Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Ne kadar kapalı kalırsanız kalın, ne kadar denetiminizi artırırsanız artırın, bir şekilde acımasız yüzünü gösteriyor.

        St. Petersburg’da dün meydana gelen saldırı da bunun bir örneği.

        Rusya Başsavcılığı da patlama için tespitini yaptı ve “terör saldırısı” dedi.

        Daha önemlisi St. Petersburg’daki patlamayla eşzamanlı olarak Şam’daki Rus Büyükelçiliği’ne top ve roket saldırısı düzenlendi; eylemi Tahir El Şam üstlendi.

        Bu noktadan bakıldığında saldırının Suriye odaklı olduğundan söz edilebilir.

        Moskova’nın dört yıl aradan sonra yeni bir saldırıyla karşı karşıya kaldığı söylenebilir.

        Çünkü, öncesinde 2013’te Rusya’nın güneyindeki Volgograd şehrinde demiryolu istasyonuna dönük intihar saldırısı olmuş ve 34 kişi hayatını kaybetmişti.

        Bu da Soçi Olimpiyatları’nın güvenliğinin sorgulanmasına yönelik bir saldırı olarak yorumlanmıştı.

        Daha önce de 2011 yılında Moskova’daki Domodedovo Havalimanı’na düzenlenen saldırıda 37 kişi ölmüştü.

        O tarihten bu yana da Suriye’deki en etkin güçlerden biri olmasına karşın mücadele ettiği terör örgütlerinin Rusya’ya dönük saldırısı söz konusu olamamıştı.

        Bunun, birçok saldırının gerçekleşmeden önlenmesi sayesinde olabildiğinin de altı çizilmişti.

        Moskova’nın Çeçen saldırıları sırasında edindiği deneyimler ve aldığı önlemler sonucu terör saldırılarını engelleme konusunda başarılı olduğunun da altı çiziliyordu.

        NEDEN YAPTILAR?

        St. Petersburg’da dün gerçekleşen saldırıdan ve başsavcılığın açıklamasından yola çıkarak şu söylenebilir ki, Moskova bu kez terör saldırısını engelleme başarısı gösteremedi.

        İkinci nokta ise denetimi ve kamera sistemi olan St. Petersburg metrosuna bomba koyabilme kolaylığına kimin erişebileceği...

        Yani eylemi içeriden birilerinin yapma olasılığının daha güçlü olduğu...

        Henüz kesin olmayan verilerden yola çıkarak eylemin radikal dinci grupların işi olduğu noktasına getirmek doğru olmayabilir.

        Volgograd saldırısının Soçi ile ilişkili olmasına benzer bir durumun da şu ortamda bulunmaması, Ukrayna’daki Rusya karşıtlarının eylemi olabileceği şüphesini de akla getiriyor.

        İDLİB SORUNU

        Ancak St. Petersburg’daki saldırıyla eşzamanlı olarak Rusya’nın Şam Büyükelçiliği’ne dün 20 topçu mermisi ve roket atılması yan yana konulduğunda eylemin Suriye odaklı olma ihtimali güçleniyor.

        Zaten Şam Büyükelçiliği saldırısını da Rusya’nın önceki gün İdlib bölgesine yaptığı saldırıya yanıt olarak Ahrar hareketinden koparak yeni kurulan “Tahrir El Şam” üstlendi.

        Rusya’nın bu konudaki davranış kalıpları belli olduğu için bundan sonraki süreci okumak da zor değil.

        Rusya, İdlib bölgesindeki saldırılarını çok daha yoğunlaştıracak, Halep’te sergilediği tüm uygulamalarını bu alanda da gösterecek.

        Bölgenin doğu yakası da Şam güçleri tarafından kapatıldığı için Hatay’ın yanı başındaki İdlib bölgesinden yeni bir göç hareketinin başlama olasılığını da yükseltecek.

        Çünkü unutulmamalı ki, Halep’ten Türkiye’nin yardımıyla çıkarılanlar İdlib’e yerleştirilmiş ve uzun süredir de orada kalmaları sağlanmıştı.

        Türkiye yeni politikası gereği bugüne kadar yeni bir girişe izin vermemişti...

        Diğer Yazılar