Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Yunan savaş uçaklarının Türk Bayraktar İHA’lar karşısında yaşadığı sıkıntıları Yunan emekli korgeneral Evangelos Yeorgusis çok iyi anlatmış. Bayraktar İHA’ların düşük maliyetli, ama etkin keşif uçuşları Yunan F-16’larının çok yüksek maliyetlere karşı uçuş yapmalarına sebep oluyormuş. Ancak asıl rahatsız edecek olan ise Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) Türk Savunma Sanayii 2022 hedef programında yer alan kısa pistli gemilerden kalkış yapabilecek Bayraktar TB3 SİHA’lar olacak.

        Bu yıl içerisinde ilk uçuşunu yapacak Bayraktar TB3 modeli ilk olarak ANADOLU Amfibi Hücum Gemisi’nde kullanılacak. Akdeniz ve Ege’nin mavi sularında her an havalanıp, etrafı keşfe çıkacak bir Türk İHA’sı Yunanistan ile birlikte birçok ülkenin canını sıkacaktır. TCG ANADOLU ve Bayraktar TB3’ün sürpriz eşleşmesi denizde yeni bir oyun değiştirici olacağından, Yunanistan’da nasıl bir tablonun ortaya çıkacağı da merakla takip ediliyor.

        Ayrıca Türkiye’nin “Mavi Vatan” vurgusunun ve konuyla ilgili yaklaşımlarının Bayraktar TB3’lerle birlikte daha da güçleneceğini söylemeye dahi gerek yok. ABD’nin Doğu Akdeniz doğalgazını Avrupa’ya taşıyacak EastMed projesine hayır demesinden bu yana Yunanistan ciddi bir moral bozukluğu yaşıyor. Bu gelişmenin ardından SSB Başkanı İsmail Demir’in gemiden iniş/kalkış yapacak Bayraktar TB3 İHA’larının ilk uçuşlarını bu yıl yapacaklarına vurgu yapan açıklamasının gelmesi, Yunanistan’da daha fazla yankılanmaya sebep olacaktır.

        Çünkü Yunanistan, geçen yıl İsrail’den 3 yıllığına 2 adet eski nesil Heron İHA kiraladı ama bir netice alamadı. Teknoloji anlamında Türk Bayraktar İHA’lar karşısında varlık gösterdiklerine dair bir tablo da ortaya konmadı. Durum böyleyken teknolojik olarak daha üstün özelliklere sahip ve gemiye iniş/kalkış kabiliyeti kazanmış yeni bir Türk İHA karşılarına çıkacak.

        Yunanistan kiraladığı Heron’ları Ege’de konuşlandırıp, tıpkı Türkiye’nin yıllar önce kiralayıp bir türlü verim alamadığı yöntemle kullanıyor. Eski teknoloji ve işletme mantığı kiralama üzerine kurulu olunca istediği verimi alamıyor ve endişeleri de maalesef azalmıyor.

        Elektriğin fiyatlandırılmasında denge bozuldu

        Elektriğin fiyatlandırılmasında denge bozuldu
        0:00 / 0:00

        Elektrik faturaları yeni yılda can yakmaya başladı ancak yakmaya da devam edecek. Çünkü elektrik üretiminde de ciddi anlamda dengeler bozuldu. Yerli kaynakların payında önemli düşüş olması, Elektrik Üretim AŞ’nin (EÜAŞ) dengeleme pozisyonunu bozdu. Ayrıca 2021’de yapılması gereken elektrik zamlarının da yeni yılda, yeni fiyat artışlarıyla birlikte uygulanması faturalarda astronomik farklılıklara sebep oldu.

        Enerji piyasasına yıllarını vermiş, kamuda önemli görevler yapmış bir kaynağım, elektrikte yerli kaynaklardan temin edilen makul tedarik dengesinin bozulduğuna dikkat çekti. Yerli kaynaklardan üretilecek emre amade baz güç yatırımlarındaki eksiklik ve yakın zamanda devreye girecek baz güç santralinin olmamasının yüksek fiyatlı elektrik tarifesinin devam edeceği anlamına geliyor.

        Geçen yıl EÜAŞ yüzde 25-30, serbest piyasa da yüzde 70-75 oranında piyasa ihtiyacını karşılarken, 2022’de bu tablo bozulmuş. Barajlardan elektrik üretiminin azalması, yerli kömürden üretilen elektriğin EÜAŞ yerine serbest piyasaya verilme yaklaşımı kamunun düşük maliyetli elektrik tedarikini de zorlaştırmış. Bu durumda elektrik piyasasında K1 müşterisi olarak tanımlanan ve son günlerde kademeli tarife bandına giren bu kesime maalesef düşük rakamlı fatura gönderilmesi zor görünüyor. Bu dönemde kademenin üstü de altı da elektrik faturalarından mustarip olacak.

        REKLAM

        Enerji sektöründe 150 kilovatsaat altı elektrik kullanıcıları K1 tipi aboneler olarak tanımlanıyor. Bu tür aboneler tedarikçi seçme hakkına sahip değil. Bir de bu rakamın üstünde harcama yapmasına rağmen tedarikçi seçme hakkını kullanmayanlara K1 aboneler deniyor. Bunların elektrik ihtiyaçları “Görevli Tedarik Şirketi” kapsamında sağlanıyor. TETAŞ anlaşmaları ile karşılanıyor.

        Ancak K1 abonelerinin elektriğini yüzde 80 oranında EÜAŞ sağlıyor. EÜAŞ, elindeki kaynaklarla ve yerli kaynaklardan üretim yapan özellikle kömür santrallerinden makul rakamlarla temin ettiği elektrikle ülkenin kayıp/kaçak, aydınlatma için gerekli olan elektriği karşılıyor. Geriye kalan yüzde 50’ye yakın bir oranla da K1 tüketiciye destek oluyordu. Yerli kömürle çalışan santrallerin piyasa şartlarında elektriklerini pazarlama arzuları buradaki dengeyi de bozmaya başlamış.

        Türkiye’nin elektrikte yaşadığı sorunun en büyük nedenlerinden birisi yerli kaynaklarla üretim yapan baz güç elektrik santrallerinin yetersizliği. Özellikle su rezervlerinin azalması veya su kaynaklarının doğru kullanılmaması ise elektrikte ibreleri ithal kömüre ve doğalgaza çeviriyor. Böylece elektrik fiyatları yükseliyor.

        Türkiye’nin yıllık ortalama yüzde 5 oranında elektrik tüketim artışı var. Ancak bu artışını kesintisiz güç kaynaklarından karşılanmasında yatırım sıkıntısı söz konusu. Güneş, rüzgâr, su ve termik gibi yenilebilir enerji kaynaklarının baz güç enerji yatırımlarıyla desteklenmesi ve her yıl en az 3 bin megavatlık elektrik santralinin devreye alınması gerekiyor.

        Şu an Türkiye’nin kurulu gücü 100 bin megavat seviyelerinde, ama elektriğimizin yaklaşık yüzde 55’i son aylarda ithal kömür ve doğalgaz kaynaklı olarak üretildi. Kesintili güç kaynakları baz güçlerle dengelenmedikten sonra kurulu güç tek başına bir anlam ifade etmiyor.

        Diğer Yazılar