Koronavirüsün yayılmasına en uygun ortam siyaset olsa gerek…
Çünkü tokalaşmasa kibirlendi deniliyor, tokalaşsa ucunda virüs bulunuyor.
TBMM dün, bu ikilem içinde gelip giden siyasetçi tavırlarının sergilendiği zemindi…
Bu aşamada şunu da belirteyim ki bazı günlerde 7 bin ziyaretçinin aşıldığı TBMM korona virüsüne karşı en tedbirli kurumlardan biri…
Restoran girişlerine, tuvalet çıkışlarına, kulislerin bazı bölümlerine dezenfektan sıvılar yerleştirilmiş.
Hemen her yer daha sıklıkla temizlenip, dezenfekte ediliyor…

“YA ATLA BİR ŞEY OLMAZ”

Bu ortam içinde dün AK Parti grubunu izledikten sonra milletvekilleri ile sohbet ederken, içlerinde Karadeniz kökenli olan şu fıkrayı anlattı:
“Bizim Karadenizli dolmuş şoförü yolda bir adama rastlamış. Bakmış üzüntülü şekilde ıssız yolda el salladığını görünce hemen durmuş. ‘Ne oldi?’ sorusuna, ‘Koronavirüs bulaşmış diye beni otobüsten attılar’ karşılığını alınca, ‘Ya atla bir şey olmaz…’ deyip adamı dolmuşa bindirmiş…”
Türk halkının genel davranışını en iyi anlatan fıkra…
Bizler fıkraya gülerken Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yanımıza gelince “Sizinle ilgili konuşuyoruz” deyip söze girdik.
Koca tedbirlerin iyi gittiğini, bir vakanın ötesine rastlanmadığını belirtti.
“Bu rastlanmayacak anlamına gelmiyor” diyerek de temkinliliğini elden bırakmadı.

NEDEN SÖYLEMEDİ

Koronavirüse yakalanan kişinin hastalığı yurt dışından kapmış olduğunun da altını çizdi.
“Hangi ilde olduğunu neden açıklamadınız?” sorumuza verdiği yanıt ise dikkat çekiciydi:
“Virüsü almış olan kişinin kendisini ve ailesini karantinaya aldık. Eğer ili açıklamış olsaydık hassasiyeti sadece o vilayete yoğunlaştırır, diğer illerdeki tedbiri azaltabilirdik. Her yerde hassasiyeti diri tutmak için açıklamadık…”
Bu aşamada şu soruyu yönelttik:
“İran’da ilk vaka çıktığında siz ‘Kum kentini o an karantinaya alsalardı bu denli yayılmazdı’ demiştiniz. Ancak siz de ilk vakanın çıktığı yerin karantinaya alınmasını uygun bulmuyorsunuz?”
Yanıtı kısa ve net oldu:
“Tek bir hadiseye rastlandı, o da yurt dışı temaslı olduğu için karantinaya alma ve açıklama gereği duymadık. Eğer açıklasaydık, herkes sanki sadece orada varmış gibi bir algıya kapılıp, diğer illerdeki hassasiyeti düşürebilirdi.”

AB İLE SINIRI KAPATAMAYIZ

Koronavirüsün Avrupa’daki yayılım hızının yüksekliğine dikkat çekti.
İtalya’nın pik yaptığını, şimdi Almanya’da sıkıntılı sürecin başladığının, İspanya’da da benzer şekilde vakaya rastlandığını söyledi.
“Koronavirüs bir yerde çıkıyor, pik yapıyor sonra eğilimi aşağı doğru düşüyor” dedi.
Bu aşamada sorularımız üzerine İran ile geçişlerin kapatılmasındaki kolaylığın Avrupa için pek geçerli olamayacağını belirtip ekledi:
“İran tek ülke olunca sınırları kapatmamız kolaydı. Ancak Avrupa için aynı şeyi yapabilmemizin imkânı yok. Bunun için Avrupa’ya yönelik tedbiri en üst seviyeye çıkaracağız.”
Yurt dışından gelen herkesin bir başkasına bulaştırmaması için en az 14 gün evinden çıkmamasını tavsiye etti.
Bakan Koca, “Evinde kalsın ki eğer virüs bulaşmışsa sadece kendisiyle uğraşalım, diğer insanlara yaymasını engelleyelim…” dedi.
Hava sıcaklığının vaka sayısında bir azalmaya yol açıp açmayacağını sorduğumda ise yanıtı soruyla oldu:
“Yaz aylarında da grip olmuyor musunuz?”
Kış aylarındaki sıklıkta olmadığını anımsatınca sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hava sıcaklığının nasıl bir etki yapacağını henüz tam bilmiyoruz. Ancak, sıcaklığın 26 derecenin üzerinde olduğu yerlerde de vakaya rastlanıyor. Belki bir nebze etkisi daha az olur. Ancak tamamen tükeneceğini söylememiz imkansız…”
Tek çözüm olarak hijyene dikkat edip, el yıkama ve mümkün olduğunca da kalabalık alanlarda bulunmamayı önerdi.

CHP’NİN KURULTAYI DA RİSKTE

AK Parti cephesinde durum buyken, aynı saatlerde dün RTÜK adaylarını belirlemek ve gündeme gelecek torba yasa ile ilgili tavır geliştirmek için toplanan CHP’nin kapalı grup toplantısının gündemi de Koronavirüs idi…

GRUPTA KORONA ÖNLEMLERİ

CHP’li doktor milletvekili Ali Şeker, olan enfeksiyon hastalıkları da alanı olduğu için bilgi aktarmış.
Diğer doktor milletvekilleri de nelerle karşılaşılabileceği, nasıl tedbir alınması gerektiği konusunda bilgi aktarmış.
CHP’deki en büyük kaygı, bu ay sonunda yapılacak Büyük Kurultay…
Henüz bir iptal söz konusu değil.
Ancak, vaka sayısının artması ve Koronavirüs Bilim Kurulu’nun çok sayıda insanın bir araya gelmesini yasaklayan bir kararının olması halinde ertelemenin olabileceğinin altı çiziliyor.
Nitekim dün itibarıyla YÖK, üniversitelerin konferans ve toplantılarını ötelemesini istedi, birçok üniversite de bu kapsamda programlarını iptal etti.
Anlaşılan o ki vaka sayısının artması halinde bu devam edecek.
Özellikle pazartesi gününe kadar durumun incelenip, bundan sonrası için yeni tedbirlerin gelebileceğine dikkat çekildi.
Anlaşılan o ki fuar, yurt dışından kalabalık grupların geldiği etkinlik, spor faaliyeti gibi tüm aktivitelerin bir süre askıya alınması planlanıyor.
Koronavirüs Bilim Kurulu’nun dün bakanlarla yaptığı toplantısından çıkan kararlar da bunu gösteriyor.
Mart sonu başlayacak turizm sezon açılışının bir ay ötelenmesi, zincir otellerde sadece birinin açılması, fuar gibi etkinliklerin de yine nisan sonuna bırakılmasına kadar bir dizi önlem dün bakanlar tarafından açıklandı.
Maske ve sıhhi malzeme dahil alınacak tedbirleri sıraladı.
Görünen o ki bu aşamalı olarak devam edecek.
Bunun için koronavirüsün içerdeki yayılım hızını görmek isteniyor.

MEDYA SORUMLULUĞU

Bakan Koca’nın dün dikkat çektiği önemli bir nokta vardı.
Medya elbette ki klasik basın tanımıyla “toplumun bekçi köpeğidir” ve onun adına her türlü korumayı yapmayı üstlenir, gerektiğinde de en açık şekilde bilgilendirir.
Sonuç olarak bu virüs de toplumu ilgilendiriyor, panikle yayılmaması gerekiyor.
Bütün dünyanın çözüme odaklandığı bir dönemde biz gazeteci milletine düşen görev paniği ve kaygıyı arttırmak yerine, Koronavirüs Bilim Kurulu’na inanması ve onun önerilerini uygun bir dille aktarması gerekir.
Yoksa yaşanacak her panik, bırakın toplumun gerilmesini, tedavi kurumlarını da olumsuzlaştırır, içinden çıkılmaz hale getirir.
Kabul edelim ki Koronavirüs Bilim Kurulu ilk andan itibaren iyi çalıştı, başta Fatih Altaylı’nın Teke Tek Programı olmak üzere önemli açıklamalarıyla doğru bilgilendirmede bulundu.
Medya işini iyi yaptı, Bakan Koca da süreci çok iyi yönetti.
Belki bundan böyle Bilim Kurulu’ndan bazı isimleri de yanına alarak açıklamada bulunur.
Bu da toplum algısına, asılsız haberlerin engellenmesine daha etkin katkı verir…

*

Gerilim azaltma uzlaşısı

Geçen hafta AK Parti ile CHP arasındaki ipler gerilmiş, bu da TBMM’de yumruklu kavgaya dönüşmüştü.
Ardından da Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği gerekçesiyle CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç hakkında dokunulmazlığının kaldırılması için fezleke düzenlenip, TBMM’ye süratle yollanmıştı.
Gözler bu haftaya çevrilmişken, önceki gün iki parti arasında önemli bir temas gelişti.
AK Parti Grup Başkanı Prof. Dr. Naci Bostancı’nın davetiyle CHP Grup Başkanvekili Engin Altay buluştu.
Buluşmada gerilimin yatıştırılması ve İdlib gerginliğinin yaşandığı sürede siyasetin sakinliğini koruması üzerinde durulmuş.
Şu kadarını belirteyim ki AK Parti de gerilimin tırmanmasını istemiyor; bu konuda kavgaya karışan milletvekillerini de uyarmış.
Bunun son iki gündür siyasal dile de yansıdığı görüldü.
Önce Kılıçdaroğlu parti grubunda kavga istemediklerini söyledi; ancak kendilerine yönelik her saldırıya da yanıt vermekten kaçınmayacaklarını ekledi.
Benzer şekilde Brüksel dönüşü de Cumhurbaşkanı ortamı yatıştırıcı mesaj verdi.

GERİLİM İNDİRİLDİ

AK Parti’nin dün yapılan grup toplantısındaki konuşmasında da Erdoğan CHP liderine yine yüklendi, ancak geçen haftaki yüksek tonda bir söylem geliştirmedi.
Erdoğan’a yanıt veren CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da aynı tonda kaldı.
Gerilimin kademeli azaltıldığını söyleyebilirim…
CHP’nin beklentisi Engin Özkoç hakkındaki dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik fezlekesinin 900’ü aşan dosyanın arasında kalması.
Şu kadarını söylemeliyim ki İdlib, ardından Koronavirüs ile zaten gergin olan toplumu bir de siyasetin germeme kararı yerinde bir tutum…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!