet bir iyilik yapsa da "IMF bunları istiyor" diye listeyi kamuoyu ile paylaşsa hepimize yararı olur düşüncesindeyim. Nasıl olsa anlaşmanın "sıkışma olmadan" gerçekleşme olasılığı zayıf. Hiç yoksa önlemlerin doğru ya da uygun olup olmadığını Türk ekonomistleri ve piyasalar kendi aralarında tartışma fırsatını bulurlar.

        Diğer Yazılar