Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        15. yüzyıl ortalarından 16. yüzyıl ortalarına uzanan yüzyıllık dilim genelde Osmanlı tarihinin “klasik” çağı olarak kabul edilse de, bu dönem aslında daha çok bir dönüşümün, muhtelif siyasi, ideolojik ve kültürel cereyanların buluşup daha sonra “klasik” olarak adlandırılacak yapıyı yavaş yavaş meydana çıkarışının çağıdır. Daha çok askeri başarıları kurumsal yenilikleri açısından yaklaşılan Osmanlı İmparatorluğu, bu dönemde gerek İslam dünyasında gerekse Avrupa ve Akdeniz sathında etkin olan kehanet trafiğinden, gizli ilimlerden, kıyametçi akımlardan ve dünyanın sonundan evvel nihai adaleti ve evrensel hükümdarlığı tesis edecek Mesih beklentisinden uzak kalmadı. Özellikle saray çevresinde bulunmuş, padişahlara ve devlet ricaline yakın durup onların yaklaşımlarını etkilemiş kimi isimler geride bıraktıkları eserlerle Osmanlı siyasi ve kültür tarihinin fazla gün yüzüne çıkmamış ama imparatorluğun hikâyesinde mühim yeri olan hususlarına zengin bir tanıklık sağlıyor.

        Türkiye’de “Tarihçi Mustafa Ali: Bir Osmanlı Aydını ve Bürokratı (1541-1600)” başlıklı kitabıyla bilinen Cornell Fleischer’ın 1990’ların başından 2000’lerin sonuna uzanan yirmi yıllık dönemde kaleme aldığı kimi makaleleri ilk kez bir araya getiren “Saraydaki Kâhin,” Osmanlı tarihçiliğinin yakası açılmadık konularını, geçmişin gün yüzüne taşınamamış aktörlerini okurlarla buluşturuyor.

        OSMANLI’DA MESİH TARTIŞMASI

        Bu noktada seçkinin de tematik bütünlüğünü oluşturan kehanet, kıyametçilik söylemi, Mesih beklentisi ve bunların özellikle devlet ricali üzerindeki yoğun etkisi üzerinde durmak gerekiyor. Fleischer, Mustafa Âli hakkındaki çalışmasında da Hicri 1000 yıl dönümünün (Miladi 1591-2) saray çevresindeki ve dönemin okumuş yazmışları nezdindeki akislerine yer vermişti. Ne var ki âhir zaman söyleminin, dünyanın sonuna gelinmeden evvel ortaya çıkıp adaleti tesis edecek Mesih tartışmasının genel olarak İslam tarihinde ve özel olarak Osmanlı dünyasında çok daha gerilere giden zengin bir geçmişi bulunuyor. Özellikle de 15. yüzyılda, artık tesiri zayıflamış Abbasi Halifeliği ya da Cengiz soyuna mensubiyet gibi siyasi-ideolojik modellere alternatif teşkil edecek yeni arayışlar İslam coğrafyasının muhtelif köşelerinde ivme kazanırken, İslam dünyası için yeni sayılabilecek bir coğrafyada serpilmekte olan, bununla birlikte rüştünü İslam dünyası içinde de ispatlamaya ihtiyaç duyan Osmanlılar bu cereyanların dışında kalmadı. Osmanlı yönetici kesiminin Timur bozgunu sonrasındaki yeniden yapılanma sürecinden Osmanlı emperyal yapısı ve kimliğinin tam manasıyla tesis olunabildiği (ve daha sonra “klasik dönem” olarak addolunacak) 16. yüzyıl ortalarına değin kapsamı gittikçe genişleyen egemenlik iddialarında muhtelif meşruiyet araçları rol oynamıştı. Bunlar içinde kehanetlerin, gücünü astrolojik olgulardan alan hükümdarlık unvanlarının ve dünyevi gücün yanına uhrevi iktidarı ekleyecek iddiaların mühim bir yeri vardı. Bu açıdan Osmanlı deneyimi yalnızca İslam dünyası için değil, aynı dönemde benzer arayış ve iddialara sahne olmuş Avrupa ve Akdeniz dünyası için de kritik bir önemi haizdi. Cornell Fleischer’ın bu seçkide bir arada sunulan makaleleri, 15. ve 16. yüzyılda küresel ölçekte etkisi olan siyasi ve ideolojik cereyanların, kültürel ve entelektüel pratiklerin Osmanlı dünyasındaki izlerini ilk kez bu denli kapsamlı bir şekilde sürüyor.

        KEHANET VE KIYAMETÇİLİK

        REKLAM

        Cornell Fleischer’ın sürdüğü izler, tarihçilerin daha önce görüş alanına neredeyse hiç girmemiş iki önemli tarihi şahsiyetle araştırmacı ve okurların tanışmasını da sağlıyor. 15. yüzyılın ilk yarısında diyar-ı Rum’da ve bu diyarla yoğun entelektüel ilişkiler içinde bulunan Mısır ve Acem memleketlerinde hatırı sayılır bir muhiti olan hezarfen Abdurrahman el-Bistâmi ile Kanuni Süleyman devrinin başlarında yolunu Safevi topraklarından Osmanlı payitahtına düşürüp uzmanlık sahası olan ilm-i remldeki (kum falı olarak da bilinen noktaların ilmi) maharetiyle padişah üzerinde ve saray çevresinde bir hayli etkin olan Remmal Haydar, Fleischer’ın bu seçkideki çalışmaları sayesinde ete kemiğe büründü.

        Şöyle diyor Fleischer: “Bu seçkinin belki daha gizli saklı bir özelliği bir tür şema oluşturması, bu şemanın yalnızca belgelerin, özellikle de örneğin bir Celalzâde Mustafa’nın ya da Mustafa Âli’nin zarif bir dille ve birtakım niyetlerle yazılmış anlatılarında ortaya çıkamayan, ilk bakışta teklifsiz görünen kişiselleştirilmiş tanıklıkların izini sürerek nerelere varılabileceğini göstermesidir. Astrolojik öngörüler, şiirler, hatta ömrünün sonlarında gözden düşmüş bir remmalin dokunaklı talepleri ve dert yanışları değerli bilgi ve içgörü kaynağı olabilir. ‘Mehdi Olarak Kanuni’ adlı ilk makalede de ortaya koymaya çalıştığım gibi, benim temel meselem 15. yüzyıl Osmanlı düzeninin ne kadar istikrarlı olduğunu vurgulamaktan çok, sonradan altın çağ ve ‘yükselme döneminin zirvesi’ olarak klasikleşecek bu uzun dönemin nasıl bir dönüşüm çağını temsil ettiğini ortaya koymak olmuştur. Bu tür metinler o dönemde yaşayanların bu dönüşümü nasıl algıladıklarını öbürlerine göre çok daha iyi aydınlatmaktadır.”

        Osmanlı tarihçiliğinin duayen isimlerinden Cornell Fleischer’ın 16. yüzyıl Osmanlı, İslam ve Akdeniz coğrafyasında özellikle kehanet, kıyametçilik ve Mesihçi cereyanlar üzerine yazdığı makaleleri kaçırmayın.

        ***

        İKİ TAVSİYE

        Kentin merkezinde nezih bir apartmana taşındınız, mutlusunuz. Ama zamanla komşularınızdan evle ilgili korkunç sırlar öğreniyorsunuz. Bu polisiye-gerilim bir kadının bu sırların peşinden koşuşunu anlatıyor… Çift 1930’da Buenos Aires’te tanıştı; birbirlerine âşık olup hemen evlendiler. Ama her şey güllük gülistanlık olmadı tabii. Antoine de Saint-Exupéry ve Consuelo de Saint-Exupéry’nin birbirlerine yazdıkları çizim, fotoğraf ve belgelerle dolu mektuplar, bu fırtınalı ilişkinin göstergesi.

        Terapist (B. A. Paris / Çev: Solina Silahlı / Doğan)
        Terapist (B. A. Paris / Çev: Solina Silahlı / Doğan)
        Mektuplar (Antoine de Saint-Exupéry / Çev: Gizem Olcay / Timaş)
        Mektuplar (Antoine de Saint-Exupéry / Çev: Gizem Olcay / Timaş)

        Diğer Yazılar