Küresel krizden bu yana Petrol İhraç Eden Ülkeler (OPEC) tarafından yapılan petrol satışları düşüyor. Bu sürpriz değil.

Bu düşüşlerin 3 kaynağı oldu: Alternatif enerjilerin kullanımı, alternatif petrolün piyasaya sürülmüş olması ve talepteki erozyon.

OPEC bu sıkıntıları aşmak için petrol arzını kısma yoluna gitti. Ne var ki; OPEC üyelerinin çabalarını boşa düşürmemek için birlik dışından ülkelerin de desteğine ihtiyaçları vardı. Rusya’nın ikna edilmesi ile OPEC+ grubu böylece kuruldu.

OPEC+ kurulduğundan bu yana devreden arz kesintileri ile fiyatların üstündeki baskıyı kırmaya çalıştı. Ülkeler daha düşük üretime söz veriyorlar ancak fiyatların suni olarak yükselişi ile mallarının kıymetini koruyorlardı. Böylelikle gelirleri aynı ya da fazla oluyordu. Mart sonuna kadar devam eden 1,4 milyon varillik anlaşma da işte bunlardan biriydi.

Gel gelelim, son arz kısıntısını devam ettirme iradesine Ruslar eşlik etmediler. Suudların buna yanıtı devlet petrol şirketi Aramco üstünden üretim kotasını en az 1-2 milyon varil artırmak ve fiyatları kimi bölgelerde 10 dolara kadar kırmak oldu. Böylece koronavirüsün esir aldığı gündemin yeni sahibi ‘petrol fiyatı savaşı’ oldu.

Böylelikle gündemi belirleyen ve suyun akışını yöneten Rusya haline geldi. Hem de global ölçekte. Bölgesel güç, küresel etki yaptı!

*

Rusya neden OPEC+ iş birliğini bozmuş olabilir?

Sanırım cevap gurur ve mantık. Gurur, çünkü tam Almanya’ya özel inşa edilen Kuzey Akım II projesini tamamlamak üzereyken ABD yaptırım gücünü kullanarak boru döşeyen şirketi tehdit etti. Proje durdu.

Mantık, çünkü bunca katlanılan üretim kesintisinden ABD’li üreticiler hiçbir şey feda etmeden faydalanıyorlar. Artık Rusların zarar edip Amerikalıların bundan faydalanması canlarına tak etmiş olmalı. Ortamı da uygun bulunca belki de birçok kaya petrolü üreticisini batırma planı devreye girdi.

Orta Doğu’da devamlı ABD politikalarına destek atan Suud Prens’in tutumu da Putin’i bir hamle yapmaya itmiş olabilir. Çünkü önce kimin göz kırpacağı konusunda Putin emin.

Herkes biliyor ki Suudi milli petrol şirketi Aramco’nun petrol çıkarma maliyeti tek hanede. Ancak herkesin bilmediği şey Suudi Arabistan bütçesi. Gelirlerinin önemli bölümü petrol olunca maliyetin düşük olması yetmiyor. Denk bütçe için bir başa baş noktasını tutturmak gerekiyor. Rusya çok daha rahat görünüyor.

Bu grafiklerden çıkan bir başka sonuç ise döviz zengini Suudların sabit kur rejimi ile zorlanacakları. Ruslar çoktan dalgalı kura geçtiler. Bu, piyasanın şokları emme kapasitesini ciddi şekilde artırıyor. Arabistan ise kuru sabit tutmak için devamlı rezerv yakmak ve döviz satmak zorunda kalacak.

Dayanabilirler mi? Sanırım uzun süre için evet. Ama sonsuza kadar değil.

Asıl problem ise petrol üreten diğer ülkeler. Mesela İran. ABD ambargosu, korona derken şimdi de fiyat şoku. Kaçınılmaz olarak IMF’den 5 milyar dolar tıbbi ihtiyaçlar için yardım istediler. Diğerleri için de sorunlar büyüyecektir. 

*

Son olarak, bu işlerden faydalanacakları saymamız gerekiyor. Örneğin Türkiye, Hindistan. Doğaldır ki hem cari dengemiz hem enflasyonumuz için düşük enerji fiyatları iyidir. Ne var ki teori böyle durumlarda gerçeğe yaklaşamaz. Çünkü fiyat düşüşleri bir paket halinde gelir. Finansal sıkılaşma, sermaye akımlarının azalması ve ticaretin yavaşlaması ile beraber.

Bu sebeple herkes ağlarken gülemeyiz.

Bir diğer konu da alternatif enerji kanallarıdır. Karbon bazlı enerjinin fiyatı sıfıra giderken onunla yarışmak zor olur. Bu yüzden kalıcı fiyat düşüşleri yeni projeleri finanse edilemez hale getirebilir. Petrol şirketleri ve kimi yenilenebilir enerji şirketlerinin temerrüde düşmeleri bu fiyatlarla kaçınılmaz olur.

Düşük petrol fiyatları belli ki bir süre daha bizle beraber. İyi haber bu. Kötü haber ise kimseye faydası yok…

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!