ABD Irak'ta şeytanın bacağın kırdı
Dün bu köşede Amerika’nın Irak hükümetiyle yaşadığı sorunlara ve Irak petrolünden alamadığı paylara dikkat çeken bir yazı kalem aldım. Üzerinden 24 saat geçmeden beni tekzip eden bir haber ajanslara düştü; ‘Irak hükümeti Exxon Mobil ve Shell ile yapılan petrol anlaşmasını onayladı.’
Irak, 'Batı Kurna 1' petrol bölgesinde petrol çıkarmak için geçen hafta yapılan anlaşmayı onaylamış. Haziran ayında Irak Petrol Bakanlığı’nın ev sahipliğinde İstanbul’da yapılan çalışmalarda Amerikalılar bir kazanım elde edememişlerdi. Aynı şekilde Türkiye’de Irak petrollerinde pay alamamıştı. Hatta Aralık ayında benzeri ihale çalışmasının yenileceği duyurulmuştu. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile BOTAŞ’ın ve diğer yabancı şirketlerin İstanbul’daki ikinci toplantıya hazırlandıklarını duymuştuk. Demek ki bu ihale şekli terkedilmiş Irak hükümetiyle ikili anlaşmalar ön plana çıkmış. Bizim ilgili makamların dikkatine…
İran’ın Pars Bölgesi’nde doğal gaz yatırımı için ruhsat alan Türkiye’nin Irak’ta kazanımlar elde etmesi için çok yönlü ikili ilişkiler önem arz ediyor. Exxon Mobil ve Shell 20 yıllık anlaşmayla 8,6 milyar varil rezerve sahip bölgede yedi yılda günlük 280 bin varil olan üretimi, günlük 2 milyon 325 bin varile çıkaracak ve ürettikleri her varil için de 1,9 dolar alacak.
ENI ve ABD Occidental Petroleum ile Güney Koreli KOGAS, şu anda günlük 200 bin varil olan petrol üretimini yedi yılda günlük 1,1 milyon varile çıkarmayı planlıyormuş. BP ve Çinli CNPC şirketi, güneyde 17,8 milyar varil rezerve sahip Rumeyla bölgesinde petrol çıkarmak için Irak hükümetiyle daha önce anlaşmıştı. Anlaşamayan bir biz kaldık galiba.
Yapılan son anlaşmalar dünkü yazımda vurgu yaptığım üzere bölge stratejileri açısından önemli. Zira 2003 yılında ABD’nin Irak'ın işgal etmesinden bu yana, Amerika kontrolündeki uluslararası petrol şirketlerinin imza koyduğu ilk önemli petrol anlaşması bu. Dolayısıyla Irak’taki gelişmelerin Türkiye sadece demokratik açılım olarak yansıması doğru değil?
Fazla ‘gog’lamayın
İnternette yaptığınız araştırmaların, aramaların ne kadar enerjiye malı olduğundan haberdar mısınız? Mesela google veya yahoo’da yaptığınız bir araştırma için harcanan enerjiyle bir fincan kahve yapılabileceğini biliyor musunuz? Bilmiyorsanız ben size hatırlatmış olayım.
Bu konudan beni de TAV Holding CEO’su Sani Şener haberdar etti. Katıldığı bir toplantıda karbondioksit emisyonu ve uçakların çıkardığı toplam yüzde 2’lik karbondioksit gazı gündeme gelmiş. Bilişim teknolojisi (IT) dünyasından bir CEO havacılık sektöründeki yüzde 2’lik karbon salınımına karşılık IT dünyasının yüzde 3 olan payına vurgu yaparak, giderek bu oranın arttığının altını çizmiş. Ve Yukarıdaki örneği vermiş.
Sürekli bir ayağı yurtdışında olan Sani Şener ile çeşitli ülkelerde inşa ettikleri meydanları, yeni model uçakları, havacılığın gelecek yıllarda nerelere kadar gelişeceğini konuştuk. Atatürk Havalimanı’nda terminal işletmeciliğine başladığı günlerdeki hayali bu sayıyı 10 meydana çıkarmakmış. Bu hayaline ulaşmış. Şener’in yeni hayali ise özellikle Çin’de bir meydan işletmekmiş. Bence buna da çok uzak sayılmaz.
Amerika mı Dubai mi?
Alış-veriş için özellikle elektronik eşyada hangisi Amerika mı daha cazip, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) mi? Geçtiğimiz hafta New York’ta epeyce elektronik eşya satın aldığım için durumdan haberdar olan bir arkadaşım hemen Dubai’de bulunan başka bir arkadaşa benim aldıklarımı listeleyip ‘Şunların bir fiyatına bakıver’ demiş. O da döner dönmez beni aradı. Pahalı alış-veriş yaptığımdan dem vurdu. Ama gerçekler sandığı gibi değil.
Bir gazeteci New York’a gider ve B&H gibi devası bir elektronik eşya mağazasına girerse ne alır? Ben fotoğraf makineleri, bunlara uygun objektifler, tripot, monopot, flash ve tabiî ki aile bireylerinin siparişlerini yerine getirdim. Play Station Portable, PS 3 ve sipariş üzerine bazı model cep teflonları aldım. Hepsine ismi cismi belli mağazalardan aldım ki yanlış bir durum ortaya çıkmasın.
Aldığım bazı model telefonların Türkiye’de de aynı rakamdan satıldığına dönünce şahit oldum. Ancak kabahat siparişi verendeydi. Zarar onun hanesine yazıldı. Üstelik Türkiye’deki telefonlarını menüleri Türkçe ve garantileri var. Telefon konusunda iyi araştırma yapılması gerekiyor. Ama PSP ve PS 3 cihazları ABD oldukça hesaplı. PS 3 New York’ta 300, Dubai’de ise 350 dolar civarında. Diğer elektronik eşyada da aşağı yukarı aynı farklılıklar var.
Dubai ile kıyaslandığında ABD daha ucuz gibi görünüyor. Ayrıca özellikle yeni çıkan ürünler hele halükarda Amerika’da daha hesaplı satılıyor. Bir ürünün piyasaya çıkış tarihinin üzerinden bir yıl geçmişse burada durup iyi araştırma yapmak gerekir. Bunun üzerine birde B&H mağazasında İstanbullu Sarkis size denk gelirse işiniz daha da kolaylaşıyor…