Son Dakika

Şarbon vakası neden arttı?

04.09.2018 - 02:07 | Güncelleme:

 

Son yıllarda çok rastlanmayan şarbon vakaları, bu yıl neden hortladı?

Bu kadar çok vakaya başka bir dönemde rastlandı mı?

Ya da Ankara Ahiboz’un ardından İstanbul, Amasya, Kahramanmaraş, Sivas, Akçaabat gibi birbirinden farklı bölgelerde görülmesine ne neden oldu?

Birbiri ile teması olanaksız otobur çift toynaklı hayvanları şarbon hastalığında buluşturan ortak nokta ne?

Bunları sormamın gerekçesi, sporlu, yani kendi kendine form değiştiren bakterinin yayılma alanı 7 kilometre yarıçaplı; laboratuvarda yaşam ömrü 60 yılı görmüş...

Oysa şarbonun çıktığı bölgeler birbirine yüzlerce kilometre uzakta…

Tanıdığım birkaç veteriner arkadaşıma bu soruları yönelttim, yanıtları kendi içinde tutarlıydı ama beni iknaya yetmedi…

ŞANSLI TARAFIMIZ

En mantıklı yanıta ise sabah ulaştım.

Türk Veteriner Hekimler Birliği Başkanı Talat Gözet, suhuletle hareket edilip, paniğe yol açmadan adım atılması gerektiğini belirtti.

Vakaların toplumu kaygılandıracak boyutlara ulaşmadığını, veterinerlerin baskılama konusunda deneyimli olduklarını bildirdi.

“Bir de şanslı tarafımız var” deyip ekledi:

“Hayvan üreticimiz hastalığı çok iyi tanıyor ve vakaya rastlandığı anda acil tedbirleri biliyor. O nedenle ölümsüz atlatıyoruz…”

Bu aşamada çuvaldızı Tarım ve Orman Bakanlığı’na batırmaktan da geri durmadı.

Belirttiğine göre, Bakanlık tek çatı altında birleştirilince taşra teşkilatı ağırlıkla ziraatçılara ve ormancılara kalmış.

Böyle olunca şarbon çıktığında az sayıdaki veteriner anında müdahale etmiş; o bölgeyi bir yıllığına karantinaya almış…

Oysa tekrar hortlamaması için bakteri baskılamak amacıyla 5 yıl bölgedeki hayvan aşılamalarının takip edilmesi gerekirmiş; bir süre sonra unutulmuş, takibi ihmal edilmiş.

Ya da veterinerler tarlalara gönderilip rekolte verisi toplatılmış…

AYNI YERDE YENİDEN

Başkan Gözet bunun en iyi örneğinin vakanın ilk çıktığı Ankara’nın yakın ilçesi Ahiboz olduğunu belirtti...

Şarbon vakasına aynı bölgede geçmişte birkaç kez karşılaşılmış.

Üreticiden hayvanlarını itlaf edip derine gömmeleri istenmiş.

Onlar da çok daha derine kazmak için uğraşmak yerine, daha sığ derinliğe, yüzeye yakına gömmüş…

Gömülen hayvan bedeninin olduğu bölgede ot bollaşmış; üretici de hayvanlarını buralarda otlatmaya başlamış.

Bakteri sporlu olup form değiştirerek ömrünü koruduğu için, gömülü hayvanın üzerinde yetişen bitkiye oradan da yiyen hayvana geçmiş.

Ahiboz’daki vaka analizi böyle…

IRMAKLA TAŞINANLAR

Peki, İstanbul, Amasya, Kahramanmaraş, Sivas’a kadar yayılımı nasıl oldu?

Senaryosu ikna edici:

“Anadolu’da kurbanı nehir veya dere kenarında kesme alışkanlığının yarattığı yayılma…”

Son şarbon vakalarına Kızılırmak ve Yeşilırmak’ın geçtiği yerlerde rastlandığını anımsattı…

“Hastalıklı hayvanın kanı veya sakatatını nehre veya dereye atarsanız, geçtiği her yere yayılmasını kolaylaştırırsınız …” dedi.

İTHAL OT TEHLİKESİ

Bir başka gerekçesi var ki, o da nehirlerin geçmediği bölgelerdeki hastalığı açıklamaya yeterli.

Başkan Gözet, bu yıl Güney Amerika ve Fransa’da da şarbona rastlandığını anımsattı.

İthal samanla hastalığın taşınmış olma ihtimaline dikkat çekti…

Hastalığın birçok bölgede aynı zamanda görülmesini izah edecek başka bir neden bulamadıklarını bildirdi.

BİYOLOJİK SİLAH

Bakteriler içinde sporlu, yani yapı değişikliği ile etki ömrünü koruyan şarbon laboratuvar ortamında 60 yıl kalabilmiş…

Çözümü ise hayvanları buzağı döneminde aşılatmak…

Ayrıca şarbonun İkinci Dünya Savaşı sırasında üretilen, “Bacillus Anthracis” adı verilen ve zor şartlar altında kendi neslini koruyacak form değişikliği yapan (sporlu) bakteri olduğu bilinmeli…

O nedenle bugün birçoğu iyi gelir getirdiği için evcil hayvanlara yönelen veterinerlerin istihdamı geleceğimiz açısından çok önemli…

Hatta sağlık personeline verilen “yıpranma payından” mahrum bırakılmayacak kadar da değerli…

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 04 Eylül 2018 Salı 14:50
    kalemine sağlık
Kalan karakter : 2000