Yıldızlar topluluğu mu?
Galatasaray, Kayseri’de 6 maç sonra yenildi. Karşılaşmanın büyük bölümünde kötü bir futbol sergileyen Sarı-Kırmızılılar, yıldız oyuncularının vasat oyunu ile şaşırttı.
Şampiyonluk iddiasını sürdürmek isteyen Galatasaray’ın kadrosuna bakıldığında üst düzey oyuncuları görüyoruz. Tam anlamıyla yıldızlar topluluğu diyebiliriz.
Midtsjö, Torreira, Mertens, Icardi, Mata, Oliveira kariyer olarak üst düzey oyuncular.
Her teknik adam bu isimleri kadrosunda görmek ister. Ancak bu kadar yıldızı koordine etmek kolay bir iş değil.
Daha önce de vurgulamıştık. Teknik direktör Okan Buruk, yıldızlar topluluğundan efektif bir kadro kurabilir mi diye.
Soru şudur; bu isimleri aynı anda ilk 11’e yazmak mı, yoksa sürelerini daha mantıklı kullanıp gerçekçi taktiksel organizasyon yapmak mı?
Görünen bir gerçek var ki, yıldızlar tam olarak hazır değil.
Maçın ilk yarısı, Galatasaray adına tam bir rezaletti. Orta saha gelene geç dercesine etkisizdi. Tek bir top kapamadılar. Mücadele bir yana, rakiplerini rahatsız dahi edemediler.
Çok iyi pas yapmak, topa hakim olmak yetmiyor. Topu kullanma becerisi yok denecek kadar azdı. Kayserispor’da Mensah en rahat maçlarından birisini oynadı. Kendisini rahatsız eden tek bir Galatasaraylı yoktu.
Oyuna istekli, diri başlayan Kayserispor’un atakları golün geleceğinin habercisiydi. Onur’un uzaktan şutunu Muslera dışarı gönderdiğinde tehlikeyi görmek mümkündü.
Savunmanın uzaklaştıramadığı topun ağlara gitmesi ardından, yine Onur’un uzaktan attığı harika vuruş skoru 2-0 yaptı. Haftanın golü olmaya aday bir vuruş izledik.
Golün ardından yine ev sahibi takımın yakaladığı pozisyonlar vardı. Galatasaray, ne yaptığını bilmeyen bir ekip görüntüsündeydi.
İkinci yarıya, Oliveira, Barış ve Rashica değişiklikleri ile başlayan Sarı-Kırmızılılar maçın son 10 dakikası etkin bir oyun sergiledi.
Kayserispor’un galibiyeti koruma içgüdüsü ile savunmaya kapanması, Galatasaray’ın baskısını da arttırdı. Barış’ın rakibine çarparak ağlara giden golü de bu baskı sonucu geldi.
Ancak, doldur boşalt şekline dönüşen oyunda, yüksek topları ev sahibi takım rahat önledi. Hatta, kontra ataklarla önemli fırsatlar da yakaladılar.
Teknik direktör Okan Buruk, Yunus’u oyundan aldığında, Kerem’i düşünmedi. Bu oyuncu 83’de sahaya çıktı. Bir süredir performans düşüklüğü yaşayan Kerem’i son 10 dakika oyuna almak yanlıştı. Kerem’i kazanmak için daha fazla süre verilmesi gerekiyor.
Bugüne dek, takımın en çok gol atan oyuncusu Gomis’i değerlendirmemek de bir başka yanlıştı. Icardi’nin ilk 45 dakika vasat oynadığı hatta hiçbir şey yapamadığını herkes gördü. Okan hoca, bu oyuncunun hazır olmadığını bile bile neden bu kadar ısrar ediyor? Daha çok magazin basınında yer alan Icardi’nin bir an önce kendini futbola vermesi gerekiyor. Geçmişteki iyi performansları ile forma giymelerinin sonuçlarını görüyoruz.
Kayserispor’un çok daha diri, enerjik, hızlı çıkışları ve kazanmaya odaklı oyunu karşısında, Galatasaray’ın teslimiyetçi anlayışı yakışmadı.
Sarı-Kırmızılı takımda, ver-kaç yapan, adam eksilten oyuncu yoktu. Topu rakibe bıraktılar. Orta saha olmayınca, savunma zor anlar yaşadı. Sol bek Kazımcan da istenilen düzeyde değildi.
İkinci yarı oyuna giren Oliveira, arkadaşlarını motive eden, tempoyu yükselten ne yaptığını bilen tek oyuncuydu. Oyunculuğu, kariyeri çok üst düzey olan Mata da diğer yıldızlar gibi oyuna etki yapan bir görüntü vermedi.
“Müthiş !” bir kadro kuran Galatasaray, yıldız futbolcularını organizasyon içine almak zorunda. Bireysel özellikler, takım oyununa katkı yapmadığı sürece başarı beklemek hayalden öteye gitmez…