Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Çin, ocak ayında korona virüsü ilk kez raporlayıp tüm dünyadan önce önlemler almak zorunda kalmıştı. Bu sebeple ilk çeyrekte Çin’de büyüme verileri negatif açıklandı. Devamında ise ekonomik faaliyette ‘V’ tipi bir toparlanma izledik.

Son açıklanan 3. Çeyrek verileri ile toparlanmanın sürdüğünü gördük. Çin’de milli hasıla 2020’nin 3. Çeyreğinde yıldan yıla yüzde 4.9 artış kaydetti. İlk çeyrekte yüzde 6.8’lik daralma yaşanmıştı. Bunu ikinci çeyrekte yüzde 3.2’lik toparlanma takip etti.

Bu çeyrek için piyasadaki büyüme beklentisi, açıklananın bir parça üstündeydi: Yüzde 5.5. Ne var ki veri tahmin etmenin güçlüğü beklentileri, realiteden daha kuvvetli kılmış olabilir.

Büyüme hangi kanallardan geldi? Neden beklentinin altında kaldı? Bunları inceleyelim.

Her şeyden önce tüm dünyada olduğu gibi hizmetler sektörünün üretime göre zayıf kalması durumu Çin için de geçerli. Üretim çok daha az kesintiye uğradı. Oysa morale, dışarıda gezmeye ve gelir sürekliliğine bağlı olan hizmetler sektörü için durum farklı.

Sanayi üretimi son çeyrekte momentumunu korurken, yıllık artış hızı yüzde 5.6’dan yüzde 6.9’a hızlanmış durumda. Sabit sermaye yatırımlarında hız korunurken, perakende satışlarda ise yıllık artış yüzde 1.6’dan yüzde 3.3’e hızlandı.

Arsa satışları ve konut satışlarında, altyapı yatırımlarının aksine bir yavaşlama okunuyor verilerde. İşsizlik her ne kadar ankette 0.2 puan kadar düşüp yüzde 5.4’e gerilemiş olsa da satışlarda ‘intikam alımlarından’ ve biriken talepten sonra bir makulleşme okunuyor.

Bu verilerden sonra yıl sonunda yıllık büyümenin yüzde 2’ye yavaşlayacağı konsensüsü oluşmuş durumda.

Virüsle ilk yüzleşen konumundaki ülke aynı zamanda en sert tedbirleri alan, vatandaş takip sistemleri ile (Biraz distopik de olsa) filyasyonu sıkı uygulayan ve yüksek test oranlarına çıkan nadir yönetimlerden. Bu sebepler hastalığın ekonomik etkilerini azaltmak için etken. Diğer yandan, ekonomik yavaşlama döngüsünün dünya ile çakışmaması da avantaj oldu denebilir.

İşin kemiyeti bu. Gelelim keyfiyete.

Yani verilerin içeriğine ve diğer bir anlamı ile Çin’in verdiği ve vereceği kararların niteliğine.

Çin’de günlük vakanın rapor edilmediği eyaletler oluyor. 1,4 milyar nüfusa sahip ülkede günlük vaka sayısı 15’i bulmazken, ülkede toplam vaka sayısı şu an 250 civarında. Bu sebeple ikinci dalgadan nispeten korunaklılar. Elbette dış dünyada olanlar sebebi ile ihracat etkileyecek ancak bu zaten Çin’i verdiği bir kararda destekler nitelikte.

Bu da iç talebe dönme ve mümkün olduğunca ithalat ikamesi kararıdır. Onlar bunu dual circulation / ikili dolaşım diye anıyor olsalar da mesele iç tüketimi artırabilmekten ibaret*. Bu strateji için ekim ayındaki önemli ‘Parti’ toplantıları bekleniyor.

Aynı zamanda yeşil devrim** için de gelecek haberlere kulak kabartacağız. Bu iki politika tercihi Çin’in önümüzdeki en az 10 yılına iyi ya da kötü anlamda damga vuracak.

Kısa vadede ise toparlanmanın hızından tahminen memnun olan Parti yönetimi faizlere ve diğer alet çantasına el atmadan bu dönemi geçirmek peşinde olacak. Bir diğer önemli nokta ise ABD seçimleri. Seçim sonrasında teknolojiye kayan ticaret savaşlarının gideceği yön, Komünist Parti yönetiminin planını belirlemesinde etkin olacak.

* Bunun ne kadar mümkün olduğunu şurada tartışmıştım: https://www.haberturk.com/yazarlar/gokhan-sen/2806637-cin-ekonomisinde-onemli-degisiklikler-kapida

** https://www.haberturk.com/yazarlar/gokhan-sen/2825119-2060-ta-kizil-cin-yesil-olacak

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00