Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Geçtiğimiz yıl büyük başarı kazanan “Felekten Bir Gece” (The Hangover) filmininyönetmeni Todd Phillips, başrollerinde Robert Downey Jr. ve Zach Galifianakis’in oynadığı “Git Başımdan” (Due Date) ile seyirciyi güldürmeyi başaran bir filme imza atıyor

        Peter Highman’in (Robert Downey Jr.) Ethan’ı (Zach Gallifianakis) havalimanı girişinde, ilk kez gördüğü ve uzaktan süzdüğü sahneye dikkat edin! Hepimiz hayatta benzer anlar yaşamış, asla yan yana gelmek istemeyeceğimiz insanlarla kısa süreliğine de olsa, bir şeyler paylaşmışızdır. Ethan, Peter için tam da böyle, hemen kurtulmak istediği biri. Ama kader ağlarını örüyor ve birlikte Atlanta’dan Los Angeles’a uzanan, binlerce kilometrelik bir otomobil yolculuğuna çıkmak zorunda kalıyorlar. Peter, hafif nevrotik, sürekli gergin, insanlarla mesafeli olan ve kontrolü seven tipik bir “beyaz yakalı”. Yani, günümüz kentlerinde sık karşımıza çıkan bir karakter. Ethan, ise tam bir “cins”. Peter gibilerin görüp kaçacağı biri. Sorun sadece kırıtarak yürümesi, tuhaf görünmekten korkmaması, köpeği ya da permalı saçları değil; gerçek bir baş belası olduğunun ve yarattığı sorunların hiç farkında olmaması... Zaten ikisini yan yana ilk gördüğünüz anda, yüzünüzde bir gülümseme beliriyor ve komedi sahneleri de peş peşe gelmeye başlıyor. Robert Downey Jr. ve Zach Galifianakis, perdedeki uyumsuz çifti hayranlık uyandıran bir “uyum” ile canlandırıyorlar. İkisi de durum komedisinin ne olup olmadığını çok iyi bilen aktörler. Güldürmeye çalışmıyor, karakterlerini hiç abartmadan, olanca doğallığıyla ince ince oynuyorlar. “Felekten Bir Gece”de olduğu gibi burada da seyirciyi yerlere yatıran Galifianakis yıldızı parlayan harika bir komedyen ama Downey Jr.’ın inandırıcı performansından bence büyük destek alıyor.

        ÇOK ÖZGÜN DEĞİL

        “Git Başımdan” durum komedisini yakalama konusunda başarılı. Ama tersliklerin fazlalığı, özellikle “olmasa da olur” türündeki aksiyon sahneleri (mesela Meksika’dan kaçış) inandırıcılığı zorluyor. Bir de, ne yazık ki çok orijinal bir senaryo değil. “Felekten Bir Gece”de özgün bir senaryoyla çağdaş komedi sinemasına ismini yazdıran Todd Phillips, bu kez denenmiş bir formattan yola çıkıyor, başka filmlerden esinleniyor. Özellikle de John Hughes’ün yönettiği “Planes, Trains & Automobiles” (1987) ve Martin Brest imzalı “Midnight Run” (1988) filminden. “Git Başımdan” bu iki filmin orijinal fikirlerine yeni şeyler eklemek konusunda pek başarılı değil. Ayrıca filmdeki ikili, bazı sahnelerde elerindeki “kahve kutusu”yla “Büyük Lebowski”yi de hatırlatıyorlar. Bu “orijinallik sıkıntısı”na rağmen kendi adıma bazı sahnelerde “kopup gittiğimi” ve çok güldüğümü söyleyebilirim. Ki böyle en az 7-8 sahne var. Dünya sinemasının giderek daha geveze ve kaba bir komedi anlayışına teslim olduğu bu dönemde, “Git Başımdan” gibi filmler gerçekten iyi geliyor. Gülmek isteyenlere tavsiye ederim.

        Diğer Yazılar