Yeni dünyada teknoloji geliştiremiyorsanız, en azından bir dalında öncü ülkelerden birisi olamıyorsanız geleceğiniz parlak sayılmaz. Artık geliştirilen teknoloji ürünlerinden bile iyi verim alabilmek ve doğru şekilde kullanabilmek için teknoloji bilgisi, yetişmiş insan gücü gerekiyor.

Güzel ve canlı bir örnek Jandarma Havacılık Başkanlığı ekibiyle sohbet ederken, Çelik Kanatlar Uçuş Gösteri Timi’ne ‘Sikorsky helikopterlerle gösteri yaparken sloganınız nedir?’ diye sordum. Aldığım cevap çok hoşuma gitti. “Bu helikopterleri biz üretmiyoruz ama üretenlerden daha iyi kullandığımızı iddia ediyoruz.” 

Sikorsky S-70 Black Hawk helikopterleriyle bir yıl önce (Jandarma Havacılık 2018’de 50. Yılına girince) gösteri takımı oluşturma fikri ortaya çıkmış. Geçen yıl kurulmuş ve kısa sürede dünyanın sayılı helikopterle gösteri yapan ekiplerinden birisi olmuşlar. Tebrik ediyor, teknolojinin bir tarafından iddialı tutmanın önemini bir kez daha vurgulama gereği duyuyorum.

Teknoloji hamlesi için bu hafta başlayan teknoloji festivali çok önemli ve biz değerini ancak 5-10 yıl sonra anlayabileceğiz. Zira bu sayede teknolojiyle temas eden, yetenekleri keşfedilen yeni neslin filizlenmesini ancak bu zaman zarfında görebileceğiz.

Türkiye’yi geçen yıl Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali'yle (TEKNOFEST) ile tanıştıran Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı’nın (T3 Vakfı) attığı bu adım çok çok kıymetli ve her şeyin üstünde tutulması gereken bir ülke hikayesi. Dolayısıyla siyasetin, politikanın, şunun bunun gölgesinden uzak tutulup, değerlendirilmesi lazım.

TEKNOFEST’in ilk gününde Ciner Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanımız Kenan Tekdağ ile beraber tüm alanı dolaştık. Kenan Bey de bu organizasyonun Türkiye’nin geleceği olduğuna, ileride tahmin edemeyeceğimiz gelişmelere kapı aralayacağına vurgu yaptı.

T3 Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Selçuk Bayraktar ile Baykar’ın son gözdesi Taaruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA) Akıncı’nın başında sohbet eden Kenan Tekdağ, TEKNOFEST’in ikinci organizasyonda kaydettiği başarıyla hedeflenen amaca ulaştığını söyledi. Selçuk Bayraktar da TEKNOFEST’in toplumun tüm katmanlarının katılım ve desteğiyle ilerleyebileceğini, medya katkısının değerli olduğunu ve hassaten paydaş olarak Habertürk’e teşekkür ettiğini söyledi.

TEKNOFEST'İN KALICI OLMASI ŞART

Hasılı herkesi; düzenleyeni, destek vereni, paydaş olanı, katılanı, katılamayıp uzaktan alkışlayanı mutlu eden bir organizasyon. Bu haliyle değişmeden, evrilmeden, dönüşmeden inşallah uzun yıllar devam eden bir TEKNOFEST olur.  

T3 Vakfı önderliğinde, ülkemizin önemli kurum ve şirketleriyle, ikincisi Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen, gelenekselleşeceğinin işaretlerini veren TEKNOFEST’in kesinlikle kalıcı olması şart.

Yıllardır böyle bir organizasyonun istikrarlı şekilde devam etmesi Türkiye’nin teknoloji hamlesi için önemli. Atatürk Havalimanı da bu iş için biçilmiş kaftan. Ancak Atatürk Havalimanı’nın nasıl değerlendirileceği halen meçhul. Adına “Millet Bahçesi” denir, “TEKNOPARK” denir, artık nasıl ifade edilirse edilsin, Atatürk Havalimanı’nın bu haliyle korunup, ülkenin geleceğine hizmet edecek konumda tutulması, hatta iyi bir projeyle geliştirilmesi gerekir.

Mesela iyi bir fuar, sergi, konferans, gösteri, dinlenme ve nefes alma noktası olabilir. Bunun için Atatürk Havalimanı’nın bir limanla yanı başındaki denizle buluşması icap eder. Zira teknolojinin deniz tarafı da var. Yakınından geçen demiryolunun hem ulaşım, hem raylı sistem fuarları için hem de lojistik destek sebebiyle gözden geçirilmesi iyi olur.

Böylece bu alan yılın 12 ayı çok verimli çalışan ve dokusu da bozulmadan İstanbul’a nefes aldıran, para kazandıran, itibar sağlayan bir mekan olarak anılır. Turistin en kıymetlisinin fuar için gelenler olduğu notunu da düşerek, kısa sürede hava, kara, deniz bağlantısıyla dünyanın en önemli fuar ve sergi alanı olacağını da belirteyim. Bu devasa alanın Türkiye’ye hizmet etmek üzere tasarlanması, otoparkından, binalarından, geniş boş alanlarından faydalanmak üzere plan yapanlara fırsat verilmemesi ilk şart.

TEKNOFEST’e her yaştan vatandaşın toplu ulaşım vasıtalarıyla, kendi araçlarıyla gelebildiğini, otoparka ücret ödemediğini. Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin (DHMİ) burayı temiz ve bakımlı tutarak misafirlerini güzel bir şekilde ağırladığını da hatırlatayım.

Öte yandan TEKNOFEST’e katılım da çok iyi. Türkiye’deki tüm kurumların envanterinde bulunan hava araçları yerini alarak ve kapılarını 7’den 77’ye herkese açıyor. Askeri nakliye uçağı Airbus A 400M’in hiçbir fuarda bu denli ziyaretçisi olduğunu sanmıyorum. Uçağın içinde adım atacak yer yok gibiydi. F4 savaş uçaklarının kokpitine oturan çocuklar mesela bu anı nasıl unutabilir? İçinde havacılığa ve teknolojiye merak varsa bu çocukların önünü, tutkusunu kim kesebilir?

Türkiye’yi milli, özgün ve yerli üretim Bayraktar insansız hava araçları (İHA) tanıştıran Baykar, kendi tecrübelerinden hareketle bir organizasyonu ortaya çıkardı. Bugün Selçuk Bayraktar, İHA’ların beyniyse, bunu babası Özdemir Bayraktar ile Hezarfen Havaalanı’na yaptığı ziyaretlere borçlu. Hezarfen’de yıllar önce uzaktan kontrollü maket uçak izleyen Selçuk Bayraktar, bugün Türkiye’ye sınıf atlatan İHA’lara imza atıyorsa arkasında böyle bir hikaye var. Bakalım 5-10 yıl sonra TEKNOFEST’i referans alan kaç başarılı gencimizle tanışacağız. Onlar Türkiye’yi nelerle tanıştıracak?

Özetle devletin gençler bu tarz imkanlar, fırsatlar, her kesimden insanın aynı şartlar altında, ezilmeden, çekinmeden gidebileceği, ulaşılmaz denen teknoloji araçlarına dokunabileceği, tecrübe edebileceği ortamları oluşturması ülkenin bekası adına önemli. Uzun lafa da gerek yok...

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Aslan Arslan_2932106310138815 23 gün önce Mükemmel bir yazı. Tebrik ederim
    CEVAPLA