Çin, emtia fiyatları ve yalancı düşüş
Kovid 19’un ekonomik etkilerini bertaraf etmek için birçok ülke görülmemiş destekler verdi. Mali canlandırma paketlerinden parasal genişlemeye kadar yelpaze geniş.
Salgın hastalıkla mücadelede bölgesel başarılar da farklı oldu. Asya örneğin, hem mücadelede başarılı oldu hem de hastalık döngüsünden erken çıktı. Durum böyle olunca, bölgenin önemli temsilcisi Çin talebi erkenden piyasaya geldi.
Dünyanın en büyük tüketicisinin piyasaya erken gelmesi hızlı, yüksek bir talebi piyasaya iletti.
Sadece üretim arzusu değil fiyatları yukarı doğru ittiren. Çin’in kendisinin baş metal tedarikçilerinden Avustralya’dan yaptığı alımları kısıtlaması da fiyatları artırdı. Soya, mısır gibi mallarda yüklü stok yapmaları apayrı bir sorun. 4-5 milyon tonluk alımların bir anda 5 katına çıkması kolay hazmedilecek bir iş değil.
ABD’nin ve diğer etkili ülkelerin ultra-gevşek para politikaları da reel varlıkları kağıt paralar karşısında güçlü kıldı.
Son olarak, evinde oturan perakende yatırımcıların sıkılmışlıkları ve bol para çılgınlığında krediye ulaşabilenlerin speküle etme iştahları bu seviyeleri belirleyen faktörlerden.
İşte Çin’i uyandıran bu oldu.
Fabrikaların kâr marjları yüksek girdiler sebebiyle yıprandı. Yüksek emtia fiyatları halkın kursağında enflasyon olarak hissedilmeye başladı. İşte o noktada en yüksek perdeden açıklamalar geldi.
Birçok malda yüzde 20’ye varan ucuzlamalar geldi.
Aşağıda demir cevherinde, Çin uyarısı sonrası düşüş görülüyor.
Kaynak: Bloomberg, Dalyan Borsası
Metallerin işlem gördüğü endekslerde limitler gözden geçirildi, teminatlar yükseltildi ve başarı geldi.
Ne var ki bu başarı yukarıda saydığım noktalardan sadece spekülasyon kanalını etkileyebilecek cinsten.
Temel gereksinimler ve gevşek para politikaları sürüyor. Bunlar ikaz ederek ya da parmak sallayarak gerileyebilecek türden başlıklar değil.
Bu malların fiyatları, onları taşımanın maliyeti ve bunları ürüne dönüştürmenin maliyeti olan enerji fiyatları yüksek kalacaklar.