Kış tatilinin yeni adresi: Bansko
Dünyanın önde gelen kayak merkezleri sıralamasında hızla yükselen Bansko, toplamda 70 kilometrelik piste, 26 kilometrelik lift ağına sahip. Aralıktan nisana kadar 5 ay kayak yapma imkânı sunan Bansko, Alp disiplini için bölgedeki en iyi pist olma özelliğini de taşıyor. Bulgaristan’ın schengen vizesine geçmesiyle Bansko artık daha kolay ulaşılan bir destinasyon
Başkent Sofya ve Bulgaristan’ın tarihi şehirlerinden Plovdiv’e 140 kilometre uzaklıktaki bu eski Balkan köyünün makûs talihi, 1985’te ev sahipliği yaptığı kayak şampiyonasıyla değişti. O günden sonra kış sporlarıyla anılır oldu. İstanbul’un sadece 550 kilometre uzağındaki Bansko Kayak Merkezi, geçtiğimiz yıllarda yapılan 40 milyon Euro’dan fazla yatırımla mükemmel bir altyapıya kavuştu. Artık Avrupa’nın en iyileri arasında anılan kayak pistleriyle kış turizminin en güzel destinasyonlarından biri. Geçtiğimiz hafta Bansko’da kayak sezonunun açılış davetine katıldım. Pistlerdeki çokuluslu turist kalabalıkları Bansko’nun çoktan keşfedildiğinin ve popülerliğinin kanıtı. Hemen her mekânda Yunanlar başta olmak üzere İngilizler, Ruslar, Sırplar ve Makedonlara rastlıyorsunuz.
Bansko’dan yola çıkıp Pirin Dağları’na doğru 12 kilometre gittiniz mi karşınıza kayak merkezi çıkıyor. Pirin Dağı 2900 metreye ulaşan üç zirvesiyle Alp disiplinine uygun olsa da yamaçlarında her tür kayak yapılabiliyor. Geçen yıl şubatta düzenlenen Dünya Kayak Şampiyonası’na ev sahipliği yapan bölgede, 990-2600 metre arasında her zorluk derecesinde 6 mavi, 5 kırmızı ve 2 siyah toplam 13 pist var. Dağın kuzey yüzünde kalan pistler, sert rüzgârlardan etkilenmiyor. Kolay yapışmayan toz kar ise kış sporları için ideal. Dağın çeşitli kademelerine çıkan toplam 25 kilometrelik teleferik ve telesiyej sistemi de emrinizde.
Merkez 2600 metrede dünya şampiyonu Alberto Tomba’nın kayak yaptığı, kendi adıyla anılan siyah zorluk dereceli piste de ev sahipliği yapıyor. İnsana kendini 2 bin 600 metreden aşağı “kapıp koyverme” fırsatı tanıyan bu pist, adrenalin tutkunlarının gönlünde özel bir yere sahip. Marc Girardelli gibi kayak şampiyonlarının da tercih ettiği bölgede yalnızca yetişkinlere değil çocuklara da iyi vakit geçirtecek ayrıntılar düşünülmüş. Bansko’ya giderken yanında kayak takımlarını taşıyıp kendine yük etmek istemeyenler ya da canı aniden kayak yapmak isteyip ilk uçakla Bansko’ya “hazırlıksız” gelenler de unutulmamış. 3500 çift kayaktan ya da her boydaki 670 snowboard’dan istediğinizi seçip uygun fiyata kiralayabiliyorsunuz. Bir günde 10 binden fazla kayak meraklısını sorun olmadan ağırlayabilen Bansko teleferikleri, telesiyejleri, kayak okulu, eğlence parkı, otel ve restoranlarıyla güzel bir kış tatili geçirmeniz için elinden geleni yapmaya hazır... Pistlere otomobille de ulaşılabiliyor.
Gece gece...
Bansko’da gece hayatı, büyük şehirleri aratmayacak kadar renkli. Pirin Caddesi üzerinde onlarca kafe, restoran, bar ve gece kulübü var. İngilizlerin takıldığı Lions Pub, Pirin 75 ve Red Fat Duck caddenin gözde mekânlarından. Yemekten sonra dans etmeye enerjiniz kalırsa Happy End, bölgede öne çıkan Türk yatırımlarından Regnum Otel’in içindeki Night Club ya da The Club ideal.
KÖZDE AV ETLERİ
Bansko, yüzyılı aşkın bir süredir yaşamaya devam eden meyhane geleneğiyle ünlü. Bizde “han” olarak bilinen yeme, içme, konaklama konsepti gibi bir modelmiş bu işin başlangıcı. Bu meyhanelerin en eskilerinden ikisi 1792’den beri hizmet veren Molerite ve Pene Dede anlamına gelen Dedopene. Veselo Selo (Şenköy) da o kadar eski olmamakla birlikte bilinen meyhanelerden. Buralarda Bulgar halk müziği eşliğinde ülke mutfağının en özgün lezzetlerini tadabilirsiniz. Şopska denilen peynirli çoban salatası, fırında ballı ve cevizli kaşkaval peyniri, közde av etleri, patlıcanlı kırmızı biber ezmesi ve lahana turşusu yerel mutfağın önemli lezzetlerinden. Tatlı olarak böğürtlen ya da yabanmersininden yapılan reçeller, yoğurdun üzerine konularak servis ediliyor. Bu mekânlarda dans gösterileri de yapılıyor. Bulgaristan şaraplarıyla da özellikle gurmeleri ziyadesiyle memnun ediyor. Ünlü mavrud üzümünden yapılan kırmızı şaraplar, “boğma rakı” diye bilinen Bulgar rakısı denenmeye değer. Sokaklarda gezinirken tezgâhlarda satılan ev yapımı şaraplardan alıp kar yağarken içinizi ısıtabilirsiniz.
Konaklama
Bölgenin en popüler otellerinden Regnum Hotel & SPA’nın sahibi Öztürk Grubu. Pirin Dağı eteklerinde, Glazne Irmağı’nın yanı başında yer alan otel, farklı mimarisi ve dekorasyonuyla rakiplerinden ayrılıyor. 8 özel masaj odası, Türk hamamı, sauna, buhar odası, bir adet ısıtmalı yüzme havuzu, fitness salonu ve dış jakuzi SPA merkezinin öne çıkanları. Ayrıntılı bilgi için www.regnum.bg
Dağda ne yenir?
Bınderişka Polleana düzlüğünde yer alan Vip Room, dekorasyonu, yemekleri ve şarap kavıyla öne çıkıyor. Çaydanlık Kafe’de demleme çay içebilirsiniz. Kozayani Keçi Tepesi adlı mekân da şömine önünde bir şeyler yemek için güzel.
Nasıl Gidilir?
Türk Hava Yolları, İstanbul’dan Sofya’ya haftanın her günü karşılıklı seferler düzenliyor. Bölgeyi bu yıl iki kez otomobilimle baştan başa kat etmiş biri olarak söylüyorum. En doğru rota İpsala çıkış kapısından Yunanistan-Kavala-Drama üzerinden Bansko tabelalarını takip etmek. Plovdiv-Bansko rotası dağ yollarının kötülüğü nedeniyle pek tercih edilmiyor. 550 kilometrelik yol 5-6 saat sürüyor. Ayrıca Bulgaristan’a otobüsle ulaşmak mümkün. Sofya Otogarı’ndan da Bansko’ya sık aralıklarla araç kalkıyor.