Bir tarafta cüzdanı, kredi kartını, cep telefonu terk etmeye hazırlanan, jetlerin 10 katı hıza 25 Mach’a ulaşan askeri füze teknolojisini geliştiren, iletişim sistemi ve arama motorunu yaratan, Kuşak ve Yol ile dünyada yeni ekonomik düzeni kuran teknolojik deha…
Gelecek yıldan itibaren finansal işlemlerden, siyasal ve sosyal yaşam tarzına kadar tüm yaşamı etkileyecek “Sosyal Medya puanına” geçeceğini açıklayarak “Sosyal Medya Vatandaşlığı”na geçmeye hazırlanan yeni yönetim sistemi...
Diğer yanda ise dünyanın en büyük belası radikal dini terörün yarattığı etki ve acıları yok etmek için on yıllar öncesinde kalmış modellerle sorunu çözme çabası…
Bir yıl içinde Çin’e çok kere gitmeme karşın bu paradoks dolu durumu çözebildiğimi söylemem olanaksız.
Belki de bizim coğrafyamızda batı gelişmenin, doğu ise kalkınmanın adı iken, burada tam tersi işliyor olmasından kaynaklanıyor.
Çünkü Çin’de doğu kalkınmanın, batı ise bir türlü çözülmek bilmeyen sorunların, terörün adı olarak anılıyor…
Bunu söylerken El-Kaide ve DEAŞ’ın başını çektiği radikal dini terörü, acımasız şiddetine en demokratik devletin de izin vermeyeceği gerçeğini bilmek gerekiyor.

İHRACATI 2,5 TRİLYON DOLAR

Türkiye- Çin Dostluk Derneği’nin organizasyonu ve Çin hükümetinin daveti ile geçen haftayı bir grup gazeteci arkadaşımla birlikte Pekin, Urumçi, Turfan ve Kaşgar’da geçirdim.
Ağırlıklı bölümünde de Sincar Uygur Özerk bölgesinde oldum.
Şunu baştan belirteyim ki, Sincan Uygur Özerk Bölgesi ile ilgili olarak iddialara konu olan Mesleki Eğitim Merkezleri’ne de gittik, orada bulunan veya bir süre bulunup çıkmış olanların birçoğu ile de konuştuk.
Biz dilediğimiz gibi sorduk, onlar eğitim kurumlarının sayısı ve içinde bulunanlar dışında ne sorduysak bütün çıplaklığıyla, hiçbir engel çıkarmadan açık yüreklilikle yanıtladı.
Bu aşamada bir noktaya daha değineyim ki Çin de Türkiye gibi bu konunun iki ülke arasında sorun alanı oluşturma çabalarından rahatsız.
Sincan Uygur Bölgesi’nde yaşadıklarımızı yazı dizisinin ikinci gününe bırakarak Çin’in gelecek hedeflerine ilişkin bazı bilgiler aktarayım.
Nüfusu 2017 rakamlarına göre 2 milyon azalışla 1,5 milyara gerilemiş; bu da ortalama yaşı 38’e çıkarmış.
Son 40 yıldaki büyüme sonrası ulaştığı ekonomik büyüklük 13,4 trilyon dolarla dünyanın ikinci büyük olmasını sağladı.
Böyle devam ederse yakın gelecekte dünyanın en büyüğü olması an meselesi.
ABD ile arasında yaşadığı ekonomik savaşın nedeni de buna dayanıyor.
Çünkü, yeni dünyanın en hızlı büyüyen, dünyanın en büyük banka sıralamasında ilk üçe yerleşen Çin, sadece ABD’ye 323,3 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi.
Bir başka anlatımla, 478,4 milyar mal sattı, karşılığında sadece 155,1 milyar dolarlık mal aldı.
ABD’ye ihracatını da kriz daha da tetikledi, bu süreçte %11,3 oranında arttı.
Dünyaya yaptığı toplam ihracatı ise 2018’de %7,1 artarak 2,5 trilyon dolara ulaştı.
Türkiye ile ticaretinin toplamı ise bunun yanında çerez gibi kalıyor; 25 milyar dolar…

Teknoloji tiyatro sahnesine de yansıyor. Sahnedeki su gerçek...

 

KUŞAK VE YOL

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in 2013’te duyurup, 2015’te başlangıcını yaptığı yeni İpek Yolu “Kuşak ve Yol” projesi gerçekleşmesi durumunda bu rakamın boyutu tahmin edilemiyor.
Çünkü otoban ve demiryolu yol için ‘kuşak’, deniz için de ‘yol’ denilmiş.
Üç kıta ve 70 ülkeyi hedefleyen İtalya’ya kadar ulaşması hedeflenen dev proje için 4 yılda harcanan miktar 200 milyar dolar; 2027’ye kadar hedeflenen ise 1,3 trilyon dolar.
Türkiye de Kuşak ve Yol’un önemli geçiş güzergâhında yer alıyor.
Türkiye, on yıllardır okul kitaplarında bulunan İpek Yolu’nu coğrafi konum avantajı ile harekete geçirmek istiyor.
Çin Dışişleri Bakanlığı Afrika-Asya Dairesi Genel Müdür Yardımcısı Qian Minijian da Türkiye’deki yatırımlarına değindi, önemli yatırımları arasında ICBC, Kazan Soda, Tuz Gölü Doğalgaz Depolama, Ankara, İstanbul hızlı tren ve metrosunu saydı.
Bu aşamada şunu hemen belirteyim ki Pekin’e gidişte de dönüşte de THY’nin 400 kişiye yakın kapasiteli uçaklarında tek boş yer yoktu.
Peki, Çin dünya liderliğine mi yoksa bu yıl ilk kez görücüye çıkardığı yeni teknolojik silahları ve 25 Mach (1 Mach: 340 metre/saniye) hıza ulaşan füze sistemleri ile 2050’ye kadar askeri alanda da bir numara olmak mı istiyor?
Yoksa yeni dünya yaşamının ilk modelini mi yaratıyor?
Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Deng Li’ye göre bunların hiçbiri; yıllardır başka ülkelerin sömürüsünde kalmış Pekin, “kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapma” ilkesi ile hareket ediyor ve projeyle bir hegemonya yaratma peşinde koşmuyor.

‘YÜZ GÖRÜM’ ÖDEMELİ ALIŞVERİŞ DÖNEMİ…

Yazının içinde de bulacağınız videoda da göreceğiniz gibi Çin, yakın gelecekte ceplerden cüzdanı tamamen kaldırmakta kararlı.
Hatta, bırakın cüzdanı cep telefonunu da…
Yani ellerinizin ve üzerinizdeki giysilerinizin çok daha azaldığı, teknolojinin giyilebilir hale getirildiği yeni bir düzen kuruyor.
Bunun en iyi örneklerini de Çin’in en büyük arama motoru olarak bilinen Baidu’yu ziyaretimizde gördük.
Baidu’nun Türkiye’de yaygın kullanılan Google’dan farkı, farklı uygulamalara da izin veriyor olması.
Örneğin üzerinden evinizdeki perdeyi, ısıtıcı veya soğutucu, banka, okul, şoförsüz taksi ve otobüsleri dahil her işi yapma olanağı sunuyor.

Baidu 2000 yılında kurulmuş olmasına karşın, kullandığı yapay zeka “DuerOS” ile bugün dünyanın ikinci en büyüğü olmayı başardı ve hoparlör satışında Google’ı geride bıraktı.
Baidu’nun ünlü robotu ile de tanıştık, her ne kadar bindiğimizde sistem sorunu yaşadığı için şoförsüz taksisini deneyemesek de şoförsüz otobüsü ile tur atma olanağını bulduk.
En çok dikkatimi çeken ise denememizi de sağladıkları parasız, para-kredi kartsız alışveriş dönemini de başlatmış olmaları.
Cebinizde cüzdan taşıma dönemini bitirmiş, kasiyerleri de tamamen kaldırmış.
Sistemin yer aldığı alışveriş mağazasına girdiğinizde market arabasına aldıklarınızı anında önünüzdeki ekrandan ücreti ile görüyorsunuz, sonra bir torbaya doldurup hiçbir işlem yapmadan çıkıyorsunuz.
Sistem sizin yüzünüzü tanıdığı için dükkanın kapısından dışarı adım attığınızda bankanızdaki krediden veya hesaptan aldıklarınızın ücretini alıyor.

MEŞRUBAT MAKİNASINA BAKMAK YETERLİ

Sistem sokaktaki meşrubat, su makinaları için de geçerli; bunun için bozuk para atmanıza veya kredi kartı ya da cep telefonu okutması yapmanıza gerek kalmıyor.
Yüzünüzü tanıdığı için tercih ettiğinizi veriyor ve hesabınızdan bedelini alıyor.
Havaalanında uygulamasına başlanılan banko olmadan valiz alma sistemi de gittikçe yaygınlaşmış.
Bunun için yüzünüzü ekrana okutmanız veya Çin’in WhatsApp sistemindeki barkoddan kendinizi tanıtmanız yeterli.
Buzdolabı bozulmaya yüz tutmuş elmayı meyve sepetinin içinden bulup, “bunu biran önce tüket” uyarısı yaparken, dilerseniz kapağını bilgisayar ekranına dönüştürüp, tv, film izleme veya sosyal medyayı takip, yemek yapma tarifine kadar her amaç için kullanılır hale getiriyor.
Cep telefonu ise bir Trabzon bileziği boyutunda kolunuza giyilir hale dönüşmeye çoktan başlamış.
Giyilebilir hale getirdiği ekran teknolojisi ile de teknolojik kumaşı piyasa ürünü haline getirmeyi hedefliyor.
Türkiye henüz 4K uygulamasına tam başlamadı ama Çin’de 24K ekran çoktan üretilmiş; Türkiye 4,5G sistemindeyken, Çin 5G sistemini terke hazırlanıyor.

SOSYAL MEDYA PUANI DÜŞÜK İSE YAŞAM ZOR

Çin sistemi sadece alışverişte değil, sosyal yaşamın bütün evrelerinde hayata geçirmekte kararlı.
Bunun için de Çin’de yaşayanlar sistemde sadece ekonomik birikim değil, aynı zamanda “sosyal medya puanına” da sahip olmak zorunda kalacak.
Çin hükümeti “sosyal medya puanı” uygulaması ile insanlara çok daha rahat arzularına karşılık verebilen, bir kazaya uğraması halinde hemen bilgilerine ulaşılabilen, hükümet ile vatandaş arasındaki uçurumu ortadan kaldıran bir uygulama olarak tanımlıyor.
Suç işlemeyen, vatandaşlık görevini layıkıyla yerine getirenlerin Sosyal Medya Puanı yukarı çıkıyor.
Mobil cihazlara yüklenecek uygulama ile vatandaşlara “sosyal skor” olarak kişisel kredi notu verilecek.

VATANDAŞ PUANINA GÖRE 4 KATEGORİ

Çin devleti vatandaşlarını hem sanal hem de gerçek yaşantısında gözlem altında tutacağı bu sistemde bir puanlama modeli geliştirilmiş.
Buna göre insanlar 4 kategoriye ayrılıyor; A 1050 ve yukarıdaki puana sahip olanlar dürüst insanlar kategorisinde kabul görüyor.
D kategorisi ise 599 puan altında olan ahlaksız, yalancı, hırsız kesimine giriyor. Yalan beyan, hırsızlık, uygunsuz fotoğraf yayınlamak, sosyal medya üzerinden hakaret etmek 50 puanlık kesinti anlamına geliyor.
Puanı düşük olanlar bankadan kredi alamıyor, evlenmek için dahi zorluklarla karşılaşıyor.
Puan yükseltmek için vatandaşlık faaliyetlerine katılmak gerekiyor.
Black Mirror dizisinin 3. sezonunun 1 bölümünde yer alan ve uçağa binemeyen bir kadının durumunu sergileyen “RateMe” puanlama uygulamasını anımsatıyor.
Ya da Orwell’in 1984 romanının gerçek hayata uygulanmasını…
Modern mağazaların her geçen gün eskilerin yerini aldığı, her bir yanından inşaat kulelerinin yükseldiği Çin, teknolojide yeni bir dönemi önümüze getiriyor.
Bütün bunlar olurken ABD’nin ambargo girişimlerinden çok daha ağır yaşadığı sorun ise din eksenli radikal terör…
Bu terörün en çok karşılaşıldığı yer ise Müslüman toplumun yaşadığı Sincan Uygur Özerk Bölgesi…
Türkiye ile ilişkiler konusu açıldığında da dönüp dolaşıp bu meseleye takılıyor.

(YARIN: SİNCAN’IN ÜÇ AŞAMALI MESLEKİ EĞİTİMİ…)

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!