Hangi faiz indirimi?
Piyasa Katılımcıları Anketi, Merkez Bankasının piyasaya sorarak fikirlerini aldığı yoklamadır. Ankete 8 reel sektör çalışanı, 40 finans sektörü temsilcisi ve 4 akademisyen katılır.
Bu anket, TCMB için de piyasa için de beklenti kanalını göstermesi bakımından önemlidir.
Bir de çeşitli kurumların yaptıkları faiz anketleri vardır. Bunlar da TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) toplantıları öncesinde yapılır. O toplantıların öncesinde, Merkez’in ne karar alacağını tahmin etmek ve genel eğilimi (konsensüs) gösterirler.
Katılımcılar anketinde her ay döviz kuru beklentisi, enflasyon beklentisi ve politika faizi beklentisi sorulur. Büyüme tahmini toplanır.
Her ay yapılmasının önemi iki türlüdür. Hem eğilimin yönünü gösterir hem de frekansı yüksek olduğu için elinizde temiz ve bol girdili bir veri seti oluşur.
Sonuçları bakımından, beklenti kanalının gücü ve yönü okunur.
Örneğin, kura ilişkin beklentiler çok kötüyse bu bir girdidir TCMB için. Ya da beklentiler hangi oranda bozulmuş / toparlanmış bunu okursunuz. Faydalıdır.
Son ankete göre katılımcılar ileri dönük olarak, her vadede enflasyonun yükselmesini bekliyorlar.
Bu yıl sonu TÜFE tahminleri %18’e yükselmiş örneğin. Politika faizi kadar...
Gelecek 12 ay ve gelecek yıl sonu tahminlerinde de bozulma sürmüş. Merkez’in 5 olan hedefinin kabaca 2-3 katı civarlarında geziyor.
Kur tahminleri kaç katılımcıların?
Bu yıl sonu 9,22.
Ya 12 ay sonra?
10!
Bu arada metal endeksi rekor kırmış, navlun fiyatları rekor, petrolün varili 86 dolar, gaz fiyatları rekor.
Eşel mobilde kamunun vazgeçebileceği vergi bitmiş. Artık zamlar doğrudan pompaya yansıyacak. İthalat fiyatları yeni yükseklere doğru tırmanacak bu kur ve küresel hammadde fiyatları ile.
Vaziyet bu.
Şimdi aynı ankete dönüyoruz.
Soruyorlar:
-TCMB faizi ne yapar?
Cevap ‘indirir’ şeklinde oluyor.
Bu ortamda, bu beklentilere sahip bir kalabalık nasıl olur da faizlerin inmesini bekler.
Mümkün mü?
Bu, olsa olsa beklenti kanalının kırıldığını bize gösterir.
Yani soruyu iki şekilde sorsalar aslında fark anlaşılır.
Faiz ne olmalı ve faiz ne olacak şeklinde bir anket yapsak arada çıkacak fark asıl cevaptır.
Bu bakımdan ben pek çok konuda sınıra dayandığımız gibi burada da sınırda olduğumuz düşüncesindeyim.
Faiz indirimi beklemiyorum. Hatta konunun hiç orada olmadığı düşüncesindeyim ben.
Tedarik zincirindeki sorunlara Merkez bir şey yapamaz. Enerji kaynaklı soruna faizle çözülmez.
Bunların hepsi doğru.
Ancak bu sorunların olduğu dünyada Merkez yangını da büyütmez. Konu önce sayılanlar değil, bu olmalı bana göre.
Çok zorlu bir zaman dilimine girdik, ona şüphe yok. Enerji krizi kapıda. Tedarik darboğazı hakeza.
Öncelik enflasyonu düşürmek olmalı. Bunun için de bütçesinden yatırım tercihlerine, sanayi politikasında gıdaya kadar kapsamlı ve bütüncül bir politika oluşturmaya ihtiyaç var.
Kredi faizlerini düşürmek için faizi indirmek işe yaramaz. Yaramayacağı gibi ters teper.
Bakın, üzülerek olanı anlatayım.
Kredi kuruluşları bir süredir, gelecek yıl enflasyonun düşeceği beklentisi ile zaten uzun vadeli kredi satmaya çalışıyorlardı. Piyasanın altında faiz vererek. Neden?
Enflasyon düşecek ve topladıkları mevduatlar kısa sürede daha ucuza geleceği için kar yazacaklardı.
Gel gelelim faiz indirimi sonrasında piyasa faizleri yukarı gitti. Çünkü enflasyon beklentileri bozuldu. Zaten tüm dünyada hüküm süren enerji işi beklentileri daha da bozdu. Kurda rekor görüldü. CDS 450 baz puana ulaştı (bizim bonoların kasko poliçesi zamlanmış gibi düşünün. Yani Türkiye riski artmış).
Yani hem enflasyon beklentileri bozuluyor hem de faizler düşmek şöyle dursun yükseliyor. Bu sebeple faiz indirimi beklemiyorum.