Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın büyükşehir belediye başkanları toplantısının bitiminde konuştuğum CHP’li başkanların hepsi de memnundu.

Faydalı olduğu kanaati ise hepsine hakimdi...

Toplantıya giderken hakim olan “Acaba bir tartışma yaşanır mı? Bize yönelik sert bir üslup sergiler mi?” kaygısı tükenmişti.

Hatta bu endişeleri nedeniyle gitmeden önce CHP Genel Merkezi’nde bir araya gelip, hangi konuları ele almaları, hangi durumda nasıl bir taktik geliştirmeleri gerektiği konusunda da sıkı bir çalışma yapmışlardı.

Büyükşehir Kanunu değişiminde kendilerinin de görüşünün alınması, her belediyenin sorunu borç yapılandırmasında ve kamu desteğinde adil davranılması, kamulaştırma ile ilgili sorunların giderilmesi ve bütünleşik belediyelerin sıkıntılarının aşılması konusundaki görüşlerin dile getirilmesi de karara bağlanmıştı.

Toplantı sırasında bekledikleri çözüm modellerinin uygulanması için Erdoğan’ın bakanlarına talimat vermiş olmasının şaşkınlığı içindeydiler.

KOLTUK KIRILINCA

Aktardıklarına göre basına açık konuşmasının ardından Erdoğan, yurt dışında olduğu için katılamayan Hatay Büyükşehir Başkanı dışındaki 29 başkanın hepsine tek tek söz vermiş.

Sorunları not almış, bazen de ilgili bakana dönüp çözüm bulunmasını istemiş.

Bu sırada İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu’nun oturduğu sandalye kırılınca Erdoğan, “Bak bu yaptığın israftır, oturduğun sandalyeyi kırdın” demiş.

İmamoğlu da “İkincisine daha sağlam otururum” karşılığını verince salonda kahkaha kopmuş.

Salondaki sandalyelerin tekrar kontrol edilip, bazılarının değiştirilmesi sağlanmış.

YILLAR SONRA ORTAK KOMİSYON

CHP’li başkanların önerisi ile Büyükşehir Yasası TBMM’ye sunulmadan önce yapılması gereken değişiklikler konusunda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay başkanlığında 6 bakan ile 6 başkandan oluşan bir komisyon kurulması sağlanmış.

Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir’in CHP’li Büyükşehir Belediye başkanlarının da bu komisyonda görev almaları kararlaştırılmış.

CHP’li başkanlardan birine, “Cumhurbaşkanı’nın herhangi birinize sitemi oldu mu?” diye sordum, “Tam aksine oldukça sıcak ve samimi ve son derece nazikti” dedi.

Hatta başkanların bazı yakınmaları konusunda bakanlara söz verip çözüm bulmasını istediği, başkanların da sorunlarına ilişkin dosyalarını sunmalarına olanak sağladığını aktarmış.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in, “Büyükşehirlerin belediye meclislerinin oluşumunda sorun var. Büyükşehir meclisleri de ilçeler gibi seçimle gelsinler” önerisine destek vermiş, not almış.

Bazı başkanların sorunlarının çözümü ve muhalefet belediyelerine bürokrasinin olumsuz yaklaşımına ilişkin şikayetlerini de “Çözeriz” veya “Bakanım ilgilenir çözer” yaklaşımı göstermiş.

TÜRKİYE İTTİFAKI PROVASI

Büyükşehir belediye başkanlarının Whatsapp grubu oluşturmaları da sağlanmış.

Toplantı sonrası konuştuğum başkanlar oldukça memnundu, biraz da şaşkındı.

“Uzlaşının ön adımı olsun…” diyen de vardı, “Bu da başkanlar ittifakı” yorumunda bulunan da…

Anlaşılan o ki “Türkiye İttifakı”nın uygulamalı ilk provasıydı… 

***    

Arınç: Yargı Reformu’nun nedeni bunlar...

“İdarenin hukuka bağlılığı sağlanmalıdır; Kişi hak ve özgürlükleri mutlaka korunmalıdır; Türkiye, düşünce suçu ayıbından kurtulmalıdır; Yargı bağımsız ve tarafsız olmalıdır…”

Yukarıdaki cümlelerinin yer aldığı kitabı açıp okumaya başladığımda Bülent Arınç gülümsedi, yanında bulunanlara dönüp devam etti:

“Bu cümleler Fazilet Partisi Grup Başkanvekili iken dile getirdiklerim. Bakın hiç değişmemişim, dün söylediğimi bugün de savunuyorum...”

Habertürk ekranlarında, yerine kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu konusundaki sözlerine gelen tepkilere karşıydı bu sözleri.

Bunu söylerken hem partisinden hem de ittifak ortağı MHP’den gelen eleştirilere de aldırır tutum da sergilemedi.

Türk ve Kaftancıoğlu için söylediği sözleri yineledi, bu görüşlerini geçmişten bu yana savunduğunu belirtti.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2001 yılında Rize’de söylediği bir söz için 10 yıl sonra dava açılmasıyla, bugün Kaftancıoğlu için verilen hapis cezasını aynı bulduğunu” vurguladı.

DOĞRU BİLDİĞİMİ SÖYLERİM

Farklı çevrelerden gelen, “talimatla konuşturulduğuna yönelik yaklaşımlara” gülüp geçti. 

“Bugüne kadar hep doğru bildiğimi söylemek için kimseden talimat almadım. İhtiyacım da yok” dedi.

Haksız da değil.

Çünkü yukarıda da alıntıladığım “Baki Kalan” kitabına yer alan sözlerine bakılırsa, bugünkünden farklı bir Arınç bulunamaz...

O gün hukukun üstünlüğü, yargının tarafsızlığı ve adaletin sağlanması konusunda ne diyorsa aynısını bugün de söylediği görülür.

SİYASETİN VİCDAN SESİ

Sohbetimizde hazırlıkları süren yargı reformuna da değindi ve şu önemli tespiti yaptı:

“Eğer bugün yeni bir yargı reformuna ihtiyaç duyuluyorsa bu kanunların eksikliğinden değil, Kaftancıoğlu hakkında verilene benzer kararların yanlışlığındandır. Uygulamadan kaynaklanan nedendir.”

Sohbetimizde başka şeylere de dikkat çekti.

İzni olmadığı için buradan aktaramıyorum.

Ama şunu söyleyebilirim ki siyasetin vicdan sesi olmaya devam ediyor. 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!