Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Başbakan Erdoğan önceki akşam Erzurum dönüşü uçakta gazetelerin Ankara temsilcilerinin sorularını şöyle yanıtladı, Türkiye'ye gelen 34 PKK'lının gösterilere devam etmesi halinde başlanılan noktaya dönüleceğini söyledi. Haber 'Sil baştan yaparız'

        Başbakan Erdoğan önceki akşam Erzurum dönüşü uçakta gazetelerin Ankara temsilcilerinin sorularını yanıtladı, Türkiye'ye gelen 34 PKK'lının gösterilere devam etmesi halinde başlanılan noktaya dönüleceğini söyledi YAZI BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, suça karışmadıkları için Habur'dan Türkiye'ye girdikten sonra serbest kalan PKK'lıların sergiledikleri tavırlara tepki gösterdi. DTP'ye, "Bu son şans" uyarısında bulunan Erdoğan, gösterilerin devam etmesi halinde de "sil baştan yapılacağını" ve "başlanılan noktaya dönüleceğini" söyledi. Başbakan Erdoğan önceki akşam Erzurum dönüşü uçakta gazetelerin Ankara temsilcilerinin sorularını yanıtladı.

        BAŞLANILAN NOKTAYA DÖNÜLÜR

        Soru: Habur'daki gelişmeleri aktarırken yanlış birtakım hareketlere de işaret ettiniz. Dağdan inenlerin, DTP'nin grup toplantısına katılması için karar alınmış. Nasıl karşıladınız? Erdoğan: O tür şeylerin olması doğru bir yaklaşım değil, yanlış olur. Bu sürece bunlar tuz biber eker. Şu anda 34 kişi suçlu görülmedikleri için, yargı serbest bıraktı. Burada olumlu bir yaklaşım var. Bu yaklaşımı kalkıp da olumsuza dönüştürmek için ve bunu siyasallaştırmak için böyle bir havanın içine girmek, bundan adeta siyasi bir rant devşirme gayretine girmek... Arzu etmeyiz ama bu işi tamamen sil baştan yaparız. Bu giyim şekliyle Türkiye'ye girmeleri dahi, Batı'daki vatandaşları rahatsız eden şeyler. Bunlar belli sinyallerdir. Medya bunu yakalamıştır. Ayakta Mekap, sırtlarında Diesel çanta, üstlerindeki elbisenin tek tip olması gibi. Bu bir sıkıntı veriyor. - Sil baştan derken ne kastettiniz? - Bu işin başladığı noktaya dönülür. Burada bir demokratik açılım sürecine girilmiş, bütün bu adımlar atılıyor. Hiç bu adım atılmamış noktaya dönüşmesi yanlış olur. Biz bunun devamını istiyoruz. Nasıl olacak? Aynı şekilde bazı eksikleri de gidermek kaydıyla, ülke beraberinde bir kardeşlik, birlik, beraberlik oluşsun. Biz bu adımları onun için atıyoruz. Oraya gelişleri filan yanlış... Geldiklerinde kim karşılayacaktı? Emniyet, yargı karşılayacaktı; belli. Ondan sonra gereken yapılacak, karar verilecek, sonra herkes gideceği yere gidecekti. Ama böyle her ilçede ayrı ayrı karşılama şeyleri yapmak; bunlar süreci olumsuz etkileyebilir. Burada daha olumlu yaklaşımı bekliyoruz.

        BU SON ŞANS

        - DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'le görüşmenizden sonra olumlu bir hava vardı; sonra süreç içerisinde olumsuzlaşmaya başladı. Bunu neye bağlıyorsunuz? - (Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı üst kimliğinde etnik kimlikleri buluşturmak istediklerini belirttikten sonra) DTP'lilere de bu sinyali veriyoruz. Koordinatör Bakanımız görüştüğünde kendilerine ifade etti. Süreci bozmayın. Samimi davranıp bizim samimiyetimize de gölge düşürmeyin. Bunu başaralım. Bu son şanstır, diye düşünüyoruz. Bu dönemde başarılırsa başarılır. Kimse de bizim gibi cesaret etmez bu işe. Birçok riski göze alarak adım attık, bana göre. Ben bunu Ahmet (Türk) Bey'in kendisine de söyledim; "İçinizden zaman zaman farklı sesler çıkıyor, lütfen engel olun, eğer engel olamazsanız bu sürece yazık olur" dedim. Ama maalesef zaman zaman arzu edilmeyen şeyler birçok ilimizde, ilçemizde meydana geliyor. Bunlar iyi şeyler değil. Ama biz Türkiye Cumhuriyeti'nin sorumlu kuruluşu olarak kurum ve kuruluşlarıyla adım atıyoruz, atmaya devam edeceğiz.

        TIKANANA KADAR DEVAM

        - Süreçten dönüş olmayacak mı diyorsunuz? - Tıkanana kadar yolumuza devam edeceğiz, kararlıyız. - Ne olursa tıkanma sayarsınız? Kırılma noktası nedir? - Biz bunun devamını bekliyoruz. Devamı gelmezse yapacağımız bir şey yok. Bunun devamı arzu ediyoruz ki, bu çerçeve içinde devam etsin. Kırılma noktasına gelince, yapılan açıklamalar bellidir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin temel değiştirilemez ilkeleri var. Bizim bu ilkelerden kalkıp taviz vermemizi; istenmeyecek şeyleri kimse bizden beklemesin, talep etmesin. Biz üzerinde konsensüs teşkil eden bu süreci niye başlattık? DTP ile de görüştük, akademisyenlerle görüştük, medyayla, sivil toplum örgütleriyle görüştük, önerileri topladık. Artık havuz doldu. Şimdi sırada bu havuzdakileri, bu işi parlamentoya getirmemiz var. Parlamentoya getirdiğimizde yeni açıklamalar yapacağız süreçle ilgili. - Parlamento için gün belli mi? - Henüz belirlemedik. - Kasımda Meclise gelebilir mi? - Gelebilir, gelebilir... - Habur'dan girdikleri gibi, örneğin İstanbul'a gelirlerse de benzeri gösterileri yaparlarsa? - Uyarılarımızı yapıyoruz, yapacağız. Bu konularda daha hassas olmalarını kendilerinden özellikle isteyeceğiz. Orada kendimize göre mekanizmalarımız var. Araştırıyoruz, çalıştıracağız. - Ağustos MGK toplantısı sonrasında sürecin devamı tavsiye edilmişti. Son MGK toplantısına ilişkin açıklamada sürecin devamına ilişkin bir ifade yok. Bir değişiklik mi var? - Bildirinin birinci maddesinde var, ama detay yok. Demokratik açılım sürecimiz bizim terörle mücadelemizi hiçbir zaman ertelemez. Terörle mücadele kararlılığımız aynı şekilde devam edecektir.

        BUNLARI KİMSE İSTEMESİN

        Başbakan, demokratik açılımın geniş kapsamlı olduğunu ve sorunların çözülebilecek kadar çözülmesi için uğraştıklarını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunu sıfırlayabilir misiniz? Böyle bir iddiada kim bulunabilir? Ne kadar minimize edebilirsek, o kadar olur. Bu devletin projesi ama muhatabı da millettir. Bizden istenmemesi gerekenleri Anayasa ile belirledik. Bunları kimse bizden istemesin. Ama bu, Sayın Baykal'ın dediği gibi Anayasa değiştirilemez demek değildir. Kendisinin de içinde olduğu şekilde daha önce değiştirildi. Birçok hükümet değiştirdi. Değiştirilemez maddeleri var. Değiştirilmesi teklif bile edilemeyecek maddeler zaten belli. Bunu da konuşmaya gerek yok. Onun dışındakileri konuşalım."

        AVRUPA'DAKİ GELİŞMELER

        - İçişleri Bakanı, Avrupa'dan geleceklerle 100-150 kişiyi bulabileceğini söylemişti. Habur'dan girişler oldu, ama Avrupa'dan olmadı. Sorun mu var? Yoksa PKK, "Gösterimizi yaptık, bu kadar yeter" mi diyor? - Burada üç tane zemin var. Bir, dağ; iki, Mahmur; üç, Avrupa... Burada dağın, Mahmur Kampı'nın durumu, özellikleri belli... Avrupa'nın durumu belli. Dağdan 8 kişi gelmiş. Oradan bundan sonra ne kadar, nasıl gelinir bilinmez. Mahmur Kampı'nın durumu belli, oradan daha fazla gelebilir. Avrupa'dan da gelebilir. Avrupa'da birtakım başka gelişmeler olabilir.

        ONLAR ÖNCE GELMELİYDİ

        - Kürt diasporasına yönelik bir çağrınız olacak mı? Yaşar Kaya'ya, Kemal Burkay'a yönelik olarak? - Onlara daha önce çağrımı yaptım. Bizim kapımızın açık olduğunu söyledim. Kendilerini beklediğimi söyledim. Diasporadan öte şimdi gelen 34 kişi herhalde onlardan daha erken buraya gelmesi gerekenler değildi. Bence onlar daha önce gelmeliydi.

        SİLAH BIRAKMADAN OLMAZ

        - PKK'nın lider kadrosunun durumu ne olacak? - Bütün olay silahın bırakılmasında. Silah bırakılmadıktan sonra söylenecek bir şey yok. - Böyle bir ihtimal var mı? - İhtimalleri kısıtlamak yanlış olur.

        IRAK ZATEN ÜÇÜNCÜ ÜLKE

        - Lider kadrosunun üçüncü ülkelere gönderilmesi söz konusu olabilir mi? - Olabilir, olabilir. Bu bir yerde onların da takdiridir. Şu anda zaten üçüncü bir ülkede, Irak'ta... - Irak'ın tavrını eskiye göre nasıl buluyorsunuz? - Daha olumlu buluyorum. Teröre karşı yaklaşım daha sıkı... Hele hele ABD'nin üç isim üzerinde yaptıkları açıklama ve uygulamayı olumlu buluyorum. Bu beklenirdi. Aynı şeyi biz Avrupa'dan da bekliyoruz, Avrupa da aynı kararlılığı göstermeli. - ABD'de uygulama başladı mı? - Üçlü üzerinde detay bilgi yok.

        BAYKAL ANLAMAMIŞ

        - Sayın Baykal, "Bunlar belli bir temele dayanıyor. İmralı'dan yol haritası hükümetin önünde gözüküyor, ABD destekliyor" diyor. Böyle bir uzlaşma olabilir mi? - Sayın Baykal kiminle uzlaşır, kiminle uzlaşamaz onu bilmem. Tayyip Erdoğan olarak ben ve arkadaşlarım, ilkeler üzerinde uzlaşırız ya da uzlaşamayız. Biz vatanımız, milletimizin hayrına olmayan bir konuda uzlaşma yollarını aramayız. Böyle bir derdimiz yok. Milletimiz anlamıştır ama Baykal anlamamıştır. Onun için "biri bizi gözetliyor" tavrıyla, kendisine nezaket gösteren bir Genel Başkan, Başbakan'a "E, kameraları yerleştirir, görüşmeyi öyle yaparız" diyecek kadar devlet adamlığından uzak bir yaklaşım ortadayken, ben devletin çalışma mekanizmaları noktasında neyi konuşayım? Devlet bütün kurum ve kuruluşlarını bu tür şeylerde çalıştırır. Siyasi bu işe bulaşır mı? Bulaşmaz. Siyaset, yönlendirir, rotayı çizer; bunu yapar. Ama kurum ve kuruluşlar bu çalışmaları yapar. Niçin? Netice almak durumundasınız. Netice alacaksınız. Atılan adımlar budur. Buradaki kararlılığımız da bir netice almaya yöneliktir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. - Muhalefetin hepsini karşınıza aldınız; bu sizi zora sokmayacak mı? - Muhalefet dediğiniz liderlerinden ibaret değil. Halkımın içindeki muhalefet de bu konuda bizi destekliyor.

        Diğer Yazılar