Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Suudi Arabistan’da çekilmiş ilk uzun metraj film olan 2012 tarihli “Vecide” (Wadjda) Türkiye’de gösterime girdi. Bir kadın yönetmenin imzasını taşıyan film, mahalle baskısına rağmen bisiklet almak isteyen 10 yaşındaki Vecide’nin öyküsünü anlatıyor

        EĞİTİMİNİ Kahire ve Sidney’de tamamlayan Haifaa Al-Mansour, 2005’te çektiği “Women Without Shadows” adlı belgeseliyle Suudi Arabistan’da tabu olan konuları ele almış ve kadına yönelen geleneksel, tutucu yaklaşımı eleştirmişti. Al-Mansour “Vecide”de aynı tutumu bu kez konulu uzun metraj bir filmle sürdürüyor. İlk sahnede okulda spor ayakkabısı giyen tek kız öğrenci olarak karşımıza çıkan Vecide (Waad Mohammed), komşu çocuğu Abdullah’la (Abdullrahman Al Gohani) yarışmak için bir bisiklet sahibi olmak ister. Ne var ki, bir kız çocuğunun bisiklet kullanmasına herkes karşıdır. Ailesinden destek göremeyen Vecide, bisiklet almak için okulda düzenlenen para ödüllü Kuran okuma yarışmasına katılmaya karar verir...

        Senaryoyu da yazan Haifaa Al-Mansour’un öncelikli hedefi belli ki, Suudi toplumunda kadına yönelik kısıtlayıcı yaklaşımı eleştirmek. Ama eleştirdiği kısıtlamalar, kızların bisiklet kullanamaması başta olmak üzere, anladığımız kadarıyla “yasal yasaklar” değil. Bunlar daha çok, Suudi Arabistan’daki geleneksel toplum yapısının dayattığı “teamüller”. Dolayısıyla, Al-Mansour’un iktidarı karşısına alan çok radikal bir yaklaşıma sahip olduğu öne sürülemez. Kadınların otomobil kullanamıyor oluşu veya erkeklerin başka kadınlarla evlenme hakları gibi sorunlara değinse de sistemi eleştirmeye pek yanaşmadığı görülüyor. Başta okuldaki kadın öğretmenler olmak üzere daha çok “mahalle baskısı”nı uygulayan insanları koyuyor hedef tahtasına. Al-Mansour’un bu tavrı “sansürü by-pass etme” çabası olarak hoş görülebilir belki ama toplumu yansıtan büyük resmi gösteremediği kesin.

        KENDİNİ İYİ HISSET FİLMİ

        Abdullah’ın, Vecide’ye “Bir gün seninle evlenmek istiyorum” demesinin Vecide’nin mücadele hanesine artı puan olarak yazılması da çok parlak değil. Burada feminist bir yaklaşımdan çok, erkeklere kendini kabul ettirme çabasının öne çıktığı görülüyor.

        Filmin bence en ilgi çekici anı, Vecide’nin bir öğretmen tarafından haksızca suçlanan iki kız arkadaşına sahip çıkmayarak onları savunmasız bıraktığı sahne. Öğretmenin çok basit bir hareketi cinselliğe bağlaması, oje yaptıkları için kendilerini suçlu hisseden kızların çaresizliği, Vecide’nin vicdansızlığı ilgiye değer ayrıntılar. Baskıcı toplumun şiddeti, sözgelimi masum bir harekette “cinsel haz” arama sapıklığı değil midir zaten? Belki de Al-Mansour’un bu akıl dışı baskıya daha çok odaklanması gerekiyordu. “Vecide” ise bu haliyle daha çok Hollywood usulü bir “kendini iyi hisset” filmine benziyor. Yönetmenliğin de parlak olduğu söylenemez. Al-Mansour, popüler sinema klişelerini bir öğrenci filmi düzeyinde kullanıyor. Başta oyuncu yönetimi olmak üzere, filmin anlatımında aksayan birçok yan var. “Vecide” Suudi Arabistan sineması açısından, bir başlangıç olarak elbette değerli ama Batı basınında olduğu gibi övgüler düzmek de bence çok anlamlı değil.

        Filmin notu:5.5

        Diğer Yazılar