Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        HABERİ orman girişindeki portakal suyu satıcıları vermiş... "Gece hepsini zehirlemişler; aralarında Asena da olabilir..." Evladını kaybetmiş gibi yıkılmış. Bir koşu ODTÜ ormanına ulaşmış. Bir bölümü alınıp götürülmüş olanların arasında Asena'yı bulamamış. İki gün ormanda "Asenaaa" diye bağırıp dolaşmış. Sadece kendisi de değil, "dedesi " dediği Ahmet Su ve "teyzesi" dediği Şöhret Çevik ile dolaşmadık yer bırakmamış. Bütün bunları yaşayan, gazeteci arkadaşım Müyesser Yıldız... Asena ismini taktığı ise ODTÜ ormanında bir süre önce zehirli besin verilerek bir kısmı telef edilen tilkilerden biri...

        ORMANIN ÜNLÜSÜ

        Ancak öyle Asena deyip geçmeyin. O kadar ünlü ki; "tanımadığı bakan, milletvekili, ünlü kişi yok desen yeri"... Mesela, CHP Lideri Deniz Baykal'ı yakından tanıyor. Hatta hayvanların zehirli besinle telef edildiği ilk gün her tarafa dağılmış bedenlerini ilk Baykal bulmuş... Tanıdığı sadece o olsa... TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin de en yakın arkadaşı olmuş... Şahin, Asena'yı beslemekle kalmamış; yavrularına götürecek yemek de taşımış.

        UZAKTAN YAKINA

        Bu muhabbeti kurmaları da öyle kolay olmamış. Asena adı konulmuş da olsa sonuçta karşılarındaki bir tilki... Ormanın baş edilemez kurnazı. Kurdu her daim yenen ormanın haylazı. La Fontaine'in kargayı her daim kandıran tavuk hırsızı. Hani anlatır ya: "Her dalkavuk bir alığın sırtından geçinir, bu derse de fazla olmasa gerek bir peynir..." Daha nasıl tanımlanabilir ki... Ormanda ne zaman aslana ilişkin bir fıkra anlatılsa başkahramanlığa oturtulan uyanıktır. Bırakın dost olmayı, yanına dahi yaklaştırmaz; yarı yolda sapa verir bir daha kavuşturmaz...

        İLK TEMAS

        Asena ile ilk dostluğu da "dedesi" denilen Ahmet Su kurmuş. Her sabah spor yapmak için ormana geldiğinde beraberinde yemek getirmiş. Her bir yemek, birbirlerini bir tilki ayağı kadar yakınlaştırmış. Ardından Müyesser Yıldız ile Şöhret Çevik'in, yani "anne ile teyzenin" dostluğu gelmiş. Her gittiklerinde kendilerini o gizli buluşma noktasında beklerken bulmuşlar. Muhabbet o kadar ilerlemiş ki bir süre sonra peşlerine takılıp spor yapmaya başlamış... Getirdikleri yemeğin bir bölümünü bir koşu yavrularına götürüp geri döner olmuş; bir bölümünü de erzak olarak stoklamış... Sonuçta tilkiyi evcil köpek haline getirmeyi başarmışlar. Ancak onlardan başka kimseye de pas vermezmiş. Eh ne de olsa dostları devletin zirvesinden... Müyesser çok sayıda köpek ve tilkinin telef edildiği günden bu yana uyumamış. Duygusallığını bildiğim için dün arayıp başsağlığı dilemek istedim. "Bugün mutluyum; o geldi" diye çığlık çığlığa açtı telefonu. Meğer Asena o gece alışık olmadığı adamların ormanda dolaşmasından kıllanmış; bıraktıkları yemekleri yememiş. Ancak onu uzaktan izleyip; kümes basıp çalmadan da insanların kendilerine yemek getireceğine kanaat getiren diğer tilkilerin kaderi aynı olmamış... Bundan sonra acaba Asena'nın ailesi ne yapar? Kümes de kalmadığına göre nereyi basar?

        Diğer Yazılar