Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        REKLAM

        Her seçim vazgeçilmezimiz haline dönüşen iki konu var…

        Seçim döneminde kütüğünü taşıyan veya bir binaya yığılan seçmen...

        Diğeri de eksiksiz herkes oy kullanmış gibi bir partiye sandıktan tulum çıkan oylar.

        Her ikisi de her seçim dönemi karşımıza çıkmasına karşın bir türlü çözülemeyen sorun olmayı sürdürüyor.

        Oysa seçmen kütükleri ve sandıkların elektronik ortama geçtiği süreçte bunların tespiti de olası…

        Yani eskisi gibi defter yaprakları çevirmeye de gerek yok; bilgisayar ortamına girip bazı sıralama kodlarını girdiğinizde önünüze döküyor.

        Nitekim CHP Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanlığı da bunu yapmış ve son dönem kamuoyu ile paylaşılan verilere ulaşılmış.

        YSK’nın 4 Ocak’ta askıya çıkarıp dün itibarıyla indirdiği seçmen listelerinin detaylı taramasını yapmış.

        Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, bir yazılım gerçekleştirdiklerini, CHP’nin 973 ilçe başkanının bu sisteme girip girmediği gördüklerini belirtti.

        YSK’nın seçmen kütüğü sorgulamasını bu yazılım üzerinden yaptıklarını, belli kategorilere göre ayırıp seçmen taraması yaptıklarını söyledi.

        375 BİN 107 KİŞİNİN KAYDI YOK

        Kamuoyuna da yansıdığı gibi bu tarama sonucu en dikkat çeken Ayşe Ekinci isimli 1854 doğumlu seçmen ki bugün 165 yaşında olması gerekiyor…

        Ayşe Ekinci’nin seçmen kaydının bulunduğu yere CHP Kayseri Melikgazi İlçe teşkilatından görevliler gitmiş.

        Böyle bir ismin yaşadığını tespit etmiş ancak on yıllar önce Hakka yürüdüğü de kayıtlarda görülmüş.

        Benzer durumda olan ve MERNİS kaydı bulunmayan 375 bin 107 kişi tespit edilmiş.

        Onursal Adıgüzel, YSK’ya şikâyette bulunduklarını, hem de bu kişilerin kaydını yapanlar hakkında Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusu yaptıklarını açıkladı.

        KAÇ AKRABAMIZ OLABİLİR?

        Dikkat çeken ise bazı yerlerde yüksek yoğunluklu aday yazılmış olması…

        Örneğin Çankırı’nın Orta ilçesindeki seçmen sayısı 24 Haziran’dan bu yana %95 artmış, 8 bin 379’dan, 16 bin 401’e çıkmış.

        Ankara Çamlıdere’deki seçmen de iki katına ulaşmış, 6 bin 561 iken, 6 ay içinde 12 bin 493’e yükselmiş.

        Yeni gelen seçmenler de belirli evlerde veya binalarda kümelenmiş.

        Belli ki akrabası muhtar, meclis veya belediye başkanı olanların akınıyla karşılaşılmış.

        Ancak bir aksilik var gibi…

        Çünkü bir belediye başkanı adayı, bütün sülalesini taşımak istese dahi sayısı 8 bin veya 6 bin kişiye ulaşmaz...

        ASKERİN BİR AÇIKLAMASI VARDIR

        Dikkat çeken bir başka veri ise askeri tesisler veya asker olduğu belirlenen kişilere ait daire veya binalardaki seçmen sayısı…

        Örneğin Ankara Ahlatlıbel’deki askeri bir küçük binada 2 bin 160 kayıtlı seçmen var.

        Benzer şekilde Şırnak Uludere’nin bir köyünde bir subaya ait dairede kayıtlı seçmen olarak da 340 kişi görünüyor…

        Veya Siirt’teki bir dairede 806 geçici güvenlik mensubunun adı bulunuyor.

        Bursa Yıldırım ilçesinde de 986 askeri öğrenci bir dairede seçmen olarak yazılmış görünüyor.

        Bunların bir gerekçesi herhalde vardır…

        İçişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı’nın bu kadar ciddi bir konuda bir şekilde açıklaması olmalıdır.

        Benzer bir adres

        BAKANLIK BİNASI ÇIKTI

        Benzer bir durumla biz de karşılaştık…

        YSK verisine göre Ankara Hacıbayram Mahallesi Anafartalar Caddesi 70 numaralı binada 220 seçmen gözüküyordu.

        Çocukluğumun, gazeteciliğimin ilk yıllarının geçtiği, tarihi binaların olduğu Anafartalar Caddesi’ndeki hiçbir binaya bırakın seçmeni istiflesiniz kadar insanın sığmayacağını bildiğim için gidip görmek istedim.

        Arkadaşım Fevzi Çakır’ı ile bahsi geçen binaya gittiğimde gördüğüm karşısında şaşırdım...

        Çünkü bölgenin en yakışıklılarından biri olan 70 numaralı iki katlı bina, Ali ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İl Müdürlüğüne aitti.

        Bu kadar seçmeni içine doldursanız alacak kapasitesi de yoktu.

        MEĞER KİMLERMİŞ…

        Nedenini anlamak için İl Müdürü Bestami Erkoç’un kapısı çaldık…

        YSK verisini kendisine aktarınca şaşırdı, böyle bir şeyin olmasının ihtimalinin dahi bulunmadığını belirtti.

        Telaşla telefona uzanmıştı ki güleç yüzü bir anda aydınlandı, “Tamam ne olduğunu tahmin ediyorum” dedi.

        Telefonda konuştuğu memurundan da teyidini aldı, rahatlamış bir yüz ifadesiyle ekledi:

        “Bize sığınan, şiddet mağduru kadınlarımız onlar. Yasa gereği adreslerini gizli tutmamız gerektiği için hepsi bu binada yaşıyor gibi görünüyor; ama seçim günü hepsi kendi sandığında oyunu kullanıyor.”

        Binayı belirlemekle kalmayıp, İl Müdürü Erkoç’un makamına gittiğime; kendisinin bizi içtenlikle karşılayıp konuyu aydınlatmış olmasına sevindim.

        Bunları aynı içtenlikle kendisine de aktardım, teşekkür ettim.

        Eğer yanına ulaşamayıp soramamış olsaydım, sadece binaya bakarak yazsaydım sonrasında ciddi vicdan azabı çekerdim…

        ******

        Celal Doğan aday değil…

        Haber Gaziantep’ten yayıldı…

        Celal Doğan’ın CHP ve İYİ Partinin ortak adayı olarak Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olacağı iddiası yer aldı.

        Doğan’ın talep etmeleri halinde konuyu müzakere edeceği sözleri de beklentiyi artırdı.

        Konunun ilgili taraflarını dün arayıp sordum…

        CHP’nin Seçim İşleri Başkanı Seyit torun, ittifak müzakeresi gereği Gaziantep Büyükşehir’i İYİ Parti’ye bıraktıklarını anımsattı, “Bizim aday göstermemiz söz konusu olamaz…” dedi.

        İYİ Parti Genel Sekreteri Cihan Paçacı da aday ajandalarının içinde Celal Doğan adının bulunmadığını, böyle bir düşüncelerinin de olmadığını belirtti.

        Nitekim Celal Doğan’ı da dün arayıp “Aday olacak mısınız?” diye sordum telefonda kahkaha atıp, “Yapıyorlar mı ki?” sorusuyla karşılık verdi…

        PAZARCININ SUYU

        Kendisine teklif gelmediği sürece adaylığa soyunmak gibi adetinin olmadığının altını çizdi.

        Yapılan açıklamalarda kendisine teklif yapılma ihtimalinden söz edildiğini, “Talep eden ben değilim ki…” dedi.

        Tam telefonu kapatacaktı ki şu tekerlemeyi söyledi:

        “Madem biliyordun huyunu, niye içtin pazarcının suyunu…”

        Şu kadarını da söylemeliyim ki Celal Doğan bir dönem HDP’den milletvekilliği yapmasa, bugün favori adaylar arasında olurdu...

        Diğer Yazılar