Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Salgın hastalıkta ne yazık ki kaçınılmaz olan faza gelmiş bulunuyoruz: İkinci dalga.

Avrupa ve Amerika’da vakalar artarken hastalığın coğrafi yayılımı da sürüyor. Avrupa’da nüfusa oranla vaka sayısı ilk kez ABD’yi geride bırakmış durumda.

Böylesi bir ahval içinde bulaş riskini azaltacak önlemler mecburi. Alınmaya da başlandı zaten bu önlemler.

Almanya’da rekor vaka sayısı, Fransa’da çift haneli binler sayılırken mecbur kalındı. Ancak hiç kimse önceki kadar sert önlemler almıyor. Alamıyor. Yine de farklı şekillerde hemen her Avrupa ülkesinde ekonomik faaliyete en az zarar verecek şekilde adımlar atılıyor.

Gel gelelim birçok ülkede o kadar ikircikli politika izlendi ki şimdi halkın tepkileri kestirilemez boyutta. Maske karşıtlarından önlem düşmanlarına, her şeyin bir komplo olduğunu düşünenlerden en azılı uç teorisyenlere kadar her motif mevcut.

İngiltere’de sürü bağışıklığı denenip sonra insanlar evlere hapsedildi. Fransa’da maçlara seyirci alındı. Günlük vaka sayıları 23 bine dayanınca şimdi akşamları sokağa çıkma yasağı ilan edilmeye çalışılıyor.

Bunun adına infodemi deniyor. Bir nevi bilgi salgını. Yanlış bilgilerin dolaşıma sokulmasından ya da yanlış uygulamalar sonunda bilginin sahiliğini kaybetmesinden yola çıkarak bir manada bilgi hastalığı.

Bilgi salgınının olduğu yerde bütünü yönetmek epeyce güç olacak. Oysa şimdi aşıya ramak kalmışken en dikkatli ve ölçülü olunması gereken yerdeyiz. Belki de bu yönlendirme zafiyeti sebebiyle ekonomiler daha fazla zarar görecek. Aynen insan sağlığının zarar gördüğü gibi.

Raporlama standardında zorlanan ve halkta karışık duygular yaratan ülkemiz için de en zorlu konulardan biri bu olacak.

V tipi toparlanma yaşayan Avrupa ve çevre ekonomiler zaten eylül ayında hafif bir sendeleme görmüşlerdi. Şimdi ekimin ikinci yarısında ve yılın kalanında hizmet sektörü öncülüğünde bu eğilim güçlenecek.

Ekonomik faaliyet ve piyasa fiyatlaması olarak martta yaşadığımız dibi görmeyi beklemiyoruz elbette ancak işler havaların soğuması ile biraz daha çetin hale gelecek.

Neden işler mart ayındaki kadar kötü olmayacak?

Nedeni basit. Bu kez hazırlıklıyız. Maske kullanımından tedavi yöntemlerine, test kapasitesinden halkın bilinç seviyesine kadar her şey farklı.

Peki en çok kimler etkilenecek?

Bunun için mart civarına yeniden göz atmak gerekir. En çok gelirleri düşenler tahminen yine benzer şekilde zorlanacaklar. Hizmet sektörü, turizm... Bu kez ihracat daha az zarar görecek çünkü ticaret yapmayı kolaylaştırmak için epeyce önlem alınıyor. Ancak yine de kolay olmayacak. İhracatçı bunu bilmeli.

Sanayi ve üretim kesimi yine göreceli olarak az etkilenecek. Ancak onlar da kendi içinde ayrışacak. Bakın nisan ayından bir grafik paylaşıyorum. En düşük ve en yüksek kapasite ile çalışanlar kimlermiş görelim. Tahminen, mevsimsellikten uzak sektörlerde tarih tekerrür edecek.

Sinema, lokanta, daha geniş anlamda yeme & içme ve eğlencede sorunlu zamanlar geri gelecek. Taşıma, konaklama gibi sektörlerde de yeniden kötüsüne hazırlanmak gerekiyor.

En azından bir süre. Aşı gelene kadar...

Son olarak, krizin öğrettiklerinden biri de aynen yukarıda vurguladığım gibi doğru iletişim ve dümdüz bir yolda yürümek. İsveç hastalığı önlemenin bir yolu olmadığını düşündü ve düşük de nüfusuna güvenerek hemen hiçbir önlem almadı. Tüm dünyada infial oldu.

Bugün sayılar ve oranlar nasıl dersiniz?

Nüfusa göre ölüm sayılarında İngiltere’den çok daha iyiler. AB ile pek bir farkları yok. Üstelik ekonomik olarak daha az sarsıldılar. Salgını ekonomik olarak çok daha rahat atlatıyorlar AB’ye göre. Birçok AB ülkesi ikinci çeyrekte çift haneli daralırken İsveç ekonomisi %8,6 daraldı (İspanya %22, Fransa %19, İtalya %17, Portekiz %16 daraldı vs...).

Diğer yandan, doğruları yapan Danimarka ve Finlandiya’ya göre ise sağlıkta kötü durumdalar. Bunu da eklemek doğru bir çerçeve verecektir.

Sanırım ilkbaharda bir kez daha kontrol etmek gerekecek. Ancak bence mesaj açık. İnfodemi olacağına yanlış da olsa bir stratejiniz olsun. İsveç bunun kanıtı.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00