2013'ün en iyi filmleri
29 Aralık Pazar günü itibarıyla, Boxoffice Türkiye’nin verilerine göre 2013 yılı içinde Türkiye’de yaklaşık 49 milyon 486 bin 499 sinema bileti satıldı. Bu, geçtiğimiz günlerde Habertürk’ün kültür sanat sayfalarında da yer verdiğimiz gibi son 34 yılın rekoru olarak kabul ediliyor. Burada önemli olan bir başka veri ise yerli filmlerin yüzde 58’lere varan seyredilme oranı... Yılın en çok seyredilen ilk 10 filminin arasında 10. sıradaki “Hızlı ve Öfkeli 6”dan başka yabancı bir film yok. Özetle, Avrupa hatta dünya genelinde baktığımızda Türk sineması için imrenilecek bir durumla karşı karşıyayız.
Öte yandan, yerli sinemanın gişedeki bu kesin zaferine rağmen Türkiye’de Hollywood’da olduğu gibi güçlü bir sinema endüstrisinden söz etmek hâlâ mümkün değil. 2013, eski Yeşilçam usulü melodram (Su ve Ateş, Benim Dünyam) ile kırsal komedinin (BKM yapımı Düğün Dernek ve Hükümet Kadın 1 ve 2) öne çıktığı bir yıldı. Boxoffice Antrakt’ın verilerine göre yapım şirketi BKM de toplam bilet satışının yüzde 19’uyla 2013’te bir başka büyük başarının altına imza atmış oldu. Gişe verilerini bırakıp yerli filmler açısından 2013’ün sanatsal kalitesine baktığımızda da iyimser bir tablodan söz etmek mümkün. Yeni yönetmenlerden şaşırtıcı ve başarılı ilk filmler seyrettik. Erdem Tepegöz “Zerre”, Alphan Eşeli “Eve Dönüş: Sarıkamış 1915”, Belmin Söylemez “Şimdiki Zaman” ve Can Kılcıoğlu “Karnaval” ile dikkat çeken yeni isimler oldular. Deniz Akçay Katıksız’ın vizyon şansı bulamayan “Köksüz”ü de önemli bir film olarak hafızamda yer etti. Gösterime girseydi, açıkçası 2013 yerli filmler listemin ilk filmi olacaktı. Şimdi ise 2014’de görmenizi tavsiye edeceğim filmlerden biri. İlk filminde başarılı olan yönetmenler için en zoru ikinci filmdir. Bu yıl, Mahmut Fazıl Coşkun “Yozgat Blues”, Aslı Özge de “Hayatboyu” ile ikinci film krizini aşan ve kendilerine bağlanan umutları boşa çıkarmayan yönetmenlerdi. Melik Saraçoğlu ve Hakkı Kurtuluş ise daha iyisini yaptılar. 2009 tarihli ilk filmleri “Orada”dan çok daha fazla dikkat çeken ve beğenilen ikinci filmleri “Gözümün Nuru” ile hem Adana Altın Koza jürisinin hem de eleştirmenlerin gönlünü fethetmeyi başardılar. Umarım, çok sıcak bir aile filmi olan “Gözümün Nuru”nu seyirci televizyon ve DVD’de keşfeder. Bu arada, Yılmaz Erdoğan’ın “Kelebeğin Rüyası” da yılın en iyi yerli filmlerinden biriydi. Erdoğan, hem geniş kitleye seslenmeyi hem de nitelikli filmler yapmayı becerebilen ender yönetmenlerimizden biri.
YABANCI FİLMLER
Türkiye’de gösterime giren yabancı filmlere baktığımda ise yılın en hoş sürprizlerinden biri Ron Howard’ın iki efsane Formula 1 pilotunun 1970’li yıllardaki rekabeti üzerine çektiği “Zafere Hücum” (Rush) oldu. HT Magazin’deki köşemde “En iyi yarış filmlerinden biri” diye başlık atmıştım. Şimdi ise “Zafere Hücum”un gelmiş geçmiş en iyi yarış filmi olduğuna inanıyorum. Yılın en iyi yabancı filminin ise Alfonso Cuaron imzalı “Yerçekimi” olduğunu düşünüyorum. Yeni senaryo formatları ya da yeni öyküler bulmak kolay değil. Görsel olarak yapılmayanlar da artık giderek azalıyor. Ama bazen Cuaron gibi bir yönetmen çıkıyor ve görsel olarak daha önce görmediğimiz bir işle geliyor karşınıza... 3D formatını çok iyi kullanan “Yerçekimi” tam da böyle bir filmdi. Umarım 2014’te çok daha iyi ve şaşırtıcı filmler izleriz. Hepinize sağlıklı ve mutlu bir yıl dilerim.