Brezilya maçı büyük şans
AVRUPA Şampiyonası eleme maçı için hafta sonu Kazakistan ile ciddi bir maça çıkacak olan Milli Takım, bugün Brezilya ile oynayacak.
Brezilya, dünya futboluna adını yazdırmış yetenekli oyuncuları yetiştirmekle ünlü bir takım. Dünyanın birçok kulübünde yer alan oyuncuları özellikle teknik becerileri ile kendilerinden söz ettirirken, bir futbol ekolünün de temsilcisi olmuşlardır. 58 yıl sonra bugün İstanbul’da oynanacak karşılaşma futbolseverler için önemli olduğu kadar Milli Takım adına da ciddi bir sınavdır. Dünya futbolunun önde gelen isimlerini izlemek büyük bir keyif ve heyecan olacaktır bu akşam. Barcelona’nın yıldızı Neymar başta olmak üzere; PSG’li David Luiz, Lucas Moura, Chelsea’li Willian, Oscar, Filipe Luis gibi isimler Brezilya forması ile Milli Takım’ın karşısında yer alacaklar. Özel maç olsa da güçlü bir ekiple oynamak hem keyifli olacaktır hem de Kazakistan karşılaşması öncesi takımı motive edecektir diye düşünüyorum.
F.Bahçe’de Diego rüzgarı
Sarı-Lacivertliler, Alex’den sonra orta alanda 10 numaralı formayı giyecek futbolcuda bir süre zorlandılar. Sonunda Diego Ribas transfer edildi. Sezon başından bu yana 11’de yer bulamayan, oyuna kısa süreli giren Ribas, Çaykur Rize karşılaşmasında potansiyelini ortaya koyarak yapılan eleştirilerin haksız olduğunu kanıtladı. Ribas için Emre’nin olmaması şanstı. O da bu şansı iyi kullanarak attığı paslarla oyunu iyi okuyarak yapması gerekenleri yerine getirip teknik becerisinin yüksek olduğunu gösterdi. İsmail Kartal’ı burada kutlamak gerekir. Ribas’ın zamana ihtiyacı olduğunu vurgulayarak hazır olduğunda büyük işler yapacağını açıklamıştı. Öyle de oldu. Ribas sahaya hazır olarak çıktı. Eksikleri yok muydu? Şüphesiz vardı. İsabetli paslarının yanı sıra iyi şut atma özelliğini de gösterirse Fenerbahçe adına büyük kazanç olacaktır.
İsmail Kartal’ı şimdi zor bir seçim bekliyor. Emre, Mehmet Topal, Meireles, Alper ve Diego Ribas da formda. Bakalım bu 5’liden kim yedek kulübesinde yer alacak?
Beşiktaş’ın Demba Ba’sı var
Senegalli futbolcu, geldiği günden beri Beşiktaş taraftarının sevgisini haklı olarak kazandı. Lig ve Avrupa’da attığı gollerle adından söz ettirdi. Geçen hafta Başakşehir’e attığı gol kelimenin tam anlamıyla muhteşemdi. Birçok yıldız oyuncunun eksikliği Siyah-Beyazlılar’ı sıkıntıya soksa da takımı sırtlayan futbolcun varsa rahat bir nefes alıyorsun. Tıpkı Başakşehir karşılaşmasında olduğu gibi. Üstelik kırmızı kartla sayıca eksilen Bilic’in talebeleri; oyundan kopmayarak, ürkmeyerek, telaşa kapılmadan oyunu çevirip galip gelmeyi başardılar. Bu başarıda Demba Ba’nın tecrübesi ve mücadelesi arkadaşlarına da itici güç oldu.
Yalnız bir gerçek var. O da çok heyecanlı bir takım görünümünde olan Beşiktaşlı futbolcuların çok sık kart görmesi. Bu sorunu gidermek zorundalar. Yoksa cezalı futbolcuların yanı sıra sakatlıklar da takımın canını yakabilir.
Sezon sonunu görür
Galatasaray bu sezon en çok eleştirilen takım oldu. Ben dahil birçok spor yazarı, Cesare Prandelli’yi oynattığı oyundan dolayı beğenmedik. Neden eleştirildi? Şampiyonlar Ligi’nde aldığı sonuçlar nedeniyle. Galatasaray, Avrupa’da marka olmuş bir takım olarak isim yaptı. Yıllardır iyi futbolunun yanı sıra aldığı sonuçlarla adından söz ettirdi. Fakat son iki sezon sorunlar giderilemedi. Öncelikle kadrosunda 41 futbolcu bulunduran bir takımdan söz ediyoruz. Dünya’nın hiçbir takımı bu kadar çok oyuncuyla uğraşmaz. İdeal 24-26 kişilik kadrolarla sezonu kapatırlar. Prandelli ilk günden itibaren hedefinin lig olduğunu söylerken, kendine göre bir gerçeğin altını çizdi. Şimdi puan durumuna bakıldığında İtalyan teknik adam, bu hedefe en az Fenerbahçe ve Beşiktaş kadar yakın.