Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

RCEP (Regional Comprehensive Economic Partnership) -Asya Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklığı- anlaşması Pazar günü imzalanarak yürürlüğe girdi. 15 Asyalı ülkenin imzasıyla yürürlüğe giren anlaşma dünyanın en büyüğü olma özelliğini taşıyor.

RCEP (REGIONAL COMPREHENSIVE ECONOMIC PARTNERSHIP) ÜYELERİ

NÜFUS (Milyon

GSYİH (Milyar $)

NÜFUS (Milyon

GSYİH ($)

AVUSTRALYA

25,5

1.392,7

LAOS

7,4

17,9

BRUNEİ

0,5

31,6

MALEZYA

31,5

364,7

Y.ZELANDA

5,1

206,9

MYANMAR

53,7

71,2

KAMBOÇYA

16,7

24,5

FİLİPİNLER

109,2

376,8

ÇİN

1.400,0

14.342,9

SİNGAPUR

5,7

372,1

ENDONEZYA

271,1

1.119,2

G.KORE

51,8

1.642,4

JAPONYA

125,8

5.081,8

TAYLAND

69,4

543,6

VİETNAM

98,7

261,9

TOPLAM

2.272,1

25.850,2

Kaynaklar, Bloomberg, Dünya Bankası, Bloomberg HT Araştırma

Yaklaşık 2 milyar 7 yüz milyon insanı ve 26 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğü kapsıyor bu anlaşma. Bu değerler hem nüfus hem de milli gelir olarak aşağı yukarı dünyanın üçte biri demek.

Anlaşmanın özü gümrük duvarlarına takılmadan ticaret yapabilmek ve tedarik zincirlerini güçlendirmekten geçiyor. Anlaşmanın görüşme safhası 8 yıl! Sürmüş olsa da aslında uyulması kolay olacak. Keza Trans Pasifik’te olduğu gibi çevresel kısıtlar, emek haklarına özen gösterme gibi modern değerlerin katı şekilde uygulanmayacağı anlaşılıyor.

Hindistan, çiftçilerini korumak için anlaşmadan çekildiğini açıklamıştı. Bu sebeple, bu geniş hatta dünyanın en geniş serbest ticaret anlaşması bloğundan çekilmiş durumda.

*

ABD’nin Çin’e karşı açmış olduğu ticaret savaşına cevaben Çin’in bu büyüklükte bir anlaşmaya girmesi oldukça önemli bir gelişme. Ayrıca küresel tedarik zincirlerinin Çin’den kaydırılmasının konuşulduğu bir zamana denk gelmesi bakımından da ülke adına kritik bir adım.

Anlaşmanın dibi kazındıkça, eski ve güçlü paktlardan ASEAN (Güneydoğu Asya Uluslar Birliği) ülkelerinin üstüne diğerlerinin de eklenmesi şeklinde bir sonuç çıkıyor. 70’ler başlamadan komünizme karşı kurulan pakt bugün ticari genişlemenin ve serbest ticaretin şampiyonluğunu yapmak arzusunda.

Böylece RCEP ülkeleri arasında üretim ve dolaşımda kolaylıklar umuluyor. E-ticaretin de kapsam içine alınmış olması ayrı bir heyecan vesilesi.

RCEP’in getireceği en büyük yeniliklerden biri malın orijini konusunda olacak. Buna göre, mal bu 15 ülke içinde nerede üretilmiş olursa olsun ya da konumdan yola çıkarsa çıksın 15 ülkeden biri gibi muamele görecek. Bunun için tek bir dolaşım evrakı yeterli olacak. Diğer bir önemli nokta ise Çin, Güney Kore ve Japonya arasında ilk kez bir serbest ticaret anlaşması imzalanmış olması.

Normal şartlarda -Hindistan’ın da bu çekinceyle 2019’da anlaşmadan çekildiği gibi- birliğin Çin’in bölgeye daha fazla ihracatına sebebiyet vereceği düşünülse de durum farklı olabilir. Çin’in dual circulation / ikili dolaşım planı gereği daha fazla iç tüketime döneceği ve ileride üretici ülkelerin daha fazla Çin ihracatı yapabilecekleri de yürütülen fikirler arasında.

Anlaşmanın elbette zorlu yanları ve eksik tarafları var. Örneğin tarım alanında iş birliği (Her ne kadar sonuç beklenenden çok iyi olsa da) epeyce zayıf. Hizmet sektöründe de ülkeler bölünmüş durumda. Kimi ülkeler hizmetler sektöründe pozitif bir yaklaşım izleme vaadinde bulunurken, kimileri negatif liste yöntemi izleyecekler. Bu, kabaca hizmetler sektöründe kendi şirketleri lehine olup olmamak konusunda yaklaşımların benzeşmeyeceğini ifade ediyor.

Aynı zamanda bir malın RCEP belgesi alması için gereken bölge katkısı oldukça düşük belirlenmiş. Genellikle tekstil için zorlu bir süreç olan ‘menşe kanıtlama’ işi bu anlaşma ile yüzde 40 olarak belirlenmiş. Yani 15 ülkeden alınan katkı bir malın yüzde kırkı kadar olsa yeterli olacak.

Ülke sayısı bu kadar büyük ve kimi alanlarda düzenlemeler gevşek olunca, işler karıştığında okumak gereken çok belge oluyor. Güney Kore’nin kurallar manzumesi 2 bin 800 sayfayı bulurken Endonezya’nın istisnalar listesi 111 sayfayı bulabiliyor.

Yine de RCEP’nin bir sekreteryası olması hedefleniyor. Anlaşmazlık çözümü konusu oldukça çetrefil bir konu olacak. Bunun çözümü konusunda sekreterya belki de önemli bir niyet beyanı.

*

Sonuç olarak, ABD’nin Biden döneminde Hindistan’a el vererek Çin büyümesini kırmak isteyeceği bir gerçek. Teknoloji konusunda ise bir soğuk savaş seferberliği programı bekliyorum. Çin’i ayıpla ve birçok ülkeyi ona karşı zorlayarak teknolojik gücünü kır. Ancak Çin de iç tüketime ağırlık vererek ve bölgesel ilişkilerini güçlendirerek buna cevap üretmeye çalışıyor..

Doğaldır ki tedarik zincirlerinin yeniden organize olmaları hemen olmayacak. RCEP de bunu tek başına durdurmayacak.

Mesele Türkiye için de önemli olacak. 40 milyar dolardan fazla açık verdiğimiz bölgenin kendi içinde derinleşmesi yakından izlememizi gerektiriyor. Çin’in olası küresel boşluğunu doldurmaya namzet ülkelerden biri olarak, cari açığını kapatmak için canhıraş bir biçimde çalışan bir ülke olarak.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00