Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Covid-19 çıktığı günden bu yana ilk kez maskeli bir törene katıldım.

        Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da ilk kez maske takmış gördüm.

        Sözünü ettiğim, üyeliğe atanan Basri Bağcı için Anayasa Mahkemesi’nde düzenlenen yemin töreni…

        Önce törenden söz edeyim…

        Bahçeye adım attığınızdan itibaren salgına karşı koruyucu sıkı önlemler alınmış; mahkeme üyeleri ve çalışanları da iki gün önceden testten geçirilmiş…

        Kapıdan girdiğimizde bir görevli kolonya tutar gibi dezenfektan ikramı yaptı.

        Hemen yanındaki de şeker ikramında bulunur gibi maske uzattı…

        Dezenfektandan aldım; kullanmakta olduğumu sabah taktığımı belirterek maske istemedim.

        Güvenlik bariyerinin hemen ilerisinde, Anayasa Mahkemesi üyeleri Başkan Zühtü Arslan’ın çevresinde neşeli sohbet içindeydi.

        Arkadaşım Mehmet Akif Ersoy ile birlikte sohbetlerine katıldık.

        Başkan Arslan ile aktüel konular üzerinde sohbet ettik.

        “AİHM NİYE 10 YILDA VERDİ" DİYOR MU?

        Ağırlıklı konu TBMM üyeliği düşen 3 milletvekilinden biri olan Enis Berberoğlu’nun AYM’ye yaptığı bireysel başvuru ile ilgiliydi.

        “Bireysel başvuru zamanında sonuçlanmadığı için karar alındı, sonuçlansa belki böyle olmayacaktı” eleştirilerini anımsattım.

        Arslan, Mahkeme’nin üzerlerindeki ağır dosya yüküne dikkat çekip ekledi:

        “Özellikle 15 Temmuz sonrası dosya sayımız 120 bine çıktı; şimdi 40 bin civarına indirebildik. AİHM’deki bütün ülkelerden gelen dosya sayısı 50 bin, bizde tek başına 40 bin... Bunun için bir zamana ihtiyaç var. Başka bir ülkedeki bireysel başvuru bu şartlar altında olsa, kapıya kilidi vurur giderlerdi. Ama arkadaşlarımız yılmadı, yoğun bir çalışma ile eritti ve bu noktaya kadar getirdi…”

        Berberoğlu’nun başvurunun sonuçlanmaması konusundaki eleştirilere de şu yanıtı verdi:

        “AİHM’de 10 yılda sonuçlanan dosyalar var, kimse çıkıp neden zamanında karar vermediniz diyebiliyor mu?”

        Kendilerinin “eleştirilmez olmadığına” vurgu yaptı, “Ama sonuçta bir karar süreci işliyor, Mahkeme çalışıyor; önemli olan yükü eritmek ve bir daha hak ihlali olmamasını sağlayacak mekanizmayı yaratmak” dedi.

        REKLAM

        BERBEROĞLU BAŞVURUSU

        AYM’nin kararlarının bugüne kadar takdir topladığını anımsatıp, Berberoğlu hakkında bireysel başvurudan karar çıksa milletvekilliğine geri dönemeyeceğini anımsattım.

        Başkan Arslan’ın yanıtı net oldu:

        “Onu düzeltmesi gerekenler de o kararı alanlar; kararlara göre aksaklık varsa onlar düzeltecek…”

        Başkan yasamayı işaret etti…

        SALONDAKİ HAVA

        Davetliler gelmeye başlayınca da sohbeti bu noktada kesip tören salonuna yöneldik.

        Büyük salonunda da tedbirler salgına göre düzenlenmişti.

        İki koltuk boş bırakılmış, davetli sayısı kısıtlı tutulmuştu.

        CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu maskesiz geldi, tören salonuna ise maske takarak girdi, tören süresince de çıkarmadı.

        Benzer şekilde TBMM Başkanı Şentop da maskesiz geldi, kısa süre sonra kendisine takdim edilen maskeyi taktı.

        Bir ara milletvekillerinin üyeliğinin düşürülmesi nedeniyle gerilim yaşadığı CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun tarafına doğru giderek, uzaktan selam verdi.

        Cumhurbaşkanı salona maskeyle girdi, Kılıçdaroğlu’nun da bulunduğu tarafa doğru bakarak “eyvallah selamı” verdi.

        SONUÇLANDIRMA ORANI %93

        Başkan Arslan’ın tören konuşmasında üç önemli nokta vardı.

        Aslında bize girişte söylediği sözlerin de devamı niteliğindeydi.

        “Öteki” kavramı üzerinden durup AYM’nin bir kararındaki “çoğulcu toplumda devletin farklılıkları ve farklı olanları tehditler karşısında koruma yükümlülüğü vardır” vurgusuna dikkat çekti.

        Adaletin üç unsurundan söz etti, kimsenin yargı yetkisinin kullanılması konusunda mahkemelere talimat veremeyeceğini söyledi.

        Dikkat çeken ise konuşmasının üçüncü, yani son bölümündeki bireysel başvuru kararlarının icrasına ilişkin hayıflanmayla dolu cümleleriydi…

        KARARLARIN %51,2’Sİ ADİL YARGILAMA İHLALİ

        AYM’nin kararlarının %51,2’sinin adil yargılama kararının ihlali konusunda olduğunu belirtip, bunun düzeltilmesini istedi.

        Geçen yıl 43 bin dosyanın geldiğini ve 40 bin başvurunun sonuçlandırıldığını, oranın %93 olduğunu açıkladı.

        “Bireysel başvuru, hukuk sisteminin veya idari sistemin ihlal üreten yapısal sorunlarını öncelikle ele alan ve bunların yeniden ihlal üretmesini engelleyen bir yoldur. Amaç tek tek ihlalleri gidermek değil, hukuk ve idari sistemi aynı yöndeki ihlallerden men etmektir…”

        Aslında bu cümlesi girişte yaptığımız sohbetin de özetiydi…

        "Yüzde 5 şartı, sağda yeni blok yaratır…"

        "Yüzde 5 şartı, sağda yeni blok yaratır…"
        0:00 / 0:00

        Anayasa Mahkemesi töreni sonrası, ara verdikten 90 gün sonra geçen grup toplantılarını izlemek için TBMM’ye geçtik.

        Milletvekillerinin esprisiyle aktarayım, “CHP uzun yılların ardından milletvekilleriyle parti grup toplantısı yaptı…”

        Çünkü on yıllardır grubu seçmen dolduruyor, milletvekilleri de ancak en ön sıralarda yer bulursa oturuyor, arka sıralarda oturma olanağı olmadığı için çaresiz CHP liderinin konuşmasını TV’den odalarında izliyordu.

        Covid-19 tedbirleri nedeniyle seçmen TBMM kampüsüne alınmayınca grup toplantıları da sakin geçmeye başladı.

        AK Parti ve MHP grup toplantısı yapmadı ancak gelecek haftadan itibaren onlar da yaparsa benzer görüntüler oluşacak.

        Çünkü her gün 8 bin kişiye yakın ziyaretçisi olan TBMM’ye Haziran sonuna kadar hiçbir koşulda seçmen veya ziyaretçi sokulmayacak.

        Bu görüntüler içinde dolaşırken BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ile karşılaştık ve Meclis lokantasında yemek yerken sohbet etme olanağı bulduk.

        DARALTILMIŞ BÖLGE VE YÜZDEYE KARŞI…

        Hemen belirteyim, son dönem AK Parti içinden gelen, 5 milletvekiline dayalı daraltılmış bölge ve seçimde %5 oy almış olan partiler aralarında ittifak yapabilir yaklaşımına MHP gibi BBP de tepkili.

        Destici, Siyasi Partiler ve Seçim kanunlarında düzenleme yapılmasının şart olduğu konusunda hemfikir.

        “Ancak %5 oy alan ittifak yapabilir şartı getirilirse, bu karşı cepheyi güçlendirir, sağda yeni bir blok yaratır” görüşünde.

        Hatta seçim dönemi geldiğinde kendilerinin de bu bloklardan hangisinde yer alacaklarını düşünme durumunda kalabileceklerini de söyledi.

        REKLAM

        OLASI İTTİFAKTA OLACAKLAR

        Olası yeni ittifakı da “İYİ Parti, Saadet, DP, Gelecek, Deva ve günün şartına göre ihtimal dâhilinde BBP” diye sıraladı.

        Böyle bir ittifakın %20 oy potansiyeli yaratabileceği görüşünü de dile getirdi.

        Partilerin son dönem başlayan kongrelerine de dikkat çeken Destici, Siyesi Partiler Yasası’na aykırı davranıldığına vurgu yapıp devam etti:

        “Partinin 10 bin üyesi var, ilçe ve belde kongrelerini yapmamak için YSK’ya 399 üye bildiriyor; oysa YSK Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına üye yapısını sorsa ortaya çıkacak, mahalle delegesiyle seçimli kongre yapmak zorunda olacak.”

        Siyasi partiler ve seçim kanunlarındaki düzenlemelerin, ön seçimi şart koşan, parlamentoyu güçlendiren, barajı sıfır hale getirip %1 oy alanın dahi TBMM’de temsilini sağlayan düzenleme getirilmesi gerektiğini belirtti.

        SİYASETİN FİNANSMANI

        Siyasetin finansmanındaki sorunun da çözülmesi gerektiğini belirterek, şu öneriyi getirdi:

        “Seçim yardımı ile Hazine yardımına göre belirleniyor; oysa genel seçime 8, yerel seçime 12 parti girdi. Futboldaki havuz sistemi gibi, seçime girmeye hak kazanan her partiye önce birer dağıtılır, geri kalan da yüksek oy alanlar arasında pay edilir. Böylece seçime giren de zor durumda kalmaz…”

        İTTİFAK İÇİN %5 KİŞİSEL GÖRÜŞ

        BBP lideri Destici’ye veda edip koridorda yürürken Şeref Kapısı önünde AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı ile karşılaştık.

        BBP’nin AK Parti içinden yükselen ittifak için önceki seçimde %5 oy alma şartına tepkili olduğunu belirtince Bostancı, “Henüz çalışmayı bitirmedik, kesinleşmiş bir kararımız yok; arkadaşlarımızın kişisel görüşleri” dedi.

        Baroların da içinde bulunduğu kamu niteliğindeki kurumlara ilişkin düzenlemenin ne zaman Meclis gündemine geleceği konusunda ise tarih vermekten kaçındı.

        “Arkadaşlar üzerinde çalışıyor, ne zaman tamamlanırsa o zaman gelir” dedi.

        REKLAM

        PATİNAJ ETKİSİ

        AK Parti bir süredir farklı bir propaganda modeli geliştiriyor.

        Önce ötekine ilişkin engelleyici bir adım atılmak için fikir üretiyor, yarı yolda kendisini de sıkıntıya sokacağı fark edip söylem değiştiriyor.

        Böyle olunca da geriye patinajın yarattığı tepkisi kalıyor…

        Şunu biliyorum ki Cumhurbaşkanlığı bünyesinde hazırlığı devam eden Siyasi Partiler ve Seçim kanunları çalışmasında da ittifak için %5 şartı bulunmuyor.

        Sadece beş milletvekiline kadar tek, sonrasında her 5 için bir bölgeye dayalı esnek daraltılmış bölge sistemi ve barajın %5’e indirilmesi söz konusu.

        TEKLİFİN ESKİZ TASLAĞI

        Bunun ötesindeki düşüncelerin partide çalışma yürüten ekibe ait olabileceğine de vurgu yapılıyor.

        Özetle, %5’ten az oy alan partilerin adaylarının büyük partiden girmesinin zorunlu hale getirilmesi gibi çalışma Külliye’de yok.

        Partideki çalışma ise henüz ete kemiğe bürünmüş olmadığı, sadece teklifin ilk eskiz taslağından ileri geçmediğine vurgu yapılıyor.

        Çalışmanın da bugünden yarına bitmesi beklenmiyor.

        Gelecek yasama yılına kalabileceğini herkes söylüyor…

        Anlayacağınız, bu pilav daha çok su kaldırır.

        Diğer Yazılar