Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Çin, Trump döneminden bu yana çeşitli sorunlarla mücadele ediyor.

ABD’nin birçok ürünün ticaretinde vergi salması, ardından Çinli teknoloji şirketlerine dünyanın pek çok ülkesinde sınırlamalar ve yasaklar gelmesi...

Tüm bunlar ekonomisini dönüştürmek isteyen Çin için yeni sorunlar demekti.

Eski ekonomiden (Bol üret, çevreyi kirlet, kamu yatırımı yapsın), yeni ekonomiye (Daha fazla tüket, yabancı girişini özendir, liberalleş) geçmeye çalışırken çelme takıldı adeta.

Fakat burada bitmiyor.

Ekonomik dönüşümün sadece kamunun belli rolleri devretmesi ile olmayacağının pekala bilincinde Çin.

Örneğin Suudlar gibi toplumsal dönüşümün adını anmadan ekonomik dönüşümden bahsetmiyorlar. Eskilerin söylemesi ile ‘sosyeteyi de’ dönüştürmek telaşındalar.

Dijital devlerin tüm veriye hakim olduğu, tüketiciyi yönettiği kayıtlara geçti. Kredi politikalarını ayarlayamaz oldular. Çünkü bu çevrimiçi platformlar her veriye sahip oldukları gibi herhangi bir düzenlemeye tabi olmadan tüketimin hızını belirlemeye başladılar.

Ayrıca büyük veriler birikti. Madem ki Amerika, Çinli şirketlerin ABD’de halka arz olmalarını engelliyor ve birçok ihaleden dünya çapında onları mahrum bırakıyor... O halde Çinlilerin de kendi ajandalarını uygulama vakitleri geldi. ABD’ye rağmen küreselleşme mümkün olabilir diyor aslında Çin.

Bir başka konu da yeni kapitalizmin son 15 yılda getirdiği kriz pratiği üzerinden yürüyor. Batı’nın tek bildiği sorunların üstüne para atmak. Vergi indirimi yapmak. Çin’in de yeni bir yol bulabildiği yok ya neyse.

Fakat bu finansal cambazlıkların sonuçları var.

Toplumun katmanları arasında eşitsizliğin büyümesi gibi. Bunu sağlık hizmetlerinden eğitime kadar her yerde görmek mümkün.

Yani bir merkez bankası parasal genişlemeye gidiyor diye sizin çocukla bizim çocuk arasındaki eğitim farkı mı açılıyor? Üç aşağı beş yukarı bunu diyorum. Krizleri üreten mekanizmanın devamlı üstüne para atılarak ve yıkılmadan ayakta kalması krizin müsebbibi konumundakileri güçlendiriyor.

Varlıkları değer kazanıyor. Fakat diğerleri geride kalıyorlar.

Çin’in sistemi için bu düşünülemez.

Herkesin her yerde oturabilme özgürlüğüne ket vuran Hukou’nun derece derece yumuşatılması, eğitim kurumlarına devlet düzenlemelerinin sopayla sokulması ve tek çocuk politikalarından dönüş toplumsal dönüşümün yönetilmesi isteklerini gösteriyor. Bu dönüşümü tedrici ve parti eli ile yapmak niyetinde Çin.

Çünkü teknoloji, yeni kapitalizm ve çağın ruhu ayrılıkları büyütecek bir vagonda birleşiyorlar.

Madem Batı’dan fayda yok ve madem meramını da anlatamıyor Çin, öyleyse kendi ajandasını daha fazla beklemeden gündeme almak niyetindeler.

Çin’de son 1 ayda olanlar etkileri uzun vadeye yayılacak önemli değişikliklerdir.

***

Son olarak, kısa vadede etkilerini göreceğimiz değişiklik kararları ise Politbüro toplantısında alındı gibi okuyorum. Büyüme konusunda endişeli açıklamalar, para politikasında ve mali alanda daha fazla destek anlamına gelebilir.

Çin’de ‘gaz & fren’ tartışması belli ki gazcıların lehine sonuçlanıyor. Ayağı pedaldan fazlaca çekmeden kendi ajandasını uygulama ve dönüşümü yapma niyetindeler.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00