Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        DIŞİŞLERİ Bakanı Ahmet Davutoğlu, dün ziyaret ettiği muhalefet partileri liderlerine aynı cümleyi tekrar etmiş: "Ya statükoya razı olacaktık, ya da bozacaktık..." Ardından eklemiş: "Statükoyu bozduk; genel siyasetin adımlarını ve süreçleri değiştiriyoruz. Bölge ve dünya barışına katkı sağlıyoruz..." Davutoğlu'nun söylemi bir yere kadar doğru. Çünkü Türkiye bugüne kadar Kafkasları hep ikinci planda tuttu. Ancak ABD, AB gibi müttefiklerinin; NATO gibi üyesi bulunduğu kuruluşların; Rusya gibi sürecin zorunlu kıldığı ortaklıklarının sonucu Kafkas oyununa dahil oldu. Kafkasya'da yeni politika uygulamak isteyenler de her dosyada karşısına çıktığı için oyun şablonuna Türkiye'yi koyarak işe başladı. Ortadoğu'dan çok daha güçlü bir şekilde akrabalık bağlarıyla bağlı bulunduğu bölgede Türkiye olması gereken etkinliğini sergileyemedi.

        FİGÜR ATMAK YETMEDİ

        Dansta birinci oyuncu olamadığı için uzaktan figür atarak duruşunun uluslararası kamuoyuna izaha çalıştı. "Gözüme bak ne dediğimi anlarsın" figürleri atmanın dünya kamuoyuna derdini anlatmak için yeterli olmadığını geç fark etti. Tek başına çıkıp, "ABD, AB veya Rusya'nın planı ne olursa olsun; benim şu konulardaki çıkarım da oyun planım da budur" diyemedi. Sovyetler'in dağılması sonrası 1990'lı yıllarda eline geçen fırsatları da değerlendiremedi. Dansın asıl aktörü, "ekip başı" olmak yerine kenarda seyreden "büyük ağabey" rolünü oynamaya kalkınca sahnedeki fırsatları da başkaları kaptı. Kafkas dansının politikasına da yansıyan belden yukarısı büst gibi sabit dururken, aşağıda sürekli oynayan ayakları uzaktan seyretti. Oyuna girmeye çalıştığında da pozisyon almakta zorlandı. Aynen Kafkasya Platform Süreci'nde de yaşandığı gibi başlamış oyuna yanlış zamanda bir de müziğe aykırı ayakla girdi, senkron tutturamadı. Bakanlık Müsteşar Yardımcısı Ünal Çeviköz, Moskova Büyükelçisi Halil Akıncı gibi dilinden, ruhuna kadar bölgeyi iyi bilen çok sayıdaki oyun kurucusunu da iyi kullanamadı.

        ERMENİSTAN AÇILIMI

        Şimdi Ermenistan açılımı ile oyuna doğrudan dahil olmak isteniyor. Bakan Davutoğlu, "Ermenistan ile yaşanan sürecin sağlıklı bir şekilde sonuçlanmasının hem Türkiye hem de bölge ve dünya açısından önemli olduğuna" inanıyor. "Ermeni soykırım iddialarının 100'üncü yılı gerekçesiyle 2015'te Türkiye aleyhine etkin eylemler düzenleneceğinden kaygı duyuyor." Ancak CHP Lideri Baykal'ın da vurguladığı gibi bu iddialara artık Batı da fazla itibar etmiyor; çıkarına bakıyor.

        DANS YENİDEN BAŞLADI

        Ancak Bakan Davutoğlu'nun dikkat çektiği bir nokta var ki haklı. O da son 10 yıldır rastlanmayan Azeri Ermeni askerleri arasındaki çatışmaların bu yıl 6 ay arayla tekrarlamış olması. Eğer, bu devam ederse Abhazya ve Güney Osetya dolayısıyla Rusya ile Gürcistan arasındaki savaşa benzer bir gelişme çok daha acı yaşanır. Unutulmasın ki Rusya Gürcistan gerilimi bitmedi. İnanmayan Rusya Sınır Güvenliği Bakan Yardımcısı Viktor Trufanov'un ve Savunma Bakanı Anatoli Serdyukov'un dünkü açıklamalarına baksın. Biri "Abhazya karasularının savunmasının kendilerine ait olduğunu, ihlal edene ateş açacaklarını" duyurdu. Diğeri ise yaptıkları askeri anlaşma sonucu Abhazya ve Osetya'ya asker yerleştirdiklerini ve ortak tatbikat yapacaklarını açıkladı. Kafkaslar'da dans yeniden başladı... Ya dahil oluruz ya da sahne yine başkalarına kalır...

        Diğer Yazılar